Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/4166 E. 2025/2922 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/4166
- Karar No
- 2025/2922
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/4166 Karar No : 2025/2922
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Hatay-Kırıkhan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Hatay ili, Antakya ilçesi, ... mahallesinde yer alan davacılara ait (yeni) ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacılara kök parsele yakın ve eşdeğer konumda, hisseli olarak arazi verildiği, hisse oranının çok hisseliden az hisseli hale getirildiği, dava konusu parseller üzerinde herhangi bir sabit tesisin olmadığı, yeni parsel üzerinden enerji nakil hattının geçtiği, kamu tesislerine katılım payı oranının %2,6421 oranında gerçekleştiği, Kanunda belirtilen en fazla %10'a kadar kamunun ortak kullanacağı alanlar için kesinti oranının altında kaldığı, yine dava konusu eski parsele karşılık, toplulaştırma sonucu davacıya verilen ... Mahallesi, ... ada ve ... nolu (daha sonra ... ada ... nolu) parselin, konum ve verimlilik açısından eşdeğer oldukları anlaşıldığından, 3083 Sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğine uygun olarak tesis edilen dava konusu toplulaştırma işleminde herhangi bir hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun sonuç kısmının başka bir dava ve başka bir parsele ilişkin olduğu, bu nedenle rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı, kendisine tahsis edilen parselden BOTAŞ boru hattı ve yüksek gerilim elektrik hattı geçtiği, taşınmazın ağaçlandırma veya tarımsal bir yapı yapmaya uygun olmadığı, dava dilekçesinde öne sürülen hususların raporda ve kararda değerlendirilmediği, parselin önceden höyük yani toplu mezar olması nedeniyle toprağın revizyonu için ciddi bir masraf yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmaları, desteklenmeleri, eğitilmeleri, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamak olarak tanımlanmıştır. Arazi Toplulaştırması Ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde; proje alanının yeniden düzenlenmesinde; maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsel değer sayılarından azami yüzde on ortak tesislere katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilmeye çalışılacağı, uygulamaya tabi parseller üzerinde zemine bağlı hakların varlığı halinde söz konusu parsellerin, hak lehtarlarının görüşü doğrultusunda parselasyon işlemine tabi tutulacağı, sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesislerin mümkün olduğunca eski maliklerine verilecek şekilde parselasyon planlaması yapılacağı, ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteğinin dikkate alınacağı, proje alanında birden fazla yerleşim birimleri arasındaki sınır düzeltmelerinin, parsel değer sayısı dikkate alınarak ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılacağı, dikili tarım arazileri ile örtü altı tarımı yapılan arazilerin gerektiğinde kendi içinde toplulaştırmaya konu olacağı, bu yerlerde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında belirlenen parsel büyüklüklerinin esas alınacağı, uygulamaya tabi parsellerde kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak haklarının varlığı halinde; derecelendirme ile denklik sağlanarak ve mülkiyet-zemin uyumu korunarak parselasyon işlemi yapılacağı, kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak hakları, yeni parsellere maliklerin muvafakati alınmadan ve herhangi bir bedel ödenmeden aktarılacağı, proje sahasındaki sabit tesislerin tescile tabi olsun ya da olmasın tüm dokümanları ilgili kişi ve kuruluşlardan temin edilerek bunlardan yerleri değiştirilemeyecek olanların mevcut durumlarının korunabileceği, mevcut hali ile korunamayan, ancak korunması gereken sabit tesis içeren parsellerde kesinti miktarı kadar alan, öncelikle malikin diğer parsellerinden, bu yolla karşılanamaması halinde hazine arazisinin buraya taşınması ile hisseli hale