Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/3228 E. 2025/2970 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/3228
- Karar No
- 2025/2970
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3228 Karar No : 2025/2970
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 06/02/2014 tarih ve 28905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2014/5791 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 3083 sayılı Kanun uyarınca uygulama alanı ilan edilen Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesinde yapılan toplulaştırma işleminin eski ... parsel (yeni ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi kök raporu ile ek bilirkişi raporundaki saptamalar birlikte dikkate alındığında; davalı idarenin, yasal sınırın altında düzenleme ortaklık payını uygulayarak yine uygulama sonrasında da davacıya ait kök parseldeki hissesine karşılık yerinden yer verdiği, bu şekilde ana amacı bölünmüş tarım topraklarının bir araya toplanması olan toplulaştırmanın amacı doğrultusunda hareket edildiği, yine davalı idarenin dağıtım işlemi esnasında mevzuatı sırasına göre uyguladığı, öte yandan, davacının hissesine karşılık olarak müstakil parsel verilmesi şeklindeki itirazına gelince, tarımsal arazilerin ilgili Kanuna eklenen cetvelde belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında bölünemeyeceği, davacının hisseli taşınmazının dikili tarım arazisi vasfında olması ve dikili arazi için yeter gelir arazi büyüklüğünün 10 dönüm olması düşünüldüğünde davacının işbu talebinin mümkün olmadığının bilirkişi ek raporuyla belirtildiği, sonuç itibariyle, davacının toplulaştırma öncesi eski parselinin olduğu yerden yeni parsel oluşturularak yer verildiği ve dolayısıyla toplulaştırmanın amaç ve ilkelerine uygun hareket edildiği anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mülkiyet hakkının korunması açısından arazi sahiplerine toplulaştırma neticesinde verilecek yeni arazilerin eski arazilerine eşdeğer olması gerektiği, eşdeğerlik ilkesinin toplulaştırmanın en önemli ilkesi olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen dava konusu taşınmazdan metre kare cinsinden daha küçük alanların toplulaştırma işlemi ile bölündüğü ve bu durumun idare aleyhine bir sorun teşkil etmediği, dava konusu taşınmazda yapılan rızai taksimin geçerli olması gerektiği, bilirkişi raporunda dava konusu toplulaştırma işleminin sabit tesislerin mümkün olduğunca eski sahiplerine verilir düzenlemesine aykırı olduğu şeklinde görüş belirtildiği, yapılan toplulaştırma işleminin hukuka aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.