Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/2413 E. 2024/3859 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/2413
- Karar No
- 2024/3859
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2413 Karar No:2024/3859 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... Akaryakıt Taşımacılık Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 07/12/2012 tarihinde yapılan denetimde, bağlı dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL; dağıtıcısının izni olmadan istasyon otomasyon sistemine müdahale edildiğinden bahisle de 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 67.962,00-TL olmak üzere toplam 137.962,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının akaryakıt tankına yakıt aktarmakta olan aracın bağlı olduğu dağıtıcının aracı olmadığı açık ise de, araçtan ve tanktan alınan numunelerin davacının iddiasını doğrulayabilecek şekilde marker cihazında geçerli sonuç aldığı, buna rağmen davalı idare tarafından 2 no'lu tanka aktarılan ve araçta bulunan yakıt numunelerinin olaya konu olmayan istasyondaki diğer tanktan numune alınıp karşılaştırılmadığı, teknik servis yetkilisinin otomasyon cihazını tamir etmesini müteakip 1, 3 ve 4 no'lu tanklara bir ekleme yapılmadığı belirtilmesine rağmen, 1 no'lu tankta bir eksikliğin olup olmadığı şayet var ise 2 no'lu tanka eklenen ve araçta kalan yakıtın toplamının 1 no'lu tanktan eksilen yakıtla tutarlılığının incelenmediği ve dolayısıyla yeterli incelemenin yapılmadığı, öte yandan, davacının ifadesinde akaryakıtı otomasyonu bozuk olan 1 no'lu tanktan 2 no'lu tanka aktardığının yer aldığı, her ne kadar davalı idare davacının iddia ettiği gibi 3 gün öncesinde herhangi bir arıza bildirimi gözükmediğini tespit etmişse de, dosyadaki belgelerden olay günü öncesinde 3 gün boyunca 1 no'lu tanka bağlı pompaların kullanılmadığının anlaşıldığı ve dolayısıyla bu tanktan herhangi bir satış yapılmadığı, ifade tutanağında ve belgelerde arızalı tankın 1 no'lu tank olduğu belirtilmesine rağmen davalı idarenin hazırladığı Soruşturma Raporu'nda arızalı tank olarak 2 no'lu tankın ele alındığı ve bu nedenle otomasyon sistemi çalışan bir tankın sisteminde oynanarak yakıt ikmal edildiği gerekçesi ile otomasyon sistemine müdahale edildiğinin ileri sürüldüğü ve otomasyon sistemi çalışan bir tankı çalışmayan olarak değerlendirerek yanlış bir tespitte bulunulduğundan dava konusu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı; Öte yandan, davalı idare tarafından bağlı dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali nedeni ile verilen idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya koyulmadığı, ayrıca bu konuya herhangi bir açıklama da getirilmediği göz önünde bulundurulduğunda, herhangi bir kriter gözetilmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu kararda bu yönden de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 24/01/2024 tarih ve E:2019/1510, K:2024/370 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Dava konusu Kurul kararının, davacı şirkete "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal ettiğinden" bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi yönünden; 5015 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen hükmünün; bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı dışında başka bir dağıtıcıdan ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmamasına yönelik yükümlülüğe ilişkin olmadığı, bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle uygulanacak ceza maddesine ve miktarına yönelik olduğu, söz konusu yükümlülüğe aykırı davranan bayiler hakkında Kurumca ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu; bu itibarla, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmeme yükümlülüğüne ilişkin olarak, Anayasa Mahkemesi'nce bu yükümlülüğün hukuka aykırı olduğundan bahisle verilmiş bir iptal kararı bulunmadığından, belirtilen yükümlülüğe riayet etmeyen bayilere, bu ihlal nedeniyle verilecek cezayı özel olarak ayrıca düzenleyen kanun maddesinin iptali nedeniyle oluşan hukuki durum dikkate alındığında, Kanun'un 19. maddesinde özel olarak sayılmayan ihlaller nedeniyle uygulanacak cezaları düzenleyen aynı maddenin yedinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu kısmında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu Kurul kararının, davacı şirkete "dağıtıcısının izni olmadan istasyon otomasyon sistemine müdahale ettiğinden" bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi yönünden; 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının ihlali halinde, sorumlulara verilecek idari para cezasını düzenleyen anılan Kanun'un 19. maddesinin, fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan halinde sorumlulara 339.814,00-TL idari para cezası verileceğinin anlaşıldığı; 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle getirilen değişiklikten sonra anılan fiili işleyenlere Kanun'un 19/7 maddesi uyarınca 1.500,00-TL'den 70.000,00-TL'ye kadar idari para cezası verileceğinin belirtildiği; 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle anılan maddede yapılan düzenlenmeden sonra ise, isnat edilen fiil nedeniyle sorumlulara 110.000,00-TL'den az olmamak ve 550.000,00-TL'yi geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde sekizi oranında idari para cezası verileceğinin belirtildiği görülmüş olup; Uyuşmazlıkta birden fazla Kanun hükmünün uygulanma durumu olduğu anlaşıldığından, belirtilen Kanun hükümlerinden hangisinin daha lehe olduğu konusunda değerlendirme yapılması gerektiği; Bu noktada, anılan maddede yapılan düzenlemelerden hangisinin davacı yönünden daha lehe hüküm teşkil ettiği yönündeki değerlendirmede, maddede öngörülen ceza miktarları karşılaştırıldığında 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle düzenlenen anılan madde hükümlerinin davacı için daha lehe nitelikte olduğu; bu itibarla da, 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle düzenlenen ve 11/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren şekliyle 19. maddede isnat edilen fiil nedeniyle anılan maddenin yedinci fıkrası uyarınca 1.500,00-TL'den 70.000,00-TL'ye kadar idari para cezası verilebileceği görüldüğünden, lehe olan kanun hükmünün geriye yürümesi ilkesi çerçevesinde, davacıya "4. maddenin birinci ve ikinci fıkrasının ihlali" nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu kısmında ise hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın; dava konusu Kurul kararının, davacı şirkete "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal ettiğinden" bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi yönünden kaldırılmasına; 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın bu kısım yönünden reddine; istinaf başvurusunun dava konusu Kurul kararının, davacı şirkete "dağıtıcısının izni olmadan istasyon otomasyon sistemine müdahale etmek" fiiline ilişkin kısmı yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, enerji piyasalarında cezanın caydırıcılığının sağlanması amacıyla herkese karşı adil ve eşit olmak için Kurul tarafından takdir yetkisinin üst sınırdan kullanıldığı, petrol piyasasını düzenlemeye yönelik olan söz konusu idari para cezalarının, uyarı fonksiyonu gözetilerek ihdas edildiği, davacı şirkete isnat olunan fiillerin sabit olduğu, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, dağıtıcısı dışında herhangi bir bayiden akaryakıt ikmali yapılmadığı, hukuka aykırı piyasa faaliyeti iddiasının ne soruşturma aşamasında ne de yargılama aşamasında davalı idarece ispat edilemediği, idari para cezasının üst sınırdan uygulanmasını gerektiren sebeplerin açıklanmadığı, idari soruşturmanın hatalı bir şekilde yürütülerek davacının iddialarının davalı idarece değerlendirmeye alınmadığı, kararın iptale ilişkin kısmına sonucu itibarıyla katıldıkları, kararın gerekçesinin eksik olduğu, idari para cezasının zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının, dava konusu Kurul kararının davacı şirkete "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal ettiğinden" bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi yönünden kaldırılması ve bu kısım yönünden davanın reddi; istinaf başvurusunun dava konusu Kurul kararının davacı şirkete "dağıtıcısının izni olmadan istasyon otomasyon sistemine müdahale etmek" fiiline ilişkin kısmı yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya ve davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.