Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/1578 E. 2025/3665 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/1578
- Karar No
- 2025/3665
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1578 Karar No : 2025/3665
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ... tarih ve .../... sayılı TESKİ Genel Kurul Kararı ile onaylanarak yürürlüğe giren TESKİ Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; TESKİ Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin incelenmesinden; Söz konusu maddede; " TESKİ Genel Kurulunun ... tarihli ve ...sayılı kararı ile kabul edilen ve halen yürürlükte bulunan TESKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarjı Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrası "(hh)" bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. hh) Önemli kirletici atıksu kaynağı: Kanalizasyon sisteminin taşıdığı toplam debi ve kirletici yükünün %1 inden fazla kirlilik yükü içeren veya endüstriyel atıksularda günlük debisi 50 m3 den fazla olan veya tehlikeli ve zararlı atıklar içeren endüstriyel atıksu kaynaklarıdır." hükmü yer almaktadır. Değişiklik yapılmadan önce TESKİ Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (hh) bendinde; "Önemli Kirletici Kaynaklar: Debisi 50 (elli) m3/gün'den büyük olan ve sadece konvansiyonel parametreler ihtiva eden atıksular ile debisi ne olursa olsun üretim faaliyetleri itibariyle toksik parametre ihtiva eden proses atıksuyuna sahip endüstriyel atıksu kaynaklarıdır." hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde değişikliği ile önemli kirletici atıksu kaynağı tanımında değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklik ile bir atıksu kaynağının önemli kirletici kaynak niteliğinde olabilmesi için ya kanalizasyon sisteminin taşıdığı toplam debi ve kirletici yükünün %1 inden fazla kirlilik yükü içermesi ya endüstriyel atıksularda günlük debisinin 50 m3 den fazla olması ya da tehlikeli ve zararlı atıklar içeren endüstriyel atıksu kaynağı olmasının gerektiği, yönetmeliğin önceki halinde ise debisi 50 m3/gün'den büyük olan ve sadece konvansiyonel parametreler ihtiva eden atıksular ile debisi ne olursa olsun üretim faaliyetleri itibariyle toksik parametre ihtiva eden proses atıksuyuna sahip endüstriyel atıksu kaynaklarının önemli kirletici kaynak olarak tanımlandığı, davacı tarafından tehlikeli ve zararlı atıklar içeren ibaresinin belirsiz olduğu ileri sürülmekte ise de değişiklik yapılmadan önce de debisi ne olursa olsun üretim faaliyetleri itibariyle toksik parametre ihtiva eden proses atıksuyuna sahip endüstriyel atıksu kaynaklarının önemli kirletici kaynak olarak belirtildiği, yönetmeliğin yeni halinde ise bu ifadenin tehlikeli ve zararlı atıklar içeren endüstriyel atıksu kaynakları olarak belirtildiği ve söz konusu ibarelerde herhangi bir belirsizlik olmadığı, öte yandan endüstriyel atıksularda günlük debisi 50 m3 den fazla olan ibaresinin Yönetmeliğin önceki halinde de benzer şekilde ifade edilmiş olduğu, günlük debisi belirli bir miktar üzerinde olan atıksu kaynaklarının önemli kirletici kaynak niteliğinde tanımlanması ve bunların denetim ve kontrolünün daha sıkı şartlara bağlanmasının Anayasada belirtilen çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme ilkeleriyle uyumlu olduğu, kanalizasyon sisteminin taşıdığı toplam debi ve kirletici yükünün %1 inden fazla kirlilik yükü içeren ibaresinin ise üst norm niteliğinde olan Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinde yer alan önemli kirletici atıksu kaynakları tanımlamasında aynı şekilde yer aldığı, söz konusu değişiklik ile üst norm ile uyumluluk sağlandığı gibi Anayasada belirtilen çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme ilkelerinin yerine getirilmesinin amaçlandığı kanaatine varıldığından, TESKİ Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yönetmeliğin 2. maddesinin incelenmesinden; Söz konusu