Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/10724 E. 2025/3011 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/10724
- Karar No
- 2025/3011
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10724 Karar No : 2025/3011
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 21/03/2015 tarih ve 29302 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 11/02/2015 tarih ve 2015/7277 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Muş Ovası 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Muş ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde yer alan davacıya ait ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E..., K... sayılı kararda; dava konusu edilen ... ve ... sayılı kadastral parsellere, büyük oranda bulunduğu yerde oluşturulan ... ada ... parsel, ... ada ... ve ... parsel, ... ada ... ve ... parsellerden tahsis yapıldığı, davaya konu taşınmazların uygulama öncesi ve sonrası benzer toprak yapısında, verimlilik, toprak özellikleri, yerleşim yeri ve sulama alanına uzaklıkları hususlarında eşdeğer yerden uygun şekilde tahsis yapıldığı, yapılan arazi toplulaştırma uygulamasının toplulaştırma kriterlerine aykırılık arz etmediği, fiili kullanıma uygun olarak tahsisin gerçekleştirildiği ve düzgün dikdörtgen şeklinde ve yönetmelik ile belirlenen ölçülere uygun olarak oluşturulan yeni arazi şekillerinin tarım yapmaya engel niteliği bulunmadığı, yeni ... ada ... nolu parselin yerinin dere yatağının karşısından verilmiş olmasının, işlemi hukuken sakatlamayacağı, zira eski 64 nolu parselin dere yatağının içinde kaldığı ayrıca arazi indeks değerinin eski parsele göre daha yüksek olduğu, dava konusu arazi toplulaştırması işleminin kamu yararına uygun olduğu, işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, parselasyon işleminin tebliğ edilmemesi nedeniyle tüm unsurların öğrenilemediği, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın diğer parsellerden ayrı bir adada planlanmasının hiçbir teknik gerekçesinin olmadığı, iki parselin beş parsele çıkarılarak toplulaştırmanın amacından tamamen ayrı düşüldüğü, fazladan ortaklık payı kesintisi yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Davacı tarafından, maliki olduğu Muş ili, ... ilçesi, ... Köyü, eski...... ve ... nolu parsel (yeni ... ada ... parsel, ... ada ... ve ... parsel, ... ada ... ve ...parsel) sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3083 sayılı Sulama Alanlarındaki Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu uyarınca toplulaştırma işlemi yapılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, parsellerin parçalandığını, dağınık ve birbirinden ayrık hale getirilerek kullanımlarının zorlaştığını, davacı tarafın mülkiyetinde olan eski ... nolu parselden koparıldığını, özellikle ... ada ...nolu parselin derenin diğer tarafına atılarak kullanımı imkansız hale sokulduğu, işlemin toplulaştırmanın amacına, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir. Dairemizin E:2023/12813 sayılı dosyası ile görülmekte olan dava dosyasının birlikte incelenmesinden, davacı Tacettin Özer adına toplulaştırma kapsamında arazi düzenlemesi yapılmadığı, davacının dava konusu ..., ... parseli ve E:.../... sayılı dosyada dava konusu olan ... parseli ... tarihinde satın aldığı, satış tarihinden önce ... Kısım arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri kapsamında yapılan çalışmaların belli bir aşamaya geldiği, yeni mülkiyet listelerine ilişkin tutanakların ilanlarının tamamlandığı ve bölgeye ilişkin parsel planlamasının yapılmış olduğu, bu durumda satış öncesi başka maliklere ait olan ..., ... ve ... parsellerin tek parsel olarak veya bitişik olarak planlanmadığına dair davacının iddiasının yerinde olmadığı, toplulaştırma işlemleri devam ederken yapılan satışlar sebebiyle, nihayete yaklaşmış bir parselasyon planında, idarenin tüm bloğu etkileyecek şekilde yeniden parsel planlaması yapmasının beklenemeyeceği, bu nedenle davacının ..., ... ve ... parsellerin, toplulaştırma işlemleri ile birleşik olarak planlanmamasına ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. Davanın reddine dair mahkeme kararındaki diğer gerekçeler yerinde görülmekle birlikte, davacının yukarıda belirtilen iddiasının karşılanmamış olduğu anlaşıldığından, kararın, belirtilen ek gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği oyuyla Dairemizin onama kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.