Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/11934 E. 2025/3614 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/11934
- Karar No
- 2025/3614
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11934 Karar No : 2025/3614
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kütahya İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların, 2863 sayılı Kanun uyarınca "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine ve tescil edilen taşınmazların koruma gruplarının "II. grup yapı" olarak belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla sanat tarihçisi, mimar ve şehir plancısından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler ile dosyada bulunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu zemin ve üst kattan oluşan yapının ahşap karkas arası kerpiç dolgu tekniğinde inşa edildiği, yapıya sonradan yapılan eklentiler ana yapının algılanmasını zorlaştırsa da özgün yapının izlerinin yapının üst katlarında gözlenmekte olduğu, orijinal çıtalı ahşap tavan kaplamaları ve üst katlarda tavanlarda geleneksel ahşap işçiliği, üst katta sokağa bakan cephede ahşap seki, 25-30 cm genişlikli ahşap döşeme kaplaması (rabıta), duvarlarda özgün çamur sıvası ve duvar boyası, ahşap kapı kasaları ve alçak kapı kanatları, ahşap pencere doğramaları, günümüzde var olmayan ama izlerinden varlığı açıkça görülen dolap izlerinden yapının özgün mimari ögelerinin açıkça okunduğu, dava konusu yapının plan tipi ve mimari özellikleri dikkate alındığında, malzeme kullanımı ve yapım tekniği ile kendine has ve ilk yapım dönemine özgü ögeler içerdiği, geleneksel konut mimarisinin gelişim çizgisi açısından 20. yüzyılın ilk yarısında rastlanan özellikleri yansıtan geleneksel bir üslupla yapıldığı, yapı ile aynı alanda yer alan ... ada, ..., ..., ... ve ... sayılı parsellerin de tescilli olduğu ve bu yapılarla mahallede bir bütünlük oluşturduğu dikkate alındığında, önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmasında gerek görülen taşınmazlar kapsamında bulunduğu ve bağımsız olarak korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu, ayrıca sivil mimarlık örneği olduğundan bahisle korunması gerekli kültür varlığı olarak tescili aşamasında kentsel sit alanının belirlenmesine ilişkin çalışmaların yapıldığı, taşınmazların tescili sonrasında Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile revize edilen Kütahya Kentsel Sit Alanı sınırları içerisinde yer aldığı, bu bakımdan geleneksel kent dokusu kapsamında sit alanı sınırları dahilinde bir bütün içerisinde uyum sağladığı ve salt bu sebeple de tescilin mümkün olduğu, dolayısıyla bağımsız olarak veya kentsel sit alanı sınırları içerisinde bulunan diğer taşınmazlarla birlikte yapılan her iki değerlendirmede de korunması gerekli kültür varlığı özelliği gösteren davacıya ait taşınmazların tesciline ilişkin Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararıyla, davacı tarafından söz konusu karara yapılan itirazın reddine ilişkin Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; taşınmazın yapım tarihi, sanat, mimari, tarihi estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değeri ile ilgili bilirkişi raporunda somut bir değerlendirmeye yer verilmediği, ... parselde yapı mevcutken, ... parselin boş bir arsa olduğu ve bu parsel üzerindeki yapının 1964 yılında yığma olarak inşa edildiği, söz konusu parsellerde iki ayrı yapı olduğu halde, bilirkişi raporunda tek bir yapı varmış gibi, genel nitelikte tek bir değerlendirme yapıldığı, bilirkişi raporunda karkas arası kerpiç dolgu olarak belirtilen yapının ...parsel üzerinde yer aldığı, ... parseldeki yapıyla ilgili bir değerlendirmenin bilirkişi raporda yer almadığı, keşif sırasında görülen ... parsel üzerindeki yapının da nadir görülen bir yapı olmadığı, kerpiç dolgu tekniğinde inşa edilen yapım tarihi 20. yüzyılın ortalarında yapılan sıradan bir yapı olduğu, 1965 yılında önünde yol geçmesi nedeniyle yıkılıp 5 m geriye çekildiği, o sırada zemin kata iki dükkan ilave edildiği ve tüm kapı ve pencerelerinin değiştirildiği, yapının ön kısmının tamamen yıkılıp yeniden yapıldığı, yapıda eklentilerin mevcut olduğu ve bu şekilde geçirdiği tamirat ve tadilat sonucu yapıda doku açısından bir homojenliğin kalmadığı; estetik, dekoratif ve simgesel bir yapı olmadığı, Kütahya Belediye Başkanlığının davalı kuruma verdiği ve davalı tarafından dosyaya sunulan 06/11/2016 tarihli yazısında; işlevini kaybetmiş yapıların mahalle sakinleri açısından tehlike arz ettiği, bunların korunması gerekli yapı niteliği taşımadığının değerlendirildiği" gerekçesi ile dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu 53 adet yapının tescillenmesinin Belediyece uygun görülmediğinin belirtildiği, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tadilat geçirmiş bugünkü mevcut hali ile vazgeçilmez bir önemi olduğunun ortaya konulamadığı belirtilerek, söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu karar hukuk ve usule uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.