Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/156 E. 2025/1419 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/156
- Karar No
- 2025/1419
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/156 Karar No:2025/1419
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:2... K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmeliğin 20. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen yıllık faaliyet raporunu süresi içerisinde Kuruma sunmadığından bahisle, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 148. maddesinin (b) bendi uyarınca davacı şirkete 54.555,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmeliğin 20. maddesinde yer alan düzenlemeden bağımsız denetim kuruluşlarının son 5 yıl içinde Kurum düzenleme ve denetimine tabi şirketlerde bağımsız denetim gerçekleştirmemesi halinde faaliyet raporunun davalı Kuruma gönderilmesine gerek olmadığı sonucuna varılamayacağı, yönetmelik uyarınca Kurul tarafından Bankalarda Bağımsız Denetim Yapmaya Yetkili Bağımsız Denetim Kuruluşları Listesine alınan kuruluşların yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca her hesap dönemini takip eden Nisan ayı sonuna kadar elektronik ortamda Kuruma faaliyet raporlarını göndermek zorunda olduğu anlaşıldığından, davacının "2020 yılı içinde, Kurumun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerde denetim faaliyetinde bulunmadığı, dolayısıyla davacı şirketin de 2020 yılı faaliyet raporunu Kuruma gönderme zorunluluğunun bulunmadığı" iddiasına itibar edilmediği; Davacı şirket tarafından Nisan 2021 tarihi sonuna kadar gönderilmesi gereken 2020 yılı faaliyet raporlarının yönetmelikte belirtilen sürede Kuruma bildirilmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, nitekim, davacı tarafından hazırlanan faaliyet raporunun 11/06/2021 tarihinde davalı idareye ibraz edildiği, denetim firması olarak faaliyet gösteren davacının Yönetmelikle belirlenen sürelerden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ilgili yılda denetim yapılmamış olsa dahi davacının yerine getirmesi gereken yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, 2020 dönem faaliyet raporunun Kuruma bildiriminin zamanında yapılmadığı anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; idari para cezası verilmesine dayanak olan Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmeliğin "Yıllık rapor düzenlenmesi" başlıklı 20. maddenin işlem tarihindeki yürürlükteki hali incelendiğinde, bağımsız denetim kuruluşlarının "Karar eki I Sayılı Listenin (2) numaralı kısmında belirtilen Kurum düzenleme ve denetimine tabi şirketlerde son beş yıl içinde yapılan denetimler ile denetlenen banka bazında, önemlilik ölçütü çerçevesinde tespit edilen bulgular ve bu bulgulara ilişkin yapılanlar, hangi tespitlerin çözülerek mali tablo ve eklerinde düzeltildiği, çözümlenmesi zaman gerektiren hususların düzeltilmesi için nasıl bir mutabakata varıldığı, çözümlenemeyenlerin ise bağımsız denetim raporuna nasıl yansıtıldığı hakkında açıklayıcı bilgileri ve Kurumca gerekli görülen diğer bilgileri içerecek şekilde hazırlanarak yönetim organı tarafından imzalanacak faaliyet raporunu her hesap dönemini takip eden Nisan ayı sonuna kadar" kuruma gönderilmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlandığı, düzenlemenin bu halinde denetim kuruluşları tarafından ilgili hesap döneminde bankalarda ya da kurumun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerde herhangi bir denetim faaliyetinde bulunmasa dahi bahse konu faaliyet raporunun gönderilmesinin zorunlu olduğuna ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren aynı Yönetmeliğin 20. maddesinin ikinci fıkrası incelediğinde ise daha önceki düzenlemeden farklı olarak "ilgili hesap döneminde bankalarda denetim faaliyetinde bulunulmasa dahi asgari unsurları içerecek şekilde yıllık faaliyet raporunun gönderilmesinin zorunlu olduğu" hususunun açıkça kurala bağlandığı; Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmeliğin 20. maddesinde ilgili hesap döneminde herhangi bir denetim faaliyetinde bulunulmasa dahi şirketin genel olarak yaptığı tüm denetimlere ilişkin yıllık faaliyet raporunun kuruma gönderilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alındığında, 2020 yılında Kurum düzenleme ve denetimine tabi şirketlerde herhangi bir denetim faaliyetinde bulunmadığı davalı idarece ara kararına verilen cevabi yazıdan anlaşılan davacı şirketin yapılmayan denetime ilişkin olarak faaliyet raporunu süresinde ibraz etmemesine bağlı olarak mevzuata aykırı davrandığından bahsedilemeyeceğinden, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, bağımsız denetim şirketlerinin şirketlerinin Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca son 5 yıl içerisindeki gerçekleştirdikleri faaliyetleri faaliyet raporlarını Nisan ayının sonuna karar kuruma sunması gerektiği, Yönetmelik maddesinde faaliyet gerçekleştirilmemesi halinde rapor gönderilmesine gerek bulunmadığına dair düzenleme bulunmadığı, davacı şirketin denetim yapmamasının rapor düzenleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, Yönetmeliğin 15/h maddesi uyarınca listeden sürekli olarak çıkarılmasının denetimi kapsamında denetim yapılmasa da raporun gönderilmesi gerektiği, davacı şirket tarafından sunulan 2019 yılı faaliyet raporunda ... Faktoring A.Ş.’de denetim gerçekleştirdiğinin belirtildiği, dolayısıyla işlem tarihinde yürürlükte bulunan bağımsız denetime tabi şirketlerin belirlenmesine ilişkin .../... sayılı karar eki I sayılı listenin (2) numaralı kısmında belirtilen Kurum düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden birinde ilgili hesap dönemi bakımından son beş yıl içerisinde denetim faaliyetinde bulunduğu, 2022 yılında getirilen düzenlemenin söz konusu yükümlülüğü açıklama niteliğinde olduğu, yanlış anlaşılmaların önüne geçilmesi adına getirildiği, yükümlülüğün fiil tarihi itibarıyla da bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.