maddede; "Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle ilave edilmiştir. "İdare gerek gördüğü taktirde endüstriyel atıksu karakterini belirleyebilmek amacıyla atıksu numunesinde ilave parametrelerini izlenmesini isteyebilir. Bir ay içinde alınan ardışık iki numune analiz sonucunda Tablo 1'de verilen sınır değerin üzerinde çıkan parametre/parametreler ilgili sektör tablosuna eklenir" hükmü yer almaktadır. TESKİ Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 3. fıkrasında; "İşletmenin kanalizasyona deşarj şartlarını sağlayıp sağlamadığını tespit için ön arıtma tesisi çıkışından en fazla 1 (bir) ay ara ile farklı günlerde iki numune alınır. Bu numunelerin analiz sonuçları ortalamasının deşarj limitlerini sağlaması durumunda Deşarj Kalite Kontrol Ruhsatı verilir. Kanalizasyona deşarj şartlarını sağlamaması durumunda ise son alınan numune analiz sonucuna bakılır. Bu numunenin analiz sonucunda istenilen parametrelerin tamamı limit altı olursa farklı günlerde iki numune alma işlemi bir kez daha tekrarlanır ve bu analiz sonuçları ortalamasına göre işlem yapılır" hükmü yer almakta iken söz konusu maddenin devamına yukarıda aktarılan metin eklenilmiştir. Söz konusu madde değişikliği ile deşarj kalite kontrol ruhsatı alınma aşamasında idarenin ilave parametre ekleyebilme hakkı düzenlenmiştir. TESKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'nin eki Tablo-1'de Kanalizasyona Deşarj Limitlerinin ilgili parametrelerle birlikte düzenlendiği, Tablo-2'de ise endüstrilere göre izlenecek parametreler ile kirlilik katsayılarının belirtildiği, işletmelerin deşarj kalite kontrol ruhsatı alarak atıksularını kanalizasyon sistemine bağlayabilmesi için alınan numunelerin deşarj limitlerini sağlaması gerektiği, işletmelerden aranacak parametrelerin ise her sektöre göre farklılık arz ettiği, yapılan yönetmelik değişikliği ile idareye endüstriyel atıksu karakterini belirleyebilmek amacıyla atıksu numunesinde ilave parametrelerini izlenmesi hususunda takdir yetkisi verildiği, söz konusu yetki kullanılarak ilave parametre izlenmesinin istenilmesi halinde ise anılan parametrenin doğrudan ilgili sektör tablosuna eklenmediği, bir ay içinde işletmeden alınan ardışık iki numune analiz sonucunda Tablo 1'de verilen sınır değerin üzerinde çıkan parametre/parametrelerin ilgili sektör tablosuna ekleneceği, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği'nin 46. maddesinde; arıtma tesisinin arıtma verimini, çamur tesislerinin işletilmesini, çamur bertarafını veya çamur değerlendirilmesini olumsuz yönde etkileyen maddeler ile atıksu tesislerini tahrip eden, fonksiyonlarını ve bakımlarını engelleyen, zorlaştıran, tehlikeye sokan veya tesislerde çalışan personele zarar veren maddelerin atıksu altyapı tesislerine verilmesinin yasak olduğunun düzenlendiği, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile de üst norm olan SKKY'de düzenlediği gibi atıksu altyapı tesisine zarar verici nitelikte olan maddelerin ilgili sektör tablosunda izlenecek parametreler arasında yer almasa dahi deşarj limitlerini geçmesi durumunda ilgili sektör tablosuna eklenerek SKKY'nin 46 maddesine yer alan sorumluluğun yerine getirilmesinin hedeflendiği, öte yandan davacı tarafından sektörel kontrol parametre tablolarına ilave parametreler ekleyebilmek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın uygun görüşü sorulmasının gerektiği ileri sürülmekte ise de dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 2560 sayılı Kanunun 19. ve 20. maddeleri uyarınca bakanlığın uygun görüşüne sunulduğu ve bakanlık tarafından uygun görüş verildiğinden bu iddiaya da itibar edilmediği, sonuç olarak dava konusu yönetmelik değişikliği Anayasada belirtilen çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme ilkeleri ile tutarlı olduğu gibi üst norm niteliğinde olan SKKY'de belirtilen sorumluluğun yerine getirilmesinin hedeflendiği kanaatine varıldığından, Yönetmeliğin 2. maddesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yönetmeliğin 3. maddesinin incelenmesinden; Söz konusu maddede; "Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesi yedinci fıkrasının başına mevcut cümleden önce gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir. "Önemli kirletici atıksu kaynağı olan işletmelerin, atıksu arıtma/ön arıtma tesisinin çıkışında veya kanalizasyona bağlantı noktasından önce debi ile orantılı kompozit numune alma cihazı ve/veya takip edilen parametreleri sürekli ölçebilen kayıt yapabilen ve veri transferi yapabilen sistemlere uyumlu cihaz/cihazları içeren donanımları bulundurmaları zorunludur. Cihaz/cihazların teknik özellikleri ve nereye kurulacağına İdare tarafından karar verilir. Tüm sorumluluk atıksu üreten işletmeye ait olmak üzere, cihaz/cihazların montajı yapılır." hükmü yer almaktadır. Değişiklik yapılmadan önce Yönetmeliğin13. maddesinin 7. fıkrasında yukarıda aktarılan cümleden önce; "Kompozit numune alma cihazı ve Gerçek Zamanlı Uzaktan Atıksu İzleme Sisteminin denetimi, kontrolü ve yönetimi İdare'ye aittir." hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde değişikliği ile önemli kirletici atıksu kaynağı niteliğinde olan işletmelere numune alma cihazı temin etme ve çalıştırma zorunluluğu getirilmiştir. Yönetmeliğin 13. maddesinin 5. fıkrasında; endüstriyel atıksu debisi 50 m3/gün ve üzeri olan ve atıksuyu toksik parametre ihtiva eden işletmeler ile endüstriyel atıksu debisi 200 m3/gün ve üzeri olan işletmelerin atıksu arıtma tesisi çıkışına kompozit numune alma cihazı kurmak zorunda olduklarının düzenlendiği, yapılan yönetmelik değişikliği ile ise de yönetmelik değişikliğinin birinci fıkrasında tanımı yapılan önemli kirletici atıksu kaynağına atıf yapılarak bu nitelikte olan işletmelere kompozit numune alma cihazı ve/veya gerçek zamanlı uzaktan atıksu izleme sistemi kurma zorunluluğu yüklendiği, yani yönetmelik değişikliğinden önce de endüstriyel atıksu debisi 50 m3/gün ve üzeri olan ve atıksuyu toksik parametre ihtiva eden işletmeler ile endüstriyel atıksu debisi 200 m3/gün ve üzeri olan işletmeler kompozit numune cihazı kurmak zorunda iken bu işletmelere ilave olarak kanalizasyon sisteminin taşıdığı toplam debi ve kirletici yükünün %1 inden fazla kirlilik yükü içeren atıksu üreten işletmeler ile tehlikeli ve zararlı atıklar içeren endüstriyel atıksu üreten işletmelere de anılan yükümlülüğün yüklendiği, söz konusu madde değişikliği ile çevre kirliliğin önüne geçilmesi için önemli kirletici atıksu kaynağı niteliğinde olan işletmelerin daha sıkı olarak denetlenmesinin hedeflendiği, bu hedefin Anayasada belirtilen çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme ilkeleri ile tutarlı olduğu, davacı tarafından İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğine uyumsuz olacak şekilde değişiklik yapıldığı ileri sürülmekte ise diğer büyükşehirlere ait yönetmeliklerin davalı idareyi bağlayıcı nitelikte olmadığı, her bölge kendi özelinde değerlendirilmesi gerektiğinden bu iddiaya itibar edilmediği, öte yandan oldukça yüksek maliyetli bu cihazların istenilen işletmeden talep edilerek işletmelerin çalışamaz hale getirilmesinin amaçlandığı ileri sürülmekte ise de, cihazların her işletmeden değil sadece önemli kirletici atıksu kaynağı niteliğinde olan işletmelerden isteneceği ve bu işletmeler daha kontrollü bir şekilde denetlenerek çevre kirliliğinin önüne geçilmek istenildiği sonucuna varıldığından bu iddiaya da itibar edilmediği, sonuç olarak Yönetmeliğin 3. maddesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yönetmeliğin 4. maddesinin incelenmesinden; Söz konusu maddede; "Aynı Yönetmeliğin 14 üncü maddesi yedinci fıkrası "b" bendinde mevcut cümle başından önce gelmek üzere "Ardışık alınan" ibaresi eklenmiş ve bendin ilk cümlesi bu ilave ile; "(b) Ardışık alınan iki numunenin ortalamasının limitleri sağlamaması halinde işletmeye limitleri sağlamayan parametrelerle birlikte yapılacak KÖP tahakkuku ve gereken iyileşmenin sağlanamaması halinde, işletmenin endüstriyel atıksu üreten bölümünün faaliyetinin durdurulacağı bildirilir" şeklinde teselsül ettirilmiştir." hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde değişikliği ile KÖP tahakkuku müeyyidesinin uygulanmasından önce alınan iki numune alımı ifadesinin önüne ardışık alınan ibaresi eklenmiştir. Yönetmeliğin 4. maddesinde, kirlilik önlem payı(KÖP); endüstriyel atıksu kaynaklarından yönetmeliğin Tablo 1'inde yer alan kanalizasyona deşarj şartlarını sağlamaya yönelik gerekli önlemleri alıncaya dek veya yeterli ölçüde alamadıklarının tespiti sonucunda alınacak bedel olarak tanımlanmış olup, aynı yönetmeliğin 14 üncü maddesi yedinci fıkrasında ise ön arıtma tesisi olduğu halde deşarj limitlerinin sağlanamaması durumunda işletmelere KÖP tahakkuku yapılacağı düzenlenmiş, değişiklik konusu maddede ise KÖP tahakkuku yapılmasına neden olan deşarj limitlerinin sağlanmadığının tespit edildiği numunelerin ardışık olarak alınan iki numune olarak ifade edildiği görülmüş olup, davacı tarafından, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği Numune Alma ve Analiz Metodları Tebliğinde belirtilen numune alma sıklığını aşabilmek için ardışık numune alma terimi eklenerek idare tarafından istenilirse aynı gün dahi numune alma hakkının elde edilmeye çalışıldığı ileri sürülmekte ise de, anılan Tebliğde endüstriyel atıksular için iç izlemeye esas numune alma sıklığının düzenlendiği ve iç izlemenin ise fabrika, tesis ve işletmelerin atıksularının fiziksel, kimyasal ve biyolojik analizler ile belirli sıklıklarla kontrol edilerek izlenmesi olarak tanımlandığı, yani söz konusu numune alım sıklığının işletmelerin rutin kontrolleri sırasında alınacak olan numune alımlarına ilişkin olarak belirlendiği, dava konusu maddenin ise ön arıtma tesisi olduğu halde deşarj limitlerinin sağlanamaması durumunda işletmelere uygulanacak olan KÖP tahakkukuna ilişkin olduğu, dolayısıyla işletmelerin rutin kontrolü değil deşarj limitlerinin sağlanmadığı durumda uygulanacak olan yaptırıma ilişkin olduğundan, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği Numune Alma ve Analiz Metodları Tebliğinde belirtilen numune alma sıklığının konu itibari ile farklı olmasından dolayı bağlayıcı nitelikte olmadığı, öte yandan TESKİ Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 5 fıkrasında; bir ay içerisinde alınan birden çok numunenin analiz sonucu limit üstü olsa dahi o ay içinde alınan numuneler için birden fazla KÖP tahakkuku yapılamayacağı düzenlenmiş olup, bir ay içerisinde ardışık olarak birden fazla sayıda numune alınsa dahi bir kez KÖP tahakkuku yapılabileceğinden, dava konusu yönetmelik değişikliği ile getirilen "ardışık alınan" ibaresinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakta olup, Yönetmeliğin 4. maddesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yönetmeliğin 5. maddesinin incelenmesinden; Söz konusu maddede yapılan ilk değişiklikte; " Aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesi ondördüncü fıkrasının sonuna aşağıdaki ikinci cümle ilave edilmiştir. "Aksi taktirde bağlantı hattına ve diğer özel tesis elemanlarına gelebilecek zararlar faaliyet sahibi tarafından karşılanır veya tamiri ve gerekli bakımları yaptırılır" hükmü yer almaktadır. Değişiklik yapılmadan önce Yönetmeliğin 15. maddesinin 14. fıkrasında yukarıda aktarılan cümleden önce; "Ürettiği atıksuları kanalizasyon şebekesine bağlayan atıksu kaynağının sahibi bu bağlantıyı ve bağlantı üzerindeki diğer özel tesisleri iyi bir şekilde muhafazaya, parsel bacasını ve diğer ölçüm tesislerini her zaman kontrole hazır halde tutmaya mecburidir." hükmü yer almaktadır. Yönetmeliğin 15. maddesinin 14. fıkrasında; ürettiği atıksuları kanalizasyon şebekesine bağlayan işletmelerin bu bağlantı ve bağlantı üzerindeki