Danıştay · 2. Daire
Danıştay 2. Daire 2025/722 E. 2025/1343 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 2. Daire
- Esas No
- 2025/722
- Karar No
- 2025/1343
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2025/722 Karar No : 2025/1343
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: ......Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon Biriminde görev yapmak üzere araştırmacı olarak atanmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan mali ve özlük haklarının iadesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K...sayılı kararla; davacının hizmet belgesinin incelenmesinden, her ne kadar görev yaptığı okullarda, müdür yardımcısı, müdür vekili, müdür ve İstanbul ... İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaptığı anlaşılmakta ise de, davacının öğretmen kadrosunda iken, görevlendirme ile belirtilen görevleri yaptığı, anılan görevlere, görevde yükselme sınavı gibi eleme ve yarışma sonucu gelmediği, idarenin takdir yetkisi kapsamında anılan görevlere getirildiği, İstanbul ... İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevli iken, 13/12/2022 tarihinde, daire başkanı kadrosuna atandığı, bu görevde yaklaşık 8 ay çalıştıktan sonra dava konusu işlemin tesis edildiği, Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceğinin yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edildiği, olayda, İdarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair hukuken geçerli herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek davalı idarece kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde; davacının geçmiş hizmetleri, daire başkanlığında geçirilen süre, yürütülen hizmetin niteliği ile önem ve özelliği, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği hususları da dikkate alındığında, hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladığı, daire başkanı kadrosunun hiyerarşik olarak altında olan kadrolarda uzun yıllar çalışarak, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun şekilde daire başkanlığına atandığı, bu görev için yeterli donanıma sahip olduğu ve görevden alınmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında hizmetin yürütülmesi açısından sakınca olduğu yönünde hukuken geçerli somut bilgi ve belgeye dayanılmaksızın yalnızca takdir yetkisine bağlı olarak tesis edilen işlem ile görevinden alınmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:... K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, ilk olarak ... Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak göreve başladığı, 12/09/2012 tarihinde İstanbul Sultanbeyli, ... Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapmaya başladığı, 04/02/2014 tarihinde aynı okulda müdür yardımcısı olarak, 09/10/2017 tarihinde ... İmam Hatip Ortaokulunda müdür vekili olarak, 05/01/2018 tarihinde ... Spor Lisesinde müdür vekili olarak, 13/08/2021 tarihinde aynı okulda müdür olarak ve 07/02/2022 tarihinde İstanbul ... İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirildiği, 19/12/2022 tarihinde ise Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğüne ... olarak atandığı, dava konusu ... günlü, ... sayılı işlemle; daire başkanlığı görevinden alınarak Personel Genel Müdürlüğü Koordinasyon birimine araştırmacı olarak atanması üzerine, söz konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan mali ve özlük haklarının iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Kamu personelinin görevinin ve görev yerinin değiştirilmesi hususunda idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, takdir yetkisine istinaden tesis edilen işlemlerin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacağı, takdir yetkisine istinaden tesis edilen işlemin dava konusu edilmesi halinde de, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri sınırları içinde kullanıldığının idarece ortaya koyulması gerektiği, işlemin tesisine dayanak gösterilen olay ve nedenlerin gerçeği yansıtmaması yanında, işlemin tesisi için yeterli bulunmaması ve takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının saptanması halinde, sözü edilen bu durumların dava konusu idari işlemin sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Uyuşmazlığa konu olayda, davalı idarece sunulan savunma dilekçesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında dava konusu işlemin tesis edildiğinin belirtildiği, ancak daire başkanı kadrosunun hiyerarşik olarak altında olan kadrolarda (öğretmen, müdür yardımcısı, müdür vekili, müdür, ilçe milli eğitim müdürlüğü görevlerinde) uzun yıllar görev yaparak daire başkanı kadrosuna atanan, başka bir anlatımla kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde daire başkanlığı görevine atanarak bu görevi yürüten davacı hakkında işlem tarihi itibariyle görevinden alınmasına sebep olacak herhangi bir disiplin cezası bulunmadığı gibi davacının herhangi bir soruşturma da geçirmediği, görevden alınmasını gerektirecek bir durumun bulunduğuna dair davalı idarece somut herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.