Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/1487 E. 2024/4920 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/1487
Karar No
2024/4920
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1487 Karar No:2024/4920

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... İletim A.Ş. (...) Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) :... Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan indirim teşvikinin, sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedellerine uygulanacağına yönelik... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı kapsamında davacı şirkete Beypazarı tesisinin Şubat 2011-Ocak 2015 dönemindeki tüketim yönlü iletim sistemi kullanımı için hesaplanan 2.636.658,15-TL'nin ödenmesi gerektiğine ilişkin TEİAŞ Genel Müdürlüğü Tarife ve Müşteri Hizmetleri Dairesi Başkanlığının... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; iletim sistemi kullanıcısı olan davacı ile davalı idare arasında, davacıya ait tesislerin, iletim sistemini kullanmasına ilişkin hüküm ve şartları içeren sistem kullanım anlaşmasının imzalandığı, davacıya ait Beypazarı tesisinin Şubat 2011–Ocak 2015 dönemlerindeki iletim sistemi kullanımına istinaden, davalı idarece düzenlenen üretim ve tüketim yönlü iletim bedeli faturalarının sistem kullanım bedeli kalemlerinde %50 teşvik indirimi uygulaması yapıldığı,... tarih ve ... sayılı Kurul kararı üzerine üretim tesisleri için 17/09/2020 tarihi itibarıyla düzenlenen iletim bedeli faturalarında sadece üretim yönlü sistem kullanım bedellerinde teşvik uygulandığı, davalı idarece geçmiş dönemlerde tüketim yönlü olarak uygulanan teşvik nedeniyle davacı şirkete ait Beypazarı tesisinin Şubat 2011-Ocak 2015 dönemlerindeki tüketim yönlü iletim sistemi kullanımı tutarlarının iadesine ilişkin işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; Dava konusu uyuşmazlığın, teşvik mekanizmasından üretim tesislerinin tüketim yönlü iletim sistemi kullanımı için yararlanmaması gerekirken, bu hususu somutlaştıran ... sayılı Kurul kararına kadar geçen sürede elde edilen kazanımların geri alınıp alınamayacağından kaynaklandığı; İdarelerce, hukuka uygun olan ve müktesep hak teşkil eden ferdi tasarruflar ile hukuka aykırı da olsa müesses durum doğuran ve dava müddeti geçmiş bulunan muamelelerin geri alınamayacağı, yani makable şamil olarak iptal veya kısmen tadil, tağyir, tashih ve ıslah edilemeyeceği; Hukuka aykırı işlemlerinin ilgilileri lehine subjektif birtakım hak veya kazanımlar sağladığı her durumda bu işlemlerin dava açma süresi geçtikten sonra (veya dava açılmış ise davanın karara bağlanmasına kadar geçecek süreden sonra) geri alınamazlığının mutlak bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı hususunda ise, öğretide, bu işlemlerin "hak yaratıcı nitelikte" olup olmamalarına göre bir ayrıma gidildiği, (GÖZLER Kemal, İdare Hukuku, s. 1237 vd., TAN Turgut, İdari İşlemin Geri Alınması, s. 74 vd.) bu anlamda genel olarak yok hükmünde olan işlemlerin, hileyle yapılmış işlemlerin, açık hataya dayalı tesis edilen işlemler ile gerçek anlamda bir hak doğurmaya elverişli olmayan negatif işlemlerin, geçici işlemlerin, tespit edici işlemler gibi işlemlerin idarece her zaman geri alınabileceği, hak doğurucu nitelikteki hukuka aykırı işlemlerin ise dava açma süresi içerisinde veyahut söz konusu işleme dava açılmış ise karar verilene kadar geri alınabileceğinin kabul edilmesi gerektiği; Hatalı idari işlemlerin geri alınmasına ilişkin Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararlarının Devlet memurlarının intibak ve terfi işlemlerine özgü olarak alındığı görülmekle birlikte, esasında söz konusu kararlarda belirtilen ilkelerin genel ilkeler olduğu, hukuka aykırı idari işlemlere dayalı olarak elde edilen kazanımların geri alınıp alınamayacağına ilişkin bu ilke ve yaklaşımların her somut olayın özelliği de dikkate alınmak suretiyle tatbik sahası bulabileceğinin açık olduğu; Bu kapsamda, uyuşmazlığın ilgilisinin hilesi veya gerçek dışı beyanı ve/veya idareyi aldatması sonucu tesis edilip edilmediği noktasına hasredilmesi gerektiği, bu yönden yapılacak değerlendirmede, davacı şirketin üretim tesislerinin tüketim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden hesaplanan indirim teşvikinden, hilesi veya idareyi yanıltıcı nitelikteki yanlış beyanları sonucu yararlanmadığının anlaşıldığı, bilakis, üretim tesislerinin üretim ve tüketim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden indirim teşvikinin TEİAŞ tarafından 26/07/2008 tarihinden bu yana uygulanageldiği; Uyuşmazlıkta, idarenin açık hatası ile işlem tesis edilmiş olması ihtimali söz konusu olabilir ise de açık hatanın varlığının yoruma ihtiyaç olmayacak kadar açık bir mevzuat hükmüne aykırılık ve/veya herhangi bir ek inceleme ve araştırma yapılmaksızın hukuka aykırı olduğu belirlenen işlemler ya da ilgilisinin dahi fark edebileceği nitelikte açık hukuka aykırılıklar