Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/530 E. 2024/1437 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/530
- Karar No
- 2024/1437
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/530 Karar No:2024/1437 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı hakkında, ... Grubu şirketlerinden ... A.Ş.'de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi gereğince toplam 80.135.558,62-TL'nin tahsiline ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödeme emrinin iptali istenmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin ... ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, verilen bu karar ile ödeme emrinin dayanağı olan ödemeye çağrı mektubunun hukuka uygun bulunduğu, bu durumda, hukuka uygun bulunan ve vadesinde de ödenmeyen alacağın tahsiline devam edilmesine yasal engel bulunmadığından tanzim edilen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 26/10/2023 tarih ve E:2018/80, K:2023/4338 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan 80.135.558,62-TL tutarlı, ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 26/10/2023 tarih ve E:2018/58, K:2023/4337 sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı üzerine Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozma kararına uyularak istinaf başvurusunun kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu durumda, dayanak işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi nedeniyle dava konusu ödeme emrinde de hukuka uygunluk, aksi yönde verilen Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 26. maddesi uyarınca davacının kanuni temsilcilik yapmış olduğu firmadaki görev süresinden önce ve görev süresinde kullandırılan ve takibe intikal etmiş olan kredilerin tamamından sorumlu olduğu, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca kanuni temsilci olmanın borçtan sorumlu tutulmanın tek şartı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, genel kredi sözleşmelerinde, kredi tahsis ve limit arttırım kararlarında, davalı ile akdedilen protokollerde, yönetim kurulu kararlarında isim ve imzasının bulunmadığı, şirketin borçlanmasında ve borcun ödenmemesinde sorumluluğunun bulunmadığı, görevde olmadığı ve müdahale şansının bulunmadığı dönemden kaynaklanan bir borçtan dolayı kendisinin sorumlu tutulmasının adalet ve hakkaniyetle bağdaşmadığı, kendisinin görevde bulunduğu dönemde şirkete kullandırılan kredilerin firmaya daha sonra kullandırılan bir başka kredi ile kapatıldığı, ödenmeyen kredi borcunun firmaya daha sonra kullandırılan bu krediden kaynaklandığı, yeni kredilerin kullandırıldığı tarihte şirkette görevde olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.