Danıştay · 2. Daire
Danıştay 2. Daire 2024/4913 E. 2025/2756 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 2. Daire
- Esas No
- 2024/4913
- Karar No
- 2025/2756
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4913 Karar No : 2025/2756
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... adına ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Davalı idarede ... Genel Müdürlüğü Yem Daire Başkanı olarak görev yapan davacının; bu görevinden alınarak, tarım ve orman uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davalı idarede daire başkanı olarak görev yapan K. K. isimli şahıs tarafından, tarım ve orman uzmanı olarak atanmasına dair 09/08/2021 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararda; "Diğer taraftan, Mahkememizin 27/05/2022 tarihli ara kararıyla davacının yerine atanan kişiye ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, gelen ara karar cevabında davacının yerine ...'un ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının uygulanması nedeniyle atandığının belirtildiği ancak davacı ile ... arasında halef selef ilişkisinin bulunmadığı, ...'un görevden alınması üzerine davacının atanmadığı, yargı kararının uygulanmasının ...'un alınması üzerine yerine atanan kişinin görevden alınması şeklinde uygulanabileceği anlaşıldığından dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." hususuna yer verildiği, öte yandan; davacının daire başkanlığı görevinde bulunmasının dayanağının ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı olduğu, davalı idarece her iki karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda kararların bozulduğu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince de, bozma kararlarına uyularak, her iki davada da davanın reddine karar verildiği dikkate alındığında, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı iptal kararının uygulanmasından bağımsız olarak da, davacının, daire başkanlığı görevinde kalmasının dayanağının kalmadığı, bu durumda, idarenin sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi ve yargı kararlarının uygulanması amacıyla tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hiyerarşik sıraya göre, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak terfi ettiği ve çalıştığı tüm birimlerde başarı gösterdiği; hakkında yürütülen herhangi bir soruşturma olmadığı gibi, disiplin cezası da almadığı; dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen yargı kararı ile kendisi arasında irtibat bulunmadığı, K. K. isimli şahsın açtığı davada verilen kararın yanlış uygulandığı; idarenin takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılmadığı, dava konusu işleme dayanak teşkil eden somut bir gerekçe sunulamadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; davacının, daire başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açtığı davaların reddedildiği, böylelikle daire başkanlığı görevinde kalmasının hukuki dayanağının kalmadığı, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY : Dava, davalı idarede daire başkanı olarak görev yapan davacının; bu görevinden alınarak, tarım ve orman uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacının, daire başkanlığından alınarak araştırmacı olarak atanmasına ilişkin ilk işlem olan 28/12/2016 günlü işlemin yargı kararıyla iptali üzerine daire başkanı kadrosuna iade edildiği ve 25/01/2019 günlü ikinci işlem ile tarım ve orman uzmanı olarak atandığı, bu işlemin de yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle daire başkanlığına yeniden atanmasının ardından, bu sefer dava konusu işlemle tarım ve orman uzmanı kadrosuna atandığı, diğer yandan; sözü edilen 28/12/2016 ve 25/01/2019 günlü işlemlere karşı açılan davaların nihai olarak "davanın reddi" kararıyla sonuçlandığı, davacının ilk atama işleminin varlığını sürdürdüğü, bu dava konusu işlemin sebep unsurunun ortadan kalktığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararı hakkındaki istinaf isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla kararın onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.