Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/7504 E. 2025/4136 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/7504
- Karar No
- 2025/4136
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/7504 Karar No : 2025/4136
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı kurumun maliki olduğu İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi ... Mahallesi ... ada ... sayılı parselde kayıtlı lojman olarak kullanılan taşınmazların emlak vergisi muafiyeti bulunmadığından bahisle 2015 ia 2010 yılları için re'sen tarh edilen bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Olayda, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 4/a maddesinde devlete ait binaların daimi olarak bina vergisinden muaf olduğunun hükme bağlandığı, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 27. maddesinde İSKİ'ye (davacı) ait taşınır ve taşınmaz malların devlet malı sayıldığı, devlet mallarının da emlak vergisinden muaf olması gerektiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İSKİ'nin sadece görevleri için kullanmış olduğu taşınmaz mallarının, tesislerinin, işlemleri ve faaliyetlerinin vergi resim ve harçtan muaf olduğu, vergisi ihtilaflı taşınmazların ise lojman olarak kullanıldığı ve lojmanların vergiden muaf olduğu yönünde yasal düzenleme bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin; bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısım yönünden kabul edilerek kararın bozulması, vergi ziyaı cezasına ilişkin kısım yönünden ise Daire kararında belirtilen gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı kurumun maliki olduğu İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi ... Mahallesi ... ada ... sayılı parselde kayıtlı lojman olarak kullanılan taşınmazların emlak vergisi muafiyeti bulunmadığından bahisle 2015 ia 2010 yılları için re'sen tarh edilen bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Mükellef" başlıklı 3. maddesinde; bina vergisinin, taşınmazın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa taşınmaza malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği, "Daimi Muaflıklar" başlıklı 4. maddesinin (a) fıkrasında, Özel bütçeli idarelere (mazbut vakıflar dahil), il özel idarelerine, belediyelere, köy tüzel kişiliğine, kanunla kurulan üniversitelere ve Devlete ait binaların, 11/02/1988 tarih ve E:1987/3, K:1988/1 sayılı Danıştay İçtihadı Birleştirme kararı ile de ortaya konulduğu üzere emlak vergisinden sonra yürürlüğe giren bir kanunun muafiyet getirmesi halinde sonraki kanun hükümlerinin uygulanacağı açık olup, (b) fıkrasının (aa) bendinde; ise İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara bağlı müesseselere ait; su, elektrik, havagazı, mezbaha ve soğuk hava işletme binalarının emlak vergisinden (bina) muaf olduğu düzenlenmiştir Emlak Vergisi Kanunu'nun 4751 sayılı Kanunla kaldırılmadan önceki 10 ve 20. maddelerinde, bina ve arazi vergisinin, mükelleflerin yazılı beyanı üzerine tarh ve tahakkuk ettirileceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 4751 sayılı Kanunla değişmeden önceki 32. maddesinde de ek süreye rağmen beyanname verilmemesi halinde, verginin bu Kanun hükümlerine göre idarece tarh edileceği, şu kadar ki, gayrimenkulün maddi delillere göre tespit edilen değerinin beyan edilmesi gereken asgari değerden fazla olması halinde, bu değer üzerinden ikmalen vergi tarh olunacağı, beyannamesini ek süreye rağmen vermeyen mükellef adına vergi ziyaı cezası kesileceği, mükellefin beyanının maddi delillere göre tespit edilen rayiç bedelden düşük olması halinde, rayiç bedelle tarhiyata esas değer arasındaki fark üzerinden ceza uygulanmaksızın ikmalen vergi tarh olunacağı ifade edilmiştir. Emlak Vergisi Kanunu'nda 4751 sayılı Kanun ile 09/04/2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan değişiklikler sonucu beyan esası kaldırılarak sadece vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde bildirim verilmesi esasının getirilmesine paralel olarak, Kanun'un 32. maddesinde yeniden düzenleme yapılmış, buna göre emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda, verginin idarece tarh edileceği, idarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değerinin 29. madde hükmü dikkate alınarak hesaplanacağı belirtilmiştir. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesi birinci fıkrasınada; İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla, her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ) kurulduğu, 4. fıkrasında; İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olduğu, Aynı kanunun "Muafiyetler" başlıklı 21/ a maddesinde; İSKİ'nin görevleri için kullandığı taşınmaz malları, tesisleri, işlemleri ve faaliyetlerinin her türlü vergi , resim harçtan muaf olduğu, Ceza hükümleri başlıklı 27. maddesinde ise; İSKİ'ye ait taşınır ve taşınmaz malların Devlet malı sayılacağı, İSKİ'ye ait mallar ile para ve para hükmündeki kağıt ve senetler aleyhine veya bilanço, rapor ve diğer her türlü kağıt, defter ve belgeler üzerinde suç işleyenler, bu suçlarından dolayı, Devlet mallarına karşı veya Devlete ait kağıt ve