özel tesisleri muhafazayla ve parsel bacasını ve diğer ölçüm tesislerini her zaman kontrole hazır halde tutmakla yükümlü olduğu hususlarının düzenlenmiş olduğu, yapılan değişiklik ile ise söz konusu yükümlülüklere paralel olacak şekilde bağlantı hattına ve diğer özel tesis elemanlarına gelebilecek zararların işletmeler tarafından karşılanacağı veya tamiri ve gerekli bakımlarının yaptırılacağı hususunun düzenlendiği, Yönetmeliğin önceki halinde halihazırda muhafaza ile yükümlü bulunan işletmelerin anılan yükümlülüğü ihlal ya da ihmal ederek zarar oluşması durumunda anılan zarardan sorumlu tutulmaları hukukun temel kaidesi olup, Yönetmeliğin 5. maddesinde yapılan ilk değişiklikte hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu maddede yapılan ikinci değişiklikte; " Aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesi 17 nci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Atıksu parsel bacası ile ana kanalizasyon bağlantı noktası arasında kalan bağlantı kanalındaki vatandaştan kaynaklı oluşabilecek her türlü zarar ve ziyandan mal sahipleri sorumludur. İmar yolunda kalan abone kanal bağlantısının, abone kullanımından kaynaklı oluşacak tıkanıklıklar ile deformasyon gibi durumlar harici yapılacak kazı tamir ve bakım işleri İdare tarafından bedelsiz olarak yapılır." hükmü yer almaktadır. Değişiklik yapılmadan önce Yönetmeliğin 15. maddesinin 17. fıkrasında; "Atıksu parsel bacası ile yoldaki kanalizasyon şebekesi arasında kalan bağlantı kanalındaki tıkanıklıktan dolayı oluşabilecek her türlü zarar ve ziyandan mal sahipleri sorumludur. İmar yolunda bulunan ana kanalizasyon şebekesindeki her türlü tıkanıklık İdare tarafından bedelsiz olarak açılır." hükmü yer almaktadır. Yönetmeliğin 15. maddesinin 17. fıkrasının değişiklik yapılmadan önceki halinde, işletmeler bağlantı kanalındaki tıkanıklıktan dolayı oluşabilecek her türlü zarar ve ziyandan sorumlu tutulmuşlar iken yapılan değişiklik ile bağlantı kanalında vatandaştan kaynaklı oluşabilecek zarar ve ziyanlardan sorumlu tutularak sorumluluk alanlarının daraltıldığı, söz konusu değişikliğin işletmelerin lehine olduğu, yine değişiklikten önce imar yolunda bulunan ana kanalizasyon şebekesindeki her türlü tıkanıklığın İdare tarafından bedelsiz olarak açılacağı hükme bağlanmış iken yapılan değişiklik sonrası ana kanalizasyon şebekesi yanında imar yolunda kalan abone kanal bağlantısında da kazı tamir ve bakım işlerinin İdare tarafından bedelsiz olarak yapılacağı hükme bağlanarak işletmeler lehine bir değişiklik yapıldığı ancak abone kanal bağlantısında abone kullanımından kaynaklı oluşacak tıkanıklıklar ile deformasyon gibi durumlar ayrık tutularak yukarıda aktarılan yönetmeliğin 15. maddesinin 14. fıkrasına benzer nitelikte bir düzenleme yapıldığı ve abone kullanımından kaynaklı oluşacak tıkanıklıklar ile deformasyonlardan işletmelerin sorumlu tutulduğu, bu durumun da hukukun temel kaidesi olduğu anlaşılmakla, Yönetmeliğin 5. maddesinde yapılan ikinci değişiklikte de hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yönetmeliğin 6. maddesinin incelenmesinden; Söz konusu maddede yapılan ilk değişiklikte; " Aynı Yönetmeliğe Ek. "TABLO-1"de yer alan Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ)(mg/L) değerleri Kanalizasyon Sistemleri Tam Arıtma İle Sonuçlanan Atıksu Altyapı Tesislerinde mevcut "1000" olan değer, "800" olarak değiştirilmiş ve Kanalizasyon Sistemleri Ön Arıtma+Derin Deniz Deşarjı ile Sonuçlanan Atıksu Altyapı Tesislerinde mevcut "600" olan değer, "500" olarak değiştirilmiştir. Toplam Azot (N)(mg/L) değerleri Kanalizasyon Sistemleri Tam Arıtma İle Sonuçlanan Atıksu Altyapı Tesislerinde mevcut "-" olarak gösterilen değer, "100" olarak ilave edilmiş ve Kanalizasyon Sistemleri Ön Arıtma+Derin Deniz Deşarjı ile Sonuçlanan Atıksu Altyapı Tesislerinde mevcut "40" olan değer, "32" olarak değiştirilmiştir. Toplam Fosfor (P)(mg/L) değerleri