Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2022/2252 E. 2023/3200 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/2252
Karar No
2023/3200
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2252 Karar No:2023/3200 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kemer Belediye Başkanlığı'nca 03/11/2021 tarihinde açık ihale usûlü ile gerçekleştirilen "Motorin (Diğer) Alımı" ihalesine yönelik davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun süre ve şekil yönünden reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 55. maddesinde, idarenin şikâyet başvurusu üzerine gerekli incelemeyi yaparak on gün içinde gerekçeli bir karar alacağı, belirtilen süre içinde bir karar alınmaması durumunda başvuru sahibi tarafından karar verme süresinin bitimini izleyen on gün içinde Kurum'a itirazen şikâyet başvurusunda bulunulabileceği kuralına yer verildiği; Davacı tarafından, geçici teminatın gelir kaydedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kemer Belediye Başkanlığı işlemine karşı 14/12/2021 tarihinde idareye şikâyet başvurusunda bulunulduğu, fakat idare tarafından 10 günlük cevap verme süresi içinde söz konusu başvuru ile ilgili olarak herhangi bir karar alınmadığı, 14/12/2021 tarihli dilekçeye ilişkin olarak idare tarafından 10 gün içinde gerekçeli bir karar alınmaması üzerine 10 günlük karar süresinin bitimi olan 24/12/2021 tarihini takip eden 10 gün içinde (en son 03/01/2022 tarihi mesai bitimine kadar) Kurum nezdinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulması gerekmekte iken, davacının itirazen şikâyet dilekçesinin 10/01/2022 tarihinde Kurum kayıtlarına alındığı, diğer bir ifade ile 03/01/2022 tarihi mesai bitimine kadar usûlüne uygun bir şekilde Kurum'a itirazen şikâyet dilekçesinin sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu ihalenin uhdesinde kaldığı, sözleşmeye davet yazısı üzerine 4734 sayılı Kanun'un 10/4. maddesinde belirtilen durumlarda olmadığına ilişkin belgeleri idareye sunduğu, ihale tarihi itibarıyla kesinleşmiş vergi borcu bulunmasının doğrudan ihale şartnamesine ve yasaya aykırılık oluşturmadığı, ihalenin iptalini ya da geçici teminatın gelir kaydedilmesini gerektirmediği, geçici teminatın gelir kaydedilmesi işlemine karşı 14/12/2021 tarihli dilekçe ile idareye şikâyet başvurusunda bulunduğu, idarece başvurusu hakkında herhangi bir cevap verilmediği, bunun üzerine Kurum'a itirazen şikâyet başvurusunda bulunarak geçici teminatının iadesine karar verilmesini talep ettiği, Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca devletin işlemlerinde bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve süreleri belirtmesinin zorunlu olduğu hâlde geçici teminatın gelir kaydedilmesi işleminde hangi kanun yolları ve mercilere başvurulabileceğinin ve sürelerinin belirtilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Kurul kararında belirtilen gerekçelerle istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 21/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye, işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nda ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabileceklerin, Kanun'da belirtilen şekil ve usûl kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabileceği, itirazen şikâyet başvurularında başvuru süresinin, şikâyet başvuruları üzerine verilen kararların bildirimini izleyen tarihten veya on günlük cevap verme süresi içinde idare tarafından bir karar alınmaması durumunda bu sürenin bitimini izleyen tarihten itibaren on gün olduğu kurala bağlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarında usûl kurallarının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tâbi olabildiği, mahkemelerin söz konusu kısıtlamaları yorumlarken hakkın özünü ortadan kaldıracak, kişinin mahkemeye erişimini engelleyecek aşırı şekilcilikten kaçınması gerektiği gibi kanunla öngörülmüş olan usûl şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten de kaçınması gerektiği, mahkemeye erişim hakkının sınırlanmasına ilişkin süre kurallarının yorumunda hukuki güvenlik ve istikrar ilkesi ile mahkemeye erişim hakkı arasındaki hassas dengenin gözetilmesi gerektiği belirtilmektedir (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararı, Anayasa Mahkemesi'nin, Ayşe Yıldırım, B. No: 2014/5, 25/10/2017, §§ 54, 55; Mustafa Berberoğlu, B. No: 2015/3324, § 49; Yaşar Çoban, B. No: 2014/6673, § 66). Bu durumda, bir idari işlemde bu işleme karşı başvurulacak yargı yeri veya idarî makamlar ile başvuru sürelerinin gösterilmemesinin tüm sonuçlarının ilgili kişinin üzerine bırakılmasının adil olmayