Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2024/4899 E. 2025/2264 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2024/4899
- Karar No
- 2025/2264
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/4899 Karar No : 2025/2264
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, ... Kağıtçılık Ambalaj Temizlik Ürünleri Hırdavat Ticaret Şirketine ait sahte faturaların adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı düzenlendiği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararları uyarınca 2021 yılının Ocak ila Ağustos dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın matrahı yönünden bağlı olduğu 2021 yılı gelir vergisi tarhiyatının ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırıldığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 30. maddesinin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halinde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunacağı hükme bağlanmış; aynı Kanun'un 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu öngörülmüştür. Dava konusu tarhiyatın dayanağını oluşturan ve ... Kağıtçılık Ambalaj Temizlik Ürünleri Hırdavat Ticaret Şirketinin 2020 ve 2021 yıllarına ait hesap ve işlemlerinin incelendiği ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunda, ... Kağıtçılık Ambalaj Temizlik Ürünleri Hırdavat Ticaret Şirketine ait sahte faturaların adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı düzenlendiği, mülk sahibinin ifadesinden davacının da şirkete ait iş yerini kiraladığı ve banka kayıtlarından üç aylık kirasını ödediği, davacı ile birlikte ..., ... ve ... arasında 1/4 oranında eşit paylı adi ortaklık mükellefiyetinin tesis edilmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiştir. 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (B) bendinde yazılı kural, söz konusu rapordaki saptamaların maddi delil olarak kabulünü gerektirmektedir. Söz konusu tespitler davacının organizasyonun içinde bulunduğunu gösterdiğinden olayda davacı ile diğer şahıslar yönünden adi ortaklık tesis edilmesi için gerekli şartlar var olduğundan yazılı gerekçeyle tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin karara yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki kararın, tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.