belgeler üzerinde suç işleyen memurlar gibi cezalandırılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davacı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi ... Mahallesi ... ada ... sayılı parselde kayıtlı ve mesken niteliğinde olduğu belirtilen taşınmazları ile ilgili muaf olduğu yönünde emlak bildirimi verildiği, davalı idarece yapılan incelemede lojman kullanımında olan taşınmazlar yönünden emlak vergisi muafiyeti uygulanamayacağından bahisle zaman aşımı süreleri gözetilerek, geçmişe dönük olarak 2015 ila 2020 yılları için dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı, tebliğ üzerine de davacı tarafından idarelerine ait malların devlet malı sayıldığı, bu nedenle emlak vergisinden muaf olduğu, ayrıca kuruluş Kanunlarının 21. maddesi gereği de her türlü vergi ve harçtan muaf oldukları, bu nedenle cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Emlak (bina) vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin temyiz istemi yönünden: Yukarıda belirtilen mevzuat ile dosyadaki belgelerin değerlendirilmesinden; eski katma bütçeli idarelere ait kuruluş kanunlarında "devlet malı hükmündedir" ibaresine bu malların korunması amacıyla yer verildiği, vergi hukukunda, konuya değil kişi ve kurumlara uygulanan muafiyetin, emlak vergisi bakımından verginin konusu olabilecek taşınmaza değil, taşınmazın malikine tanındığı, dolayısıyla verginin ödenmesinden sadece genel ve özel bütçe kapsamındaki idarelerin, belediyelerin, köy tüzel kişiliğinin, kanunla kurulan ünversitelerin muaf tutulacağı, Yasa'da sözü geçen "devlete ait bina ve araziler" ibaresinin devletin mülkiyetinde bulunan taşınmazları ifade ettiği ve bu taşınmazların tapuda Hazine adına tescil edildiği, davacı kurumun ise, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun I ve II sayılı cetvellerinde sayılan genel veya özel bütçeli idarelerden olmadığı, kuruluş kanuna göre Büyükşehir belediyesinin bağlı olmakla birlikte, müstakil bütçeli ve ayrı bir kamu tüzeliği kişiliği bulunduğundan emlak vergisinden muaf tutulamayacağı anlaşılmaktadır. Diğer yandan dava dosyasında davacı tarafından lojmanların görev nedeniyle personele veriildiği bu nedenle 2560 sayılı Kanunun 21. madde hükmüne göre de emlak vergisinden muaf olduğu iddia edilmekte ise de, davacı kurumun kuruluş kanunun 23/11/1981 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi nedeniyle, 11/02/1988 tarih ve E:1987/3, K:1988/1 sayılı Danıştay İçtihadı Birleştirme kararı ile de ortaya konulduğu üzere Emlak Vergisi Kanununa göre özel kanun ve sonraki tarihli kanun olması nedeniyle, emlak vergisi muafiyetine ilişkin bir düzenleme bulunması halinde bu kanun hükümleri uygulanabilecekse de, 2560 sayılı Kanunun 21. maddesinde kurumun görevleriyle ilgili taşınmazlarının tesislerinin her türlü vergiden muaf olduğu düzenlenmiş olup, görevi su ve kanalizasyon hizmeti olan davacı kuruma ait lojman binalarının ise su ve kanalizasyon hizmetiyle ilgisinin olmadığı, bu nedenle anılan kanun kapsamında muafiyeti bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısım yönünden Vergi Mahkemesince verilen kabul kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi yönünden: Yukarıda yer verildiği üzere, Emlak Vergisi Kanunu'nda 09/04/2002 tarihinde yapılan değişiklik öncesi beyanname verilmemesi halinde vergi ziyaı cezası kesileceği açık olarak belirtilmekte iken, 4751 sayılı Kanun ile yapılan değişikler sonucunda, 09/04/2002 tarihinden itibaren, beyan esasına ilişkin 20. madde kaldırılarak 23. maddede yapılan değişiklik ile Kanun'un 33. maddesinde belirtilen vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana gelmesi halinde bildirim verilmesi esası getirilmiş, 32. maddede de bildirimin süresinde verilmemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği belirtildiği halde, vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir ibareye yer verilmemiştir. Bu durumda Emlak Vergisi Kanunu'nda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsenmiş olup, vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, 2002 yılı ve sonraki yıllar için vergi ziyaı cezası kesilmesi mümkün olmayıp, bu kısım yönünden Vergi Mahkemesince verilen kabul kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalın temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmının BOZULMASINA, vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davalıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY: 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Muafiyetler" başlıklı 21/a maddesinde; İSKİ'nin görevleri için kullandığı taşınmaz malları, tesisleri, işlemleri ve faaliyetlerinin her türlü vergi, resim harçtan muaf olduğunun düzenlendiği, vergisi ihtilaflı olan lojman binalarının ise görevleri nedeniyle davacı kurum personelin kullanımında olduğu ve davacı kurumun yürüttüğü faaliyete ilişkin olduğu, bu nedenle emlak vergisinden muaf olduğu düşüncesiyle, Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyiz isteminin reddedilerek, kararın yukarıda belirttiğim gerekçeyle onanması gerektiği karşı oyuyla Daire kararına katılmıyorum.