Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2023/2261 E. 2023/5247 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2023/2261
- Karar No
- 2023/5247
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2261 Karar No:2023/5247 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:.... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: "... Mahallesi, ... Caddesi, No:... .../..." adresinde market olarak işletilen işyerinde alkollü içki satışı yapmak için Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na ibraz edilmek üzere 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nda öngörülen asgari mesafe koşulunu taşıyıp taşımadığından bahisle "Açık Alkollü İçki Satış Belgesi"ne esas asgari mesafe uygunluk belgesi verilmesi için yapılan başvuru üzerine davalı idare tarafından düzenlenen ...tarihli mesafe ölçüm tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı şirketin, işyerinde alkollü içki satışı yapmak için Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na ibraz etmek üzere davalı idareye mesafe ölçüm tutanağı başvurusunda bulunulduğu, davalı idare tarafından yapılan ölçümde işyerinin en yakın ibadethaneye mesafesinin 98,60 metre olarak ölçüldüğü, davacı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine tekrar yapılan ölçümde de aynı uzaklığın bulunduğunun idarece tespit edildiği; Mahkemelerince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda alınan uzman bilirkişi raporunda özetle; kapıdan-kapıya ve en yakın yaya yürüme güzergâhı esas alınarak yapılan ölçmeler neticesinde; dava konusu işyerinin kullanıma açık olan giriş kapısı ile en yakın dini tesis dış cephe girişi arasındaki mesafesinin 107,10 metre olduğu, işyerinin projesinde/yerinde mevcut olup keşif tarihi itibarıyla kaynaklı-presli olarak kullanım dışı olan giriş kapısı ile dini tesis dış bahçe girişi arasındaki mesafenin 105,70 metre olduğu görüş ve kanaatine yer verildiği, Bu durumda, dava konusu işyerinin mevzuata göre yapılan ölçümde kullanıma açık olan giriş kapısı ile en yakın dini tesis dış cephe girişi arasındaki mesafesinin 107,10 metre olduğu, işyerinin projesinde mevcut olup keşif tarihi itibarıyla kaynaklı-presli olarak kullanım dışı olan giriş kapısı ile dini tesis dış bahçe girişi arasındaki mesafenin 105,70 metre olduğu anlaşıldığından, dava konusu mesafe ölçüm tutanağının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir . TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından,hükme esas alınan bilirkişi raporunun son sayfasının (b) bendinde, işyerinin kullanıma açık olan giriş kapısı ile dini tesis bahçesinde yer alan ibadethane-WC girişi arasındaki mesafenin 98,40 metre, işyerinin projesinde mevcut olup keşif anı itibarıyla kaynaklı pres olarak kullanım dışı olan giriş kapısı ile dini tesis bahçesinde yer alan ibadethane- WC girişi arasındaki mesafenin 97,00 metre olarak mesafe şartını sağlamadığı ibaresi yer almasına karşın Mahkemenin bilirkişinin bu tespitini neden kabul etmediğini kararında karşılamadığı, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmeliğin 34. maddesinde en yakın mesafenin esas alınacağının düzenlendiği, kanun koyucunun niyetinin alkollü içki satışı yapılan iş yerlerinin eğitim kurumu ve ibadethanelere mümkün olduğunca uzak mesafede olması olduğu, bilirkişi raporundaki fotoğraflardan da açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu WC'nin caminin bahçesinde olduğu, bu durumda da alkollü içki satışı yapılacak dükkana en yakın mesafede olan kısmın bu kısım olduğu dolayısıyla istenilen mesafe koşulunun sağlanmadığı, kanun koyucunun iradesini yok sayarak en yakın kapı mesafesinin değil de diğer bahçe kapısının mesafesinin dikkate alınamayacağı ileri sürülmektedir KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 05/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.