Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2024/2710 E. 2025/3817 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/2710
Karar No
2025/3817
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2710 Karar No : 2025/3817

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, Şanlıurfa ili, Haliliye ilçesi, ... Mahallesi muhtarı sıfatıyla, ... Mahallesi'ni kapsayan alanda yapılan Arazi Toplulaştırması Parselasyon Planı ile DSİ Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı oluru ile alınan 08/08/2019 tarihinde ... Mahalle Muhtarlığı'nda askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilen zorunlu toplulaştırma kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu arazi toplulaştırmasının tarım parsellerine ulaşım sağlayan tarla içi yollar ve sulama şebekesi dikkate alınarak yapıldığı, toplulaştırma işlemi kapsamında arazilerden kesilen miktarın yasal sınır olan %10'un altında kaldığı, arazilere erişebilirlilik kapsamında eski kadastro yolunun toplulaştırma kapsamında dikkate alınmadığından araçların köy/ mahalle merkezine girmek zorunda kaldığı iddia edilen hususta ise; toplulaştırma yolunun eski kadastro yolundan 500 metre uzaklıkta yürüyüş mesafesi olarak kabul edilebilecek mesafelerde kaldığı ve toplulaştırma yolunun açılması ile araçların köy/mahalle merkezine girmeden diğer taşınmazlara erişilebilirlik sağlanacak şekilde planlama yapıldığı, taşınmazların toplulaştırma işlemi ile yerinden verilmesi mümkün olması halinde yerinden, teknik zorunluluktan kaynaklı olarak yerinde verilmesi mümkün olmayan taşınmaz kısımları için ise toprak endeks farklılığının yüz ölçümüne kıyaslanmasıyla eşdeğer hale getirildiği, arazilerin tahliye kanallarının eğiminin kot farkı dikkate alınarak yapıldığı, "mahallenin ortak kullanım" alanlarını ilgilendiren taşınmaz kısımlarında kamu yararı gözetilerek planlama yapıldığı dolayısıyla söz konusu alanda yapılan arazi toplulaştırmasında toplulaştırma amaç ve ilkeleri ile hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Toplulaştırma kapsamında yapılan 3 adet tahliye kanalının eğiminin hatalı planlandığı, planda yer almayan iki adet tahliye kanalının fiili zorunluluk gereği şahıs arazilerinin içinden geçirildiği bu şekilde arazi maliklerinin yerleri işgal edildiğinden işgal bedelinin ödenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda tahliye kanalları ve yol sorunları hakkındaki incelemenin eksik yapıldığı, ...,... ve ...no'lu parseller ile bitişiğinde bulunan parsellerin arasının yol olarak düzenlendiği ancak yolun tam ortasında hidrantlar bulunduğundan, yoldan faydalanma imkanı bulunmadığı, kullanımı mümkün olmayan yolların bitişiğinde bulunan parsellerden plan dışı yollar oluştuğu ve bir çok kişi için fiili arazi kaybına neden olduğu, köprüsü bulunan kadastro yolunun teknik bakımdan zorunluluk bulunmayan bir değişiklik nedeniyle kullanılamaz hale getirildiği, itiraza konu olan yolun sadece 500 metre uzakta planladığından bahisle mevzuata uygun olduğu ifade edilmekteyse de; sorunun yolun uzaması değil, kapatılan kadastro yolları nedeniyle ilgili bölgedeki arazilere giden tüm büyük tarım aletleri ve ağır tonajlı araçlar, köyün merkezine uğramadan ana yola ulaşamaması olduğu, parselasyon planının tapu kayıtlarına uygun olmadığı, arazi malikleriyle yapılan mülâkatların dikkate alınmadığı, hisse hatası problemlerinin giderilmediği, bu haliyle mevzuata aykırı toplulaştırma işlemlerinin iptali gerektiğinden eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2024/2710, K. 2025/3817, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2024-2710-e-2025-3817-k-9fead2368c28