Danıştay · 2. Daire

Danıştay 2. Daire 2023/31 E. 2026/500 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2023/31
Karar No
2026/500
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/31 Karar No : 2026/500

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:.... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Muğla ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Muğla İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde, il polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası kararlarının valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla kesinleşeceğinin kurala bağlandığı, davacıya verilen disiplin cezasına konu eylemin 15/08/2018 tarihinde gerçekleştiği, bu tarihten itibaren en geç iki yıl içinde söz konusu eylem nedeniyle disiplin cezası verilmesi gerekirken, ceza verilebilmesi için gerekli iki yıllık zaman aşımı süresi geçirildikten sonra meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin 21/12/2020 tarihinde Bakan onayıyla kesinleştiği; dava konusu Muğla İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemine ilişkin olarak, işlemin tek başına davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması sonucunu doğuran bir işlem olmadığı, söz konusu disiplin cezasının Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakan onayıyla kesinleşeceği gözönüne alındığında, meslekten çıkarma cezasına dayanak olabilecek mahiyette hazırlayıcı bir işlem niteliğinde bulunan, kesin ve yürütülmesi gereken (icrai) bir işlem olmadığı anlaşılan bu işleme karşı açılmış olan davanın esasının incelenebilmesine hukuki olanak bulunmadığı gerekçesiyle; dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihi olan 26/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine; Muğla Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden davanın esası incelenmeksizin reddine; 222,10-TL yargılama giderinin, tarafların haklılık durumuna göre takdiren 111,00-TL'sinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 2.550,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının "iptale" ilişkin kısmının dayandığı gerekçe usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde isnat edilen fiilin sübuta erdiği, adli yargıda davacı hakkında rüşvet suçundan mahkumiyet kararı verildiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. Muğla Valiliği tarafından; davanın Valilik aleyhine açılan kısmı için Mahkeme tarafından incelenmeksizin ret kararı verildiği, buna karşın yargılama giderinden diğer davalı idare ile birlikte sorumlu tutulduğu, vekalet ücretinin davalı idareler lehine hükmedildiği, davalı Muğla Valiliği lehine tek başına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Emniyet Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; Muğla ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, 15/08/2018 tarihinde gerçekleşen eylemleri nedeniyle başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, Muğla İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesinde düzenlenen "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinin sübuta erdiği kabul edilerek, meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine karar verildiği, anılan kararın, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile uygun görülmesine müteakip 21/12/2020 günlü Bakan onayı ile kesinleştiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT : 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 7/1-e maddesinde; "meslekten çıkarma"; personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılması olarak tanımlanmış; 8/6-ç maddesinde de; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Anılan Kanun'un "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının görev ve yetkileri" başlıklı 17. maddesinde; "(1) Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar aşağıda gösterilmiştir. a) İl polis disiplin kurulları, kuruldukları il emniyet kadrosundaki; 1) Polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını, 2) Komiser yardımcısı, komiser ve başkomiserlere meslekten çıkarma cezası dışında kalan diğer disiplin cezalarını, b) Eğitim ve öğretim kurumlarındaki polis disiplin kurulları, kurum kadrosunda görevli polis memuru ile kurumda öğrenim gören polis memuru ve adaylarına bütün disiplin cezalarını, ... verebilir."; Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde; "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan; a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla, ... kesinleşir. ... "; "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar." hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 7068 sayılı Kanun'un 29. maddesi incelendiğinde; kanun koyucu tarafından, disiplin kurulunca teklif edilen cezanın Bakanlık makamınca verildiği bir sistemin öngörülmediği, ceza verme yetkisinin doğrudan disiplin kuruluna ait olduğu, ancak sonuç cezanın meslekten çıkarma cezası olması durumunda, personel bakımından ikinci bir incelemeden sonra bu yaptırımın uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmakla, anılan maddeye göre disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan disiplin kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim, 19/02/1980 günlü, 2261 sayılı Kamu Güvenliğine ve Kolluk Hizmetlerinle İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bunlara Yeni Hükümler Eklenmesi Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Kanun'a "Ek Madde 2" olarak eklenen ve daha sonra 11/09/1987 günlü, 291 sayılı KHK ile "Ek Madde 5" olarak teselsül ettirilmiş olan; ancak 7068 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte benzer düzenlemeleri içeren maddenin gerekçesinde, "Emniyet örgütünde kurulacak disiplin kurullarının ceza verebilecekleri personel ve uygulayacakları cezalar bakımından yetki sınırlarını belirlemektedir. Maddeye egemen olan görüşe göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki, disiplin kurullarını ceza vermek için sadece görüş bildiren bir yer kabul eden ve ceza verme yetkisini merkezdeki atamaya yetkili amire bırakan sistem bırakılmakta ve disiplin kurulları, gösterilen yetki sınırları çerçevesinde disiplin cezası vermede birer karar yeri durumuna getirilmektedir. Böylece 657 sayılı Kanuna göre bugüne kadar uygulamada karşılaşılan, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilecek ve disiplin işleri büyük bir hız kazanmış olacaktır." şeklinde ifade edilen hususlar ile de bu duruma işaret edildiği, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakıncanın giderildiği ve disiplin işlerine büyük bir hız kazandırılmasının amaçlandığı göz önünde bulundurularak, iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde meslekten çıkarma disiplin cezası vermeye yetkili olan disiplin kurulunca cezanın verildiği tarihin dikkate alınması gerektiği gerekçesine dayalı yargı kararları verilmiştir. Bu bağlamda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/06/2025 günlü, E:2025/102, K:2025/1325 sayılı kararıyla disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan disiplin kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği yolundaki bölge idare mahkemesi ısrar kararı onanmıştır. Buna göre; yukarıda aktarılan mevzuatta, eylem tarihinden itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı kuralına yer verilmiş olmakla birlikte, olayda, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurlarına bütün disiplin cezalarını verme yetkisine sahip olan il disiplin kurulunca kanunda öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde disiplin cezasının davacıya verilmiş olması karşısında; uyuşmazlığın esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken, disiplin cezası verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine dayanan İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Diğer taraftan; davalı Muğla Valiliğinin yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz istemine gelince, Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması karşısında, Bölge İdare Mahkemesince yeniden yargılama yapılacağından, anılan temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/02/2026 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dava; Muğla ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Muğla İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre davacıya isnat edilen fiil sübuta ermekle birlikte; mevzuatta öngörülen zamanaşımı süresi içinde disiplin cezası verilip verilmediği hususunun ayrıca incelenmesi gerekmektedir. 7068 sayılı Kanun'un; "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde; "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan; a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla, kesinleşir. ... " hükmüne yer verilmiştir. Alıntılanan yasal düzenlemeye göre disiplin cezasına ilişkin işlemlerin, aynı idare içerisinde yer alan farklı idari birimlerin irade açıklamalarının ortaya konulması suretiyle birden çok aşamayı içeren işlem niteliğinde olduğu, meslekten çıkarma işlemlerinde işlemin son aşamasını teşkil eden Bakan onayı öncesindeki ara işlemlerin, işlemin gerçekleşmesinin zorunlu unsurunu oluşturmakla birlikte tek başına hukuksal sonuç doğurucu niteliklerinin bulunmadığı, Bakan onayı işlemi ile işlemin kesin ve yürütülebilir işlem niteliğini kazandığı görülmektedir. Diğer yandan, aynı Kanun'un "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta; disiplin cezasına konu eylemin gerçekleştiği (15/08/2018) tarihten itibaren iki yıllık süre geçtikten sonra verilen Bakan onayı (21/12/2020) ile dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, Bakan onayı ile kesin ve yürütülebilir nitelik kazanan disiplin işlemi, zamanaşımı yönünden de ancak bu onay tarihi itibarıyla sonuç doğurabilecektir. Aksi kabulün; kesin ve yürütülebilir niteliği olmayan idari işlemlerin ilgililer hakkında sonuç doğurmasına ve Kanun'da düzenlenen zamanaşımı süresinin öngörülemez şekilde belirsizleştirilmesine neden olacağı açıktır. Bu durumda; davacıya isnat olunan fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahisle dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına yapılan istinaf başvurusun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 2. Daire, E. 2023/31, K. 2026/500, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-2-daire-2023-31-e-2026-500-k-156f1ac6a82c