Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/2268 E. 2025/3759 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/2268
- Karar No
- 2025/3759
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2268 Karar No : 2025/3759
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İzmir İli, Konak İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsel üzerindeki ... tarih ve ... yevmiye numaralı Kentsel Sit Alanı Şerhi, 2. Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı Şerhi ve ... tarih ve ... yevmiye numaralı Eski Eser Şerhinin kaldırılması isteğiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla mimar-restorasyon uzmanı, sanat tarihçisi ve şehir plancısından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu parselin İzmir İli, Konak İlçesi, ... Mahallesinde bulunduğu, liman kenti olan İzmir İlinin çeşitli ulusların ticaretle uğraşan zümresine yüzyıllarca ev sahipliği yaptığı, özellikle 17. yüzyılın başlarından itibaren limanın öneminin artmasıyla kentin liman çevresinde gelişmeye ve genişlemeye başladığı, bu süreçte ... Mahallesinde de bu gelişmelere bağlı olarak önemli kentsel gelişmeler yaşandığı, bu dönem için kendisine has bir kentsel gelişim ve konut tarzının meydana geldiği, kendisine özgü bir mimari karakter kazandığı, dava konusu parselin de bu bölgede yer aldığı ve söz konusu parselde yer alan yapının yerel mimari karakterini yansıtan iki katlı sıra yapıların tipik özelliklerini taşıdığı, yakın çevresinde bulunan tarihi yapılar ile nitelikli ve bütüncül bir doku oluşturduğu, yapımında kullanılan malzeme, yapım teknikleri, mimari plan ve cephe özellikleri, detaylar, kütle, gabari açısından yapının İzmir konutunun tipik özelliklerini yansıtan somut bir örnek olması açısından temsiliyet/belge değeri taşıdığı, yapı tarihsel süreçte bazı değişiklikler geçirse de özgün bütünsel karakterini sürdürdüğü, yapının korunmasının, yakın çevresinin bütünsel korunması açısından da son derece önemli olduğu, dokunun özgün karakterinin sürdürülebilirliği ve miras değeri açısından mutlaka korunması gerektiği, bulunduğu doku ile birlikte korunması ve bu dokunun kolektif bir değer olarak gelecek nesillere aktarımının kamu yararı açısından da önemli olduğu ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğine haiz olduğu, bu itibarla da söz konusu taşınmazın Kentsel Sit Alanı, 2. Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı ve Eski Eser olarak belirlenerek bu şekilde şerh konulmasının mevzuat hükümlerine, ilke kararlarına ve kamu yararına uygun olup olduğu anlaşıldığından bu şerhlerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararına yapılan itirazın reddine dair tesis edilen Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davacının taşınmazının kültür varlığı özelliği taşımadığı, ancak taşınmaz üzerinde hem eski eser şerhi, hem kültür varlığı şerhi, hem de sit alanı şerhinin bulunduğu, dosyada bulunan fotoğraflara bakıldığında, yapının dönemine ait özellikleri yansıtan bir belge niteliğinin bulunmadığı, sokakta geleneksel doku bütünlüğünün zaten sağlanamadığı, kaldı ki yapının bugünkü hali ile mimari ve sanat değeri açısından vazgeçilmez özel bir öneminin bulunduğu anlamına gelmediği, bilirkişi raporunun soyut ve yüzeysel olduğu, sonuç olarak yapının bulunduğu yerdeki görsel bütünlüğün sağlanmasında vazgeçilmez bir özellik taşımadığı, dolayısıyla mülkiyet hakkının ölçüsüz bir şekilde kısıtlandığı belirtilerek, söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının iddiasının aksine, kentsel sit alanında yer alan dava konusu yapının yakın çevresinde benzer nitelikte tescilli yapıların mevcut olduğunun tespit edildiği, yapının özellikleri itibarıyla İzmir İlindeki geleneksel konut mimarisi ile kent ve çevre kimliğine katkı sağladığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.