Kanalizasyon Sistemleri Tam Arıtma İle Sonuçlanan Atıksu Altyapı Tesislerinde mevcut "-" olarak gösterilen değer, "10" olarak ilave edilmiş ve Kanalizasyon Sistemleri Ön Arıtma+Derin Deniz Deşarjı ile Sonuçlanan Atıksu Altyapı Tesislerinde mevcut "10" olan değer, "8" olarak değiştirilmiş ve böylece Tablo 1 teselsül ettirilmiştir." hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde değişikliği ile Yönetmelik ekinde yer alan Tablo-1'de belirtilen kanalizasyona deşarj limitlerinde bazı parametreler açısından analiz değerlerinin üst sınırları düşürülmüş veya aranmayan parametreler ilave edilmiştir. TESKİ Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nin eki Tablo 1'de TESKİ kanalizasyona deşarj limitleri yer almakta olup, tabloda her bir parametre açısından kanalizasyon sistemleri tam arıtma İle sonuçlanan atıksu altyapı tesisleri ve kanalizasyon sistemleri ön arıtma+derin deniz deşarjı ile sonuçlanan atıksu altyapı tesisleri olarak ikili bir ayrım yapılarak aranan deşarj limitlerinin belirtildiği, yapılan değişiklik ile ise Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ), Azot ve Fosfor parametrelerinin limitlerinde azalmaya gidildiği görülmekle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve E-...... sayılı yazısı ile Marmara Denizinde yaşanan müsilaj olayı sonrasında Marmara Denizi Havzasında yer alan Su ve Kanalizasyon İdareleri Genel Müdürlüklerinden; uygulamakta oldukları Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliklerinde kanalizasyon sistemine bağlı endüstriyel atıksuların karakterizasyonu ve kanalizasyon sonundaki atıksu arıtma tesislerinin durumu dikkate alınarak, online izleme sistemlerinin kurulması ile KOİ parametresinde kısıtlama ve toplam Azot ve toplam Fosfor parametrelerinin ise sınırlanmasına yönelik revizyon yapılması ve uygun görüş alınmak üzere Bakanlığa gönderilmesinin istenildiği, davalı idare tarafından ise bu kapsamda Yönetmeliğin eki Tablo 1'de yer alan kanalizasyona deşarj limitlerinde KOİ, toplam Azot ve toplam Fosfor parametreleri yönünden düzenleme yapılarak 2560 sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca uygun görüş alınmak üzere bakanlığa sunulduğu ve bakanlık tarafından uygun görüş verildiği anlaşıldığından ve söz konusu değişiklik ile Anayasada belirtilen çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme ilkelerinin yerine getirilmesinin amaçlandığı kanaatine varıldığından, Yönetmeliğin 6. maddesinde yapılan ilk değişiklikte hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu maddede yapılan ikinci değişiklikte; " Aynı Yönetmeliğe Ek. "TABLO-2"de "No" "5.9" de "Sektör adı" "Gıda Endüstrisi" ana başlığında "Yağlı Tohumlardan Yemeklik Yağ, Sabun, Gliserin Üretimi" alt başlığı altında "Kontrol Edilecek Atıksu Parametreleri" nde "pH, KOİ, AKM, Yağ-Gres" ibaresinden sonra gelmek üzere "Top-P" ibaresi eklenmiş ve böylece; 5.9 başlığı altında "Kontrol Edilecek Atıksu Parametreleri" "pH, KOİ, AKM, Yağ-Gres, Top-P" olarak teselsül ettirilmiştir." hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde değişikliği ile Yönetmelik ekinde yer alan Tablo-2'de belirtilen Endüstrilere Göre İzlenecek Parametrelerde "Gıda Endüstrisi ana başlığında "Yağlı Tohumlardan Yemeklik Yağ, Sabun, Gliserin Üretimi" alt başlığı altında faaliyet göstermekte olan işletmeler açısından toplam Fosfor parametresi de izlenecek parametreler arasına dahil edilmiştir. Davacı tarafından, yönetmelik değişikliği ile ne Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde, ne İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğinde ne de ülkedeki başka büyükşehirlerin Atıksu Deşarj Yönetmeliklerinde talep edilmeyen parametrelerin ve düzenlemelerin talep edildiği, kuralın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TESKİ Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nin eki Tablo 2'de endüstrilere göre izlenecek parametreler ile kirlilik katsayıları yer