getirilerek karşılanabileceği, buna rağmen karşılanamayan sabit tesisler için ödeme yapılabileceği, hazine taşınmazı ile karşılanacak alan, arazi toplulaştırması kriterlerine göre bağımsız bir parsel olma niteliğini kazanabilecek durumda ise müstakil parsel olarak, aksi takdirde sabit tesis parseli ile hisselendirilebileceği, davalı parsellerin, dava konuları incelenerek, tarafların rızası ve istekleri doğrultusunda toplulaştırmaya konu edilebileceği düzenlenmektedir. Dosyanın incelenmesinden; DSİ Adana 6. Bölge Müdürlüğü Hatay Kırıkhan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri toplulaştırma projesi uygulama işlemi neticesinde davacılara tahsis edilen, Hatay ili, Antakya ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı (daha sonra ... ada ... parsel numarasını alan) taşınmaza ilişkin toplulaştırma işleminin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan 02/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda, ... ada ... parselin kök parsellerinin, davacılar..., ..., ...'un hissedarı olduğu, ... ada... parsel ve ...'un hissedarı olduğu ... ada ... parsel olduğu, toplulaştırma sonucu, davacılara ait kök parsellere yakın konumda, ... (...) ada ... nolu parselde birleştirilerek davacılar adına hisseli olarak verildiği, kök parsellerde çok sayıda hissedar varken, üç hisseye düşürülerek tahsis yapıldığı, dava konusu eski ... ada ... ve ... nolu parsellere karşılık, toplulaştırma sonucu verilen ... mahallesi, ... ada ... nolu parselin, konum ve verimlilik açısından eşdeğer olduğu, toplulaştırma işleminin, 3083 Sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğine uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği ve anılan bilirkişi raporu esas alarak karar veren Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda dava konusu edilen... ada ... nolu parselin kök parseli olan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın krokisinde gösterilmesine rağmen ... ada ...parsel görsellerde yer almadığından, mevcut haliyle denetime elverişli bir rapor ve karar bulunmamaktadır. Diğer taraftan, davacılar, kök parsellerinde herhangi bir kısıtlılık olmamasına rağmen, toplulaştırma sonucu tahsis edilen parsel üzerinden yüksek gerilim enerji nakil hattı ve altından petrol boru hattı geçtiği ve taşınmazın bu nedenle değer kaybettiği, mülkiyet kısıtı getirildiği iddiasıyla görülmekte olan davayı açtığı halde, bilirkişilere bu yönde bir soru sorulmadığı gibi raporda ve kararda da bu iddiaya ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacılara ait ... ada ... parselin çok küçük bir köşesinden petrol boru hattı geçtiği halde, toplulaştırma işlemi neticesinde tahsis edilen parselin çok büyük bir kısmı üzerinden enerji nakil hattı ve petrol boru hattı geçtiği açıktır. Diğer kök parsel ... ada ... parsel ise harita üzerinde gösterilmemiş olduğundan, yeni ve eski parsellerin durumları karşılaştırılamamaktadır. Arazi toplulaştırmasının temel ilkesi parsellerin mümkün olduğunca yerinde düzenlenmesi olduğundan, parselin yerinde verilmemesi halinde bunun teknik gerekçesinin ortaya konması, parselin başka bir bölgeye taşınma zorunluluğu bulunuyorsa, denklik sağlanarak ve mülkiyet-zemin uyumu korunarak parselasyon işlemi yapılması gerektiği, kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak haklarının dikkate alınması gerektiği açıktır. Davacıların parselleri, taşınmazın verimini ve değerini düşürecek şekilde enerji nakil hattının altına ve petrol boru hattının üstüne taşınmış olmasına karşılık, taşınma gerekçesi ortaya konulmadığı gibi, taşıma sebebiyle oluşan değer kaybı giderilecek şekilde fazladan tahsis yapıldığına dair bir tespit de yapılamadığından, eksik incelemeye dayanılarak verilen İdare Mahkemesi kararında ve söz konusu karara karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararından hukuka uyarlık bulunmadığı, davacıların temyiz talebinin kabulü ve kararın bozulması gerektiği görüşü ile Dairemiz kararına katılmıyorum.