durumunda kabul edilebileceği, somut olay safahatı göz önüne alındığında, teşvik indiriminin başlangıcından 12 yıl sonra 9548 sayılı Kurul kararıyla uygulamanın nasıl olması gerektiği netleştirildiğinden, işlemin açık hataya dayalı olarak tesis edildiğinin de kabul edilemez olduğu; Bu itibarla, idari işlemlerin geriye yürütülmezliği kapsamında davacı şirketin açık bir hilesi ya da hatası bulunmaması yanında ve 6446 sayılı Kanun'da açıkça bir kısıtlama getirilmemiş olması karşısında, davacı şirketin yararlandırıldığı teşvik ödemelerinin geçmişe dönük olarak tahsil edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, usul yönünden, dava konusu işlemin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak tesis edildiği dikkate alındığında işbu davanın adli yargıda görülmesi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, tüketim yönünde iletim sistem kullanım bedellerine uygulanan teşvik indiriminin 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesine aykırı olduğu, teşvik indiriminden her iki yönlü yararlanan üretim lisanslı tesisler için 9548 sayılı Kurul kararına istinaden sadece üretim yönlü sistem kullanım bedellerinde teşvik uygulanmaya başlandığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idarenin usule ilişkin itirazı geçerli görülmemiştir. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2024 tarihinde kesin olarak esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY: ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan teşvik indiriminin üretim tesislerinin üretim yönlü iletim sistemi kullanımıyla sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla, 31/12/2015 tarihine kadar ilk defa işletmeye girecek üretim lisansı sahibi tüzel kişilere, fıkradaki sayılan teşviklerin sağlanacağı, bu sürenin beş yıla kadar uzatılmasına Cumhurbaşkanının yetkili olduğu; aynı fıkranın (a) bendinde, üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılacağı kurala bağlanmıştır. Söz konusu maddede, elektriğin üretildiği tesisler olan üretim tesislerinden lisanslı olarak üretim yapan tesislere işletmeye giriş tarihlerinden itibaren 5 yıl süreyle iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik uygulanacağı düzenlenmiştir. Teşvik indiriminin uygulanacağı 5 yıllık süre 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/12/2015 tarih ve 2015/8317 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar'ın 2. maddesiyle 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Yukarıda aktarılan kuralda, üretim tesislerine iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik indiriminin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu kapsamda, üretim tesislerinin elektrik üretimi yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu iç tüketim üretim aşamasının bir unsuru olduğundan sadece üretim için gerekli olan iç tüketimin de maddede belirtilen teşvik indiriminden yararlanması gerekmektedir. Zira bahse konu iç tüketim, arz güvenliği ve sürekliliğini sağlamak amacıyla elektrik üretimi için zorunludur. Öte yandan, söz konusu iç tüketim üretim tesislerinin üretim amacı dışında diğer ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir tüketim değildir. Aksine iç tüketim, üretim lisansı sahibi şirketlerin elektrik üretimi yapabilmek, emre amade kapasiteyi sağlayabilmek veya bakım/arıza dönemlerinde zorunlu nedenlerle şebekeden ihtiyaç duyduğu elektriği çekebilmek amacına matuf bir tüketimdir. Kaldı ki, mülga 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, üretim tesisleri teşvik mekanizmasından üretim ya da tüketim yönlü herhangi bir ayrım yapılmadan 26/07/2008 tarihinden itibaren yararlanmaktadır. Kanun koyucu, üretim tesislerinin teşvik indiriminden yararlanabileceğini belirtmekle yetinmiş, elektrik üretimi için gerekli olan iç tüketimi teşvik mekanizmasından yararlanmanın bir istisnası olarak düzenlememiştir. 6446 sayılı Kanun'un amacının üretimi teşvik etmek olduğu ve uygulamaya üretim/tüketim yönlü ayrımı yapılmadan süreklilik kazandırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, 9548 sayılı Kurul kararı ile teşvik sistemi kanuna aykırı olarak değiştirilmiş ve kanun ile tanınan bir hak idari bir işlem olan Kurul kararıyla daraltılmıştır. Ayrıca, söz konusu teşvik uygulaması yaklaşık 12 yıldır uygulanmakta iken bu uygulamanın değiştirilmesi gerekliliğine ilişkin de haklı ve hukuki bir gerekçede ortaya koyulamamıştır. Bu durum, "Hukuki Güvenlik İlkesi"ne de aykırılık oluşturmaktadır. Bu itibarla, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile verilen hakkı, teşvik indiriminin kapsamı dolayısıyla daraltan hukuka aykırı ... sayılı Kurul kararına dayanılarak tesis edilen dava konusu uygulama işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile gerekçe yönünden karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/1487, K. 2024/4920, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-1487-e-2024-4920-k-7962687e8a60