almakta olup, davacı şirketin de faaliyet gösterdiği "Gıda Endüstrisi ana başlığında "Yağlı Tohumlardan Yemeklik Yağ, Sabun, Gliserin Üretimi" alt başlığı altında faaliyet göstermekte olan işletmeler açısından izlenecek parametreler pH, KOİ, AKM, Yağ-Gres iken yapılan değişiklik ile bunlara ilaveten Top-P'nin de eklendiği görülmekle, davacı şirkete ait işletmenin kanalizasyona bağlantı noktasından 13/12/2021, 15/12/2021 ve 17/12/2021 tarihlerinde Tekirdağ Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü gözetiminde akredite labaratuvar tarafından temsili 2 saatlik kompozit numune alım işlemi gerçekleştirildiği, söz konusu numunelerin analizi sonucunda toplam fosfor miktarının 20.2 ve 59.5 (mg/L) olarak ölçüldüğü, yine Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak adresinde 03/12/2021 tarihinde sokakta yol çökmesinden kaynaklı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesi üzerine bölgede yapılan incelemelerde; muayene bacalarında yapılan incelemede çöken kısmın alt noktasındaki bacada 300 mm çapında kanalizasyon hattının yarı dolu aktığı, kuka ile yapılan müdahalede hattın açılmadığının tespit edildiği, kanalizasyon şebekesinin çöken kısmında iki baca arasının yenilenmesine karar verildiği, şebekenin yenilenmesi esnasında kanalizasyon şebekesi imalatının gerçekleştirildiği, 300 mm çapında ECMBB yüzeyinde betona ait çimentonun erimiş olduğu ve agregaların meydana çıktığının görüldüğü, bu nedenle atıksu karakterizasyonunu belirlemek amacıyla muayene bacalarından numuneler alınarak akredite laboratuvarda analizler yaptırıldığı, yapılan analizlerde; davacı şirkete ait işletmenin bağlı olduğu parsel bacasından alınan numunede toplam fosfor parametresi değerinin 765 mg/L olduğu, yol çökmesinin meydana geldiği muayene bacasından alınan numunede toplam fosfor parametresi değerinin 403 mg/L olduğunun tespit edildiği, oysaki TESKİ Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nin eki Tablo 1'de yer alan TESKİ kanalizasyona deşarj limitlerinde toplam fosfor parametresi kanalizasyon sistemleri tam arıtma İle sonuçlanan atıksu altyapı tesislerinde "10" ve kanalizasyon sistemleri ön arıtma+derin deniz deşarjı ile sonuçlanan atıksu altyapı tesislerinde ise "8" olduğu, davalı idarenin ... tarih ve E.-..... sayılı yazısı ile yukarıda aktarılan hususlar belirtilerek ve davacı şirkete ait işletmenin atıksu deşarj noktasının olduğu bacalardan alınan atıksu örneği ile arıtma tesisine gelen endüstriyel atıksuyun benzer nitelikte olduğu, kanal bacalarında yapılan görüntülemelerde ve sürekli yapılan denetimlerde atıksu karakterinde yüksek fosfor içeren başka bir işletme olmadığı, DKKR (Deşarj Kalite Kontrol Ruhsatı) yenileme süreci devam eden davacı şirketin atıksuyundaki yoğun kirlilik yükleri sebebiyle işletmenin atıksu deşarj standardına göre karışık endüstriler sınıfında değerlendirilmesi ve özellikle toplam azot ve toplam fosfor parametrelerinin sürekli izlenmesi hususunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan görüş sorulduğu, Bakanlığın ... tarih ve E.-..... sayılı yazısı ile davacı şirkete ait işletmeden çıkan atıksuların TESKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği Tablo-2'de yer alan "5.9. Yağlı Tohumlardan Yemeklik Yağ, Sabun, Gliserin Üretimi" sektör sınıfı altında değerlendirilmeye devam edilmesi, buna ilaveten büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine ait kanalizasyona deşarj yönetmeliklerinde Kimyasal Oksijen İhtiyacı parametresinin kısıtlanması, toplam Azot ve toplam Fosfor parametrelerinin ise sınırlanmasına yönelik yapılması beklenen yönetmelik revizyonunda, TESKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği Tablo 2'de yer alan "5.9. Yağlı Tohumlardan Yemeklik Yağ, Sabun, Gliserin Üretimi" sektöründe kontrol edilecek atıksu parametrelerinde toplam Fosfor parametresinin de eklenmesi, yönetmelik revizyonunun ivedilikle tamamlanarak uygun görüş alınması amacıyla Bakanlığa sunulması gerektiğinin belirtildiği, davalı idare tarafından ise bu kapsamda TESKİ Atıksuların Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliği'nin eki Tablo 2'de yer alan "Gıda Endüstrisi ana başlığında "Yağlı Tohumlardan Yemeklik Yağ, Sabun, Gliserin Üretimi" alt başlığı altında faaliyet göstermekte olan işletmeler açısından izlenecek parametrelere Toplam Fosfor ibaresinin eklendiği ve 2560 sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca uygun görüş alınmak üzere bakanlığa sunulduğu ve bakanlık tarafından uygun görüş verildiği anlaşıldığından ve söz konusu değişiklik ile Anayasada belirtilen çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme ilkelerinin yerine getirilmesinin amaçlandığı kanaatine varıldığından, Yönetmeliğin 6. maddesinde yapılan ikinci değişiklikte de hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yönetmeliğin 7. ve 8. maddelerinin incelenmesinden; Söz konusu 7. maddede; "Bu yönetmelik, genel kurul'un onayını müteakip usulünce ilanından sonra yürürlüğe girer." hükmü, 8. maddede ise; "bu yönetmelik hükümlerini Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürü yürütür." hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlık konusu maddeler; dava konusu yönetmeliğin yürürlük ve yürütmesine ilişkin olup, davacı tarafından anılan maddeler yönünden herhangi bir hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığı, sonuç olarak Yönetmeliğin 7. ve 8. maddelerinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin yetki, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın gerekçesiz olduğu, deliller toplanmadan eksik inceleme neticesinde ve bölgede bulunan fosfor yükünü oluşturan diğer endüstriyel atık üreticileri dikkate alınmadan karar verildiği, bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, dava konusu Yönetmeliğin genel düzenleyici işlem olma niteliğini barındırmadığı, bu düzenlemeyle iş yerlerinin faaliyetinin durmasına ve işyeri açma ve çalışma ruhsatının değişmesine sebep olunacağı, Yönetmelik maddelerine ayrı ayrı bakıldığında Yönetmeliğin 1.maddeyle "önemli kirletici atık su kaynağı" tanımının aleyhlerine olacak şekilde değiştirildiği, 2. maddeyle idarenin takdir etmesiyle atık su deşarjını denetleme noktasında ilave parametre ekleme kolaylığı getirildiği, 3. maddeyle işletmenin zararına olacak şekilde numune alma cihazı temin etme ve çalıştırma zorunluluğu getirildiği, 4.maddeyle numune alma usulünün hukuka aykırı olarak değiştirildiği, 5.maddeyle kanalizasyon sisteminde oluşacak zararların işletmeden karşılanmasına yol açıldığı, 6.maddesiyle başka illerde, aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin atık sularında aranmayan (İSKİ, ASKİ) toplam fosfor parametresinin dava konusu Yönetmelik ile aranıyor olmasının hem eşitlik ilkesine hem de hukuka aykırı olduğu, ayrıca İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan özel rapor dosyaya sunulmuş olup bu raporda; "ülkemizde temel düzenleme olarak ele alınan Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği, İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği ve diğer Büyükşehirlerin atıksu deşarj yönetmeliklerinde ilgili sektör için kontrol parametreleri arasında toplam fosfor parametresinin bulunmadığı, davacıyla aynı sektörde çalışan ve farklı illerde yer alan diğer işletmelerden farklı olarak davacının bu parametreden sorumlu tutulmasının dayanaksız olduğu, teknik yönden de atıksu arıtma tesisine gelen atık içindeki büyük fosfor yükündeki davacı payının tehdit olarak görülemeyecek kadar küçük olduğu, faaliyetlerini çevre izin ve lisansı kapsamında yürüten davacının deşarj numunelerindeki toplam fosfor parametresi oldukça düşük olmasına rağmen sorumlu olduğu parametrelere dava konusu işlem ile bir de toplam fosforun dahil edilmesinin teknik yönden de uygun olmadığı" belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.