Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/131 E. 2025/1418 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/131
- Karar No
- 2025/1418
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/131 Karar No:2025/1418
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurumu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik'in 20. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen yıllık faaliyet raporunu süresi içerisinde Kuruma sunmadığından bahisle, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 148. maddesinin (b) bendi uyarınca 54.555,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; dava konusu işlemin dayanağı 5411 sayılı Kanun'un 148. maddesinde Kurul ve Kurum tarafından bu Kanuna dayanılarak alınan kararlara ve verilen talimatlara, çıkarılan yönetmelik ve tebliğler ile yapılan diğer düzenlemelere uyulmaması halinde idari para cezası uygulanacağı düzenlenmişse de, anılan hüküm kapsamında idari para cezası işlemi tesis edilirken işlemin gerekçesinde, yaptırım uygulanacak düzenlemenin herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır olması gerektiği, uyuşmazlıkta ise, davalı idare tarafından, Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca 2020 yılına ilişkin yıllık faaliyet raporunun yasal süresi içinde Kuruma gönderilmediği gerekçesiyle dava konu işlemin tesis edildiği, ancak Yönetmelik hükmünün son beş yıl içinde denetim faaliyetinde bulunmayan kuruluşlar için de bu hükme tabi olup olmadığı hususunun yoruma açık olduğu, net olmadığı, öte yandan, Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca idari para cezası verilebilmesi için hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olarak (denetim yapılsa da yapılmasa da) davacıya daha önceden faaliyet raporunun düzenlemesinin zorunlu olduğu ve faaliyet raporlarının Nisan ayı sonuna kadar gönderilmesi gerektiği hususu ve göndermemesi halinde nasıl bir yaptırımla karşılaşacağının davacıya bildirilmesi gerektiği açık olduğundan, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; idari para cezası verilmesine dayanak olan Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik'in "Yıllık rapor düzenlenmesi" başlıklı 20. maddesinin işlem tarihindeki yürürlükteki hali incelendiğinde, bağımsız denetim kuruluşlarının "Karar eki I Sayılı Listenin (2) numaralı kısmında belirtilen Kurum düzenleme ve denetimine tabi şirketlerde son beş yıl içinde yapılan denetimler ile denetlenen banka bazında, önemlilik ölçütü çerçevesinde tespit edilen bulgular ve bu bulgulara ilişkin yapılanlar, hangi tespitlerin çözülerek mali tablo ve eklerinde düzeltildiği, çözümlenmesi zaman gerektiren hususların düzeltilmesi için nasıl bir mutabakata varıldığı, çözümlenemeyenlerin ise bağımsız denetim raporuna nasıl yansıtıldığı hakkında açıklayıcı bilgileri ve Kurumca gerekli görülen diğer bilgileri içerecek şekilde hazırlanarak yönetim organı tarafından imzalanacak faaliyet raporunu her hesap dönemini takip eden Nisan ayı sonuna kadar" Kuruma gönderilmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlandığı, düzenlemenin bu halinde denetim kuruluşları tarafından ilgili hesap döneminde bankalarda ya da Kurumun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerde herhangi bir denetim faaliyetinde bulunmasa dahi bahse konu faaliyet raporunun gönderilmesinin zorunlu olduğuna ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren aynı Yönetmeliğin 20. maddesinin ikinci fıkrası incelediğinde ise daha önceki düzenlemeden farklı olarak "ilgili hesap döneminde bankalarda denetim faaliyetinde bulunulmasa dahi asgari unsurları içerecek şekilde yıllık faaliyet raporunun gönderilmesinin zorunlu olduğu" hususunun açıkça kurala bağlandığı; Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik'in 20. maddesinde ilgili hesap döneminde herhangi bir denetim faaliyetinde bulunulmasa dahi şirketin genel olarak yaptığı tüm denetimlere ilişkin yıllık faaliyet raporunun Kuruma gönderilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alındığında, 2020 yılında Kurum düzenleme ve denetimine tabi şirketlerde herhangi bir denetim faaliyetinde bulunmadığı davalı idarece ara kararına verilen cevabi yazıdan anlaşılan davacı şirketin yapılmayan denetime ilişkin olarak faaliyet raporunu süresinde ibraz etmemesine bağlı olarak mevzuata aykırı davrandığından bahsedilemeyeceğinden, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, usule uygun savunma istenmesine rağmen savunma yapılmadığı, bağımsız denetim şirketlerinin Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca son 5 yıl içerisindeki gerçekleştirdikleri faaliyetlere ilişkin raporları Nisan ayının sonuna karar Kuruma sunması gerektiği, Yönetmelik maddesinde faaliyet gerçekleştirilmemesi halinde rapor gönderilmesine gerek bulunmadığına dair düzenleme bulunmadığı, davacı şirketin denetim yapmamasının rapor düzenleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, Yönetmeliğin 15/h maddesi uyarınca listeden sürekli olarak çıkarılmasının denetimi kapsamında denetim yapılmasa da raporun gönderilmesi gerektiği, davacı şirket tarafından sunulan 2019 yılı faaliyet raporunda 2014-2015 yıllarında ... Faktoring A.Ş.’de denetim gerçekleştirdiğinin belirtildiği, dolayısıyla işlem tarihinde yürürlükte bulunan bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine ilişkin .../... sayılı karar eki I sayılı listenin (2) numaralı kısmında belirtilen Kurum düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden birinde ilgili hesap dönemi bakımından son beş yıl içerisinde denetim faaliyetinde bulunduğu, 2022 yılında getirilen düzenlemenin söz konusu yükümlülüğü açıklama niteliğinde olduğu, yanlış anlaşılmaların önüne geçilmesi adına getirildiği, yükümlülüğün fiil tarihi itibarıyla da bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.