Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/2992 E. 2024/5572 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/2992
Karar No
2024/5572
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2992 Karar No:2024/5572

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Sigorta Fonu (Fon) VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı olan İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan B Blok, ... numaralı bağımsız bölümün satış işleminin muvazaalı olarak gerçekleştirildiğinden bahisle söz konusu satış işleminin geçersiz sayılarak anılan taşınmazın önceki maliki olan ... Yatırım A.Ş. adına tesciline ilişkin Fon Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının gereğinin yerine getirilmesine yönelik tesis edilen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararda; dava dışı ... Yatırım A.Ş.'nin Kaynak Holding bağlantısı ve FETÖ terör örgütü ile irtibatının bulunduğundan bahisle anılan şirkete Mahkeme kararı ile 11/04/2016 tarihinde kayyım atandığı, 19/04/2016 tarihinde yine Mahkeme kararı ile kayyımlık kararının kaldırıldığı, 26/04/2016 tarihinde tekrar kayyım atandığı, 06/06/2016 tarihinde kayyımlık kararının kaldırıldığı, son olarak ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile Ceza Mahkemesi Kanunu'nun 133/1. maddesi uyarınca Fon'un kayyım olarak atandığı, kayyım yönetimindeki ... Yatırım A.Ş. tarafından, Fon'a hitaben yazılan 29/03/2019 tarihli yazı ile, şirket hesaplarına ödeme yapılmaksızın 30 adet taşınmazın şirket ortaklarının akraba, eski şirket ortakları ve yakınlarına devredildiğinin tespit edildiği, bu işlemlerin muvazaalı olduğu, her ne kadar açılan tapu iptali ve tescil davaları derdest olsa da hukuki süreçlerin uzayacağı, hak kayıplarına sebebiyet verilmemesini teminen 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesi kapsamında aralarında davacıya ait bağımsız bölümün de bulunduğu gayrimenkullerin devir işleminin geçersiz sayılması yönünde iş ve işlemlerin tesis edilmesinin talep edildiği, Fon Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile de 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile kıyasen uygulanacağı belirtilen 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesi kapsamında verilen yetkiler çerçevesinde söz konusu taşınmazların devir işlemlerinin geçersiz sayılmasına karar verildiği, bu kararın dava konusu işlemle Sultanbeyli Tapu Müdürlüğü'ne bildirilerek tapu kayıtlarının şirket lehine düzeltilmesinin sağlandığı, Fon tarafından anılan taşınmazların satışa çıkarılması üzerine davacı tarafından, tapunun önceki şirket adına tescil edilmesine ilişkin davaya konu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; her ne kadar davacı tarafından muvazaa söz konusu olmadığı ileri sürülmüşse de ... Yatırım A.Ş.'nin FETÖ terör örgütü ile irtibatının tespit edildiği, 11/04/2016-12/01/2017 tarihleri arasında anılan şirkete 3 kez kayyım atandığı ve 2 kez kayyımlık kararının kaldırıldığı, davacıya satılan dava konusu taşınmazın satış işleminin kayyımlık kararının son kez kaldırıldığı döneme denk geldiği, dava konusu taşınmazın satış bedeline ilişkin şirket kayıtlarında para girişinin bulunmadığı ve davacının taşınmazı rayiç bedelinden aldığına ilişkin olarak dosyaya sunulmuş bir belge de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, ortada muvazaalı bir devir işlemi bulunduğu, bu itibarla, İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan B Blok, ... numaralı bağımsız bölümün davacıya devrine ilişkin söz konusu işlemin TMSF tarafından geçersiz kılınmasına ve durumun Sultanbeyli Tapu Müdürlüğü'ne bildirilerek tapu kayıtlarının şirket lehine düzeltilmesinin sağlanmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 23/05/2024 tarih ve E:2021/5345, K:2024/2354 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; mülkiyet hakkının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile teminat kapsamına alınarak keyfi müdahalelerden korunmak istendiği, üçüncü kişilerin yani devlet, idare, kamu kuruluşlarının, gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyet hakkına haksız olarak el koymaktan, bu hakkın kullanılmasını engellemekten kaçınmak zorunda olduğu, Anayasa'da mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğinin öngörüldüğü, davalı Fon'un dava konusu taşınmazların satış işleminin geçersiz sayılarak tekrar eski malik olan ... A.Ş. adına tescil edilmesine ilişkin işleminin dayanağı olarak gösterdiği 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesinde, mülkiyete ilişkin tescilin tapudan terkin edilebileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı, Medeni Kanuna göre taşınmaz mülkiyetinin kural olarak tescil ile kazanılacağı, bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan yolsuz tescilin ise ancak bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesi için açacağı dava sonucundaki Mahkeme hükmünün kesinleşmesi ile tapudan terkin edilebileceği; davalı Fon tarafından, muvazaalı olduğu iddia edilen satış işleminden dolayı Medeni Kanun hükümleri doğrultusunda adli yargıda tapu iptali ve tescil davası açılabileceği, ancak 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazlarla ilgili tapu kaydının terkini yapılamayacağından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kayyımlık kararının kaldırıldığı dönemde şirket hesaplarına ödeme yapılmaksızın dava konusu taşınmazın satışının gerçekleştiği, dava konusu işlemin Fon'un yetki ve görevleri kapsamında hukuka uygun olarak tesis edildiği, kararda 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasına hiç değinilmediği, 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesinin kıyasen uygulanacağının hükme bağlandığı, kıyasen uygulamalarda açık hüküm aranmayacağı, dava konusu satışın 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde yapılan çok sayıdaki muvazaalı işlemden biri olduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 4721 sayılı Medeni Kanuna nazaran özel nitelikte bir kanun olduğundan uyuşmazlıkta Bankacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, Fon'un kararlarının Anayasa'ya aykırı olmadığı ve mülkiyet hakkını ihlal etmediği, bilakis Fon'un kayyımı olduğu şirketin mülkiyet haklarını korumaya yönelik işlemler tesis ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/2992, K. 2024/5572, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-2992-e-2024-5572-k-46cc7dc8fbe0