Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/12823 E. 2025/3846 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/12823
- Karar No
- 2025/3846
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12823 Karar No : 2025/3846
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 06/02/2014 tarih ve 28905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/01/2014 tarih ve 2014/5791 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Konya 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Konya ili, Karatay ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırma işleminin iptali talebiyle yapılan başvurunun reddine dair işlem ile arazi toplulaştırmasının anılan parsellerle ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, toplulaştırmanın amacının tarım arazilerinin tarımsal kullanıma daha elverişli hale getirilmesi ve bu suretle tarımsal verimliliğin arttırılması olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta ise davacı şirkete ait ... parsel sayılı taşınmaz ile ...'ya ait ... parsel sayılı taşınmazın her ne kadar vasıflarının tarla olmasına karşın tarımsal amaç dışında kullanılmaları ve tarım amaçlı kullanılmaya da elverişli olmamaları nedeniyle toplulaştırma sınırına alınmalarının gerekmediği, buna rağmen söz konusu taşınmazların idarece toplulaştırma kapsamına alındığı, toplulaştırma çalışmaları neticesinde ise söz konusu her iki taşınmazın farklı kişilere ait olmasına ve kullanım amaçları ile üzerilerindeki sabit tesisler de dikkate alındığında ayrı ayrı tahsis yapılması gerekirken her iki taşınmazın birleştirilerek davacı şirket ile ... adına paylı tahsis yapıldığı, bu durumun toplulaştırma uygulamasının amacına aykırı olduğu gibi taşınmaz üzerindeki eski kullanımlardan kaynaklı mülkiyet ihtilaflarına da sebebiyet verebileceği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davaya konu olan ... ada ... ve ... sayılı parsellerin ve toplulaştırma sonrası oluşan yeni ... ada ... sayılı parselin 12/04/2013 tasdik tarihli imar planında kısmen yol, kısmen park ve rekreasyon alanında kaldığı anlaşılmış olup, dava konusu parsellerin bulunduğu alanda arazi toplulaştırması sınırının mevzuata aykırı şekilde belirlenmesi nedeniyle, imar planı sınırı dahilinde kalan parsellerin arazi toplulaştırması sınırı içerisine dahil edilerek toplulaştırma kapsamında işleme tabi tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan toplulaştırma işleminde, parsellerin yola cephe olacak şekilde sulama imkanlarından en iyi şekilde yararlanması sağlanarak ve mümkün olduğunca düzgün şekillerde ve parçalı arazilerin toplanarak arazi verimliliğinin artırılmasının amaçlandığı, bu işlem yapılırken, toplulaştırma öncesindeki arazilerin sınırlarının değiştiği ve kaymaların olduğu, köydeki bütün tercihlerin bir bütün halinde değerlendirildiği, herbirinin istediği şekilde planlama yapılmasının mümkün olmadığı, bir kısım tercihler kabul görürken bir kısım tercihlerin zorunlu olarak yerine getirilemediği, aksi takdirde toplulaştırmanın bütün halinde tamamlanmasının mümkün olmadığı, toplulaştırmanın zorunlu olarak yapılmasının da bunu gerekli kıldığı, verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.