Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/3694 E. 2025/6969 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/3694
- Karar No
- 2025/6969
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/3694 Karar No : 2025/6969
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 28/10/2011 tarih ve 28098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2011/2281 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Tokat ili, Niksar ilçesi, ... köyünde yapılan toplulaştırma işleminin eski ... parsel (yeni ... ada,... parsel) sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda yapılan tespitler dikkate alındığında, davacının hisseli maliki olduğu ... nolu parselde sabit tesis üzüm bağı olduğu halde yeni tahsis yapılırken dikkate alınmadığı, 500 m. uzakta köy merkezine yakın konumda çiftçi tercihlerinden farklı konumda tahsis edildiği, tahsis edilen parselde diğer parselleriyle birlikte müstakil tahsis edilmesi mümkün olduğu halde hisseli verildiği, diğer parsellerindeki düşük hisse paylarının toplanarak birlikte tahsis edilmesi talebi ile müstakil parsel tahsis edilmesi olanaklarının aranmadığı, dava konusu parselden pay tahsis edilen parsellerin hiç birisi üzüm bağı vasfında olmadığı, Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına İlişkin Tüzüğü göre sabit tesislere uyulması gerektiği halde uyulmadığı, parselin isabet ettiği alanda oluşturulan ... ada ... nolu parsel ve ... ada ... nolu parsellerde diğer hissedarlara da tahsis yapılmadığı dikkate alındığında tahsis işlemlerinin toplulaştırma ilke ve kuralları ile ilgili mevzuata uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu arazi toplulaştırma işleminde hukuka ve mevzuata uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Toplulaştırma işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir. 14/12/2017 tarih ve 30270 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2017/10927 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Tokat ili, Turhal İlçesi, ... köyünde yapılan toplulaştırma işleminin eski ... parsel (yeni ... ada ... parsel) sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu arazi toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; ... kadastral parselin toplulaştırma kapsamına alınması gereken nitelikte olduğu, oluşturulan parsellerde alan sınırlaması bulunmadığı, yapılan toplulaştırma sonucunda ... ada ... parselde hisseli gerçekleştirilen toplulaştırma işleminin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olmadığı, ... parselde sabit tesis üzüm bağı olduğu halde dikkate alınmadığı, 500 m uzaklıkta köy merkezine yakın konumda çiftçi tercihlerinden farklı konumda tahsis edildiği, tahsis işlemlerinde mümkün olduğunca çiftçi tercihlerine uygun fiili kullanım dikkate alınarak tahsisin gerçekleştirilmesi gerektiği, yapılan kesintinin uygun olduğu, derecelendirmelerin ve sınıflandırmaların rayiç bedel, ürün çeşidi, verimlilik, toprağın özelliği, yerleşim yerine ve sulama alanına uzaklığı ve konum gibi hususlar gözetilerek yapıldığı, davacının hisseli malik olduğu parselinin isabet ettiği alanda ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların oluşturulduğu, davacının hisseli parselinin tapuda kayıtlı olduğu şekli ile yerinde bırakılması durumunda hisseli olarak kalacağı, hissedarlar arasında başka anlaşma olmaması durumunda hisseli olarak kalacağı, hissedarlar arasında başka anlaşma olmaması durumunda aynı bölgedeki Bloktan en fazla kadastral alan isabet eden kısımdan tahsis yapılması gerektiği, tahsis edilen parselde diğer parselleriyle birlikte müstakil tahsis edilmesi mümkün olduğu halde hisseli verildiği, diğer parsellerdeki düşük hisse paylarının toplanarak birlikte tahsis edilmesi talebi ile müstakil parsel tahsis edilmesi olanaklarının aranmadığı, dava konusu parselden pay tahsis edilen parsellerin hiçbirisinin üzüm vasfında olmadığı, ... parselde hissedarlarla aralarında sözlü anlaşma ve fiili taksim gereği taşınmazın tamamını bağ olarak kullanmaya devam ettiği, taşınmaz üzerine küçük bir bağ evi yaptığı, ... parselin toplulaştırma öncesi tamamen üzüm bağı vasfında olan ve tamamen hissedarlar arasındaki rızai fiili taksim kurallarına uygun kullanıldığı, sabit tesislerin korunması gerektiği, parselin isabet ettiği alandan oluşturulan ... ada ... parsel ve ... ada ... parsellerde diğer hissedarlara da tahsis yapılmadığından, yapılan toplulaştırma işleminin toplulaştırma ilke ve kuralları ile mevzuata uygun olmadığı" şeklinde tespitlere yer verilmiştir. Davacının dava konusu ... parselde 13 m2 hissesinin bulunduğu, ancak bilirkişi raporunda yer alan sabit tesis tutanağında davacı ve müştereklerine ait söz konusu parselde toplam 1500 adet üzüm çubuğunun olduğunun kayıt altına alındığı, öncelikle bu hususa ilişkin çelişkinin giderilerek, söz konusu parselde yer alan sabit tesislerin kroki ile gösterilerek, gerekirse düzenlenecek ek rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.