Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2022/2890 E. 2024/1471 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2022/2890
- Karar No
- 2024/1471
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2890 Karar No:2024/1471 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Uluslararası Nakliyat İnşaat Petrol Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirket tarafından, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 208.865,36-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete ait tesisin 01/09/2019-31/12/2019 tarihlerini kapsayan otomasyon sistemi verilerinin incelenmesi neticesinde, bu tarihlerde 35.458,35 litre motorin dolumu yapıldığı, aynı tarih aralığında dağıtıcı faturalarına göre bayiye 27.256 litre motorin satışı gerçekleştirildiği ve 19.914 litresinin dolum olduğu, ayrıca 01/01/2020-23/01/2020 tarihlerini kapsayan otomasyon sistemi verileri incelendiğinde ise, 47.242,95 motorin dolumu yapıldığı ve 27.924,38 litre satış yapıldığı, aynı tarih aralığında dağıtıcı faturalarına göre bayiye 23.501 litre motorin satışı gerçekleştirildiği ve 27.760,05 litre dolum olduğu, Ocak 2020 dönemi için aradaki farkın 13/01/2020 tarihli 3 nolu motorin tankına 16.392,4 litrelik dolum yapıldığı şeklindeki veri girişi gibi benzer veriden kaynaklı olduğu değerlendirildiği, bu itibarla, 01/09/2019-31/12/2019 tarihlerini ve 01/01/2020-23/01/2020 tarihlerini kapsayan otomasyon verilerinde davacı şirketin dağıtıcı fatura miktarlarından fazla yakıt ikmalinin yapıldığı hususunun sabit olduğu, böylelikle davacı şirketin bayisi olduğu dağıtıcı haricinde akaryakıt ikmal etme fiilini işlediği anlaşıldığından 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 208.865,36-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, yürütülen soruşturma kapsamında savunma istem yazısının taraflarına ulaşmadığı, savunma hakkının engellendiği iddiasına ilişkin olarak; davalı idare tarafından sunulan tebliğ mazbatasında 14/07/2020 tarihinde Ş.Ç.'ye savunma isteme yazsının tebliğ edildiğinin görüldüğü, konuyla ilgili olarak Mahkemelerinin 25/02/2021 tarihli ara kararı ile anılan şahsın şirket bünyesinde çalışıp çalışmadığının Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan sorulduğu ve bu ara kararına verilen cevabî yazıdan Ş.Ç.'nin davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 28/12/2019 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı ve tebliğin yapıldığı 14/07/2020 tarihinde de çalıştığı görüldüğünden davacının bu iddiası yerinde görülmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; bayilik lisansı sahibi davacı şirket hakkında dağıtıcısının aykırılık bildirimi üzerine davacı şirkete ait "..." adresinde kurulu tesiste 20/01/2020 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, bildirilen aykırılıkla ilgili olarak 09/09/2019-17/10/2019 tarihleri arası için otomasyon sistemi üzerinde yapılan incelemede kurulu otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt satışı veya dolumu yapıldığının tespit edilmesi üzerine 05/06/2020 tarih ve 23508 sayılı Başkanlık Oluru ile doğrudan soruşturma açılmasına karar verildiği, konuyla ilgili Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı yazıyla davacıdan savunmasının istenildiği, savunma isteme yazısının davacı şirketin bilinen adresine tebligata çıkarıldığı, 14/07/2020 tarihli tebliğ mazbatasına "Evrak, adreste yetkili Ş.Ç. imzasına tebliğ edildi." kaydının düşüldüğü, davalı idarece, "davacı şirket adresine usulüne uygun şekilde tebligat yapılmasına karşın yasal süresi içerisinde yazılı savunma dilekçesi verilmediği" kabul edilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, davacı tarafından dava dilekçesinde savunma isteme yazısının kendilerine tebliğ edilmediği, savunma haklarının ihlal edildiğinin ileri sürülmesi nedeniyle İdare Mahkemesi'nin 25/02/2021 tarihli ara kararıyla davalı idareden ve Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan Ş.Ç.'nin davacı şirket çalışanı olup olmadığını ortaya koyan bilgi ve belgelerin istenildiği, ara kararına verilen cevaplardan, Ş.Ç.'nin davacı şirkete sigorta girişinin 28/12/2019 tarihinde akaryakıt satış elemanı (pompacı) olarak yapıldığı, savunma istem yazısına ilişkin tebligatın yapıldığı 14/07/2020 tarihinde de davacı şirket nezdindeki SGK kaydının devam ettiği, davacı şirketin yönetici ve ortaklarının ise H.U. ve A.U. olduğunun anlaşıldığı; Somut olayda davacı şirkete yönelik savunma istem yazısına ilişkin tebligatın davacı şirketi temsile yetkili kişilerden birine yapılmadığı, Ş.Ç. imzasına yapılan tebligatta "yetkili" ibaresi yer almakta ise de anılan kişinin davacı şirkette akaryakıt satış elemanı olarak çalıştığı, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'te ifade edilen "tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi" olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca davacı şirketin yetkilisinin iş yerinde bulunmadığı veya tebligatı alacak durumda olmadığına ilişkin herhangi bir kayıt düşülmeden şirket çalışanı Ş.Ç. imzasına yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmış bir tebligat olarak kabul edilemeyeceği, bu itibarla, dava konusu Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma istem yazısının tebliğ edilmesinin gerektiği, memur veya müstahdemlere yapılacak tebligatlarda 7201 sayılı Kanun'un 20. maddesinin açık hükmü uyarınca tebligatın muhatabın iş yerinde bulunamaması nedeniyle bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğu, davalı idarece savunma isteme yazısının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmediği ve tebligat işlemlerinin usulüne uygun olarak yaptırılmamasının da savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, harçtan muaf olan Kurum aleyhine harca hükmedilemeyeceği, savunma isteme yazısının davacı şirketin Kurum kayıtlarında yer alan adresinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.