Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2023/3762 E. 2024/2501 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2023/3762
- Karar No
- 2024/2501
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3762 Karar No:2024/2501 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Eğitim Organizasyon Elektronik Otomasyon Pazarlama Sanayi Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Sulama Birliği'nce ... tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "Kanal Temizlik Bakım Onarım Su Takip Hizmetleri (Personel ve Araç Çalıştırılması) Hizmeti Alımı" ihalesine yönelik olarak davacı tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin 17/05/2023 tarih ve 2023/UH.I-768 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı tarafından "birim fiyat teklif cetvelinin 2 ve 6 sıra nolu iş kalemlerinde"Hafta Tatili Çalışması ilave 1 yevmiye" şeklinde düzenleme yapıldığı, ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 46. maddesinin ikinci fıkrası ve Yargıtay kararlarına göre pazar günü çalışması için verilecek ek ücretin fazla çalışma sayılarak %50 zamlı olarak ödenmesi gerektiği, tekliflerinin pazar günleri çalışmalarına ait yevmiyelerin %50 fazlası olarak bir ek ücret dahi verilmesi koşulunu sağladığı, ihale komisyonu tarafından aşırı düşük teklif sorgulamasına tabi tutulan diğer isteklilerin verdiği işçilik tekliflerinin asgari işçilik maliyet tutarını karşılamadığı, dolayısıyla işbu ihaleye verilen tekliflerin ihale komisyonu tarafından aşırı düşük fiyat sorgulaması yapılmasına gerek olmadığı ve bu firmalara ait teklif fiyatlarının asgari işçilik maliyetlerini karşılamadığı için tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği" iddiasıyla itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğu görülmüş ise de, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 46. maddesinde, çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretinin tam olarak ödeneceğinin kurala bağlandığı, anılan maddede işçilik ücretinin %50 artırımlı olarak ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, artırımlı olarak ödenecek ücrete ilişkin düzenlemenin haftalık 45 saati aşan çalışmaları kapsayan ve 4857 sayılı Kanun'un 41. maddesinde düzenlenen fazla çalışmaya ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusu ihalede davacı ve teklifi değerlendirmeye alınan diğer firmaların birim fiyat teklif cetveli incelendiğinde, teklifler arasındaki farkın birim fiyat teklif cetvelinin (2) ve (6) numaralı sıralarında belirtilen "hafta tatili çalışması"na ilişkin iş kaleminden kaynaklandığı, aynı cetvelde 4857 sayılı Kanunda %50 artırımlı olarak ödeneceği öngörülen "Fazla çalışma süresi"ne ilişkin iş kalemine yönelik tekliflerin, özellikle ihale üzerine kalan şirket ile davacı şirket arasındaki farkın, birbirlerine çok yakın olduğu, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalesi niteliğindeki uyuşmazlık konusu ihaleye katılan şirketlerin Kamu İhale Genel Tebliği'nin 79.3.3. maddesi gereğince Kamu İhale Kurumu'nca hazırlanan “İşçilik Hesaplama Modülü” üzerinden asgari işçilik maliyetini hesaplamalarının zorunlu olduğu, idare tarafından bu modül kullanılarak yapılan hesaplama neticesinde asgari işçilik maliyetinin 9.361.715,92-TL olarak hesaplandığı ve bu tutarın ihale üzerinde kalan şirketin verdiği ekonomik açıdan en avantajlı teklif olan 9.386.695,92-TL'nin altında olduğu, ihaleye konu Teknik Şartname'de de hafta tatili çalışmasına ilişkin ödenecek ücretin artırılarak ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece hafta tatilinde çalışılması durumunda bu çalışmanın fazla çalışma olarak kabulüyle birlikte fazla çalışma ücretinin ne şekilde ödeneceğinin tespitinin gerektiği, kanunda öngörülen yüzde elli fazlasıyla ödeme kuralının nispi emredici bir nitelik taşıdığı, tarafların bunun altında bir oran belirlemeleri mümkün değilse de, sözleşmelerle daha yüksek bir oran belirlemelerinin olanaklı olduğu, bu konuda Yargıtay'ın emsal kararlarının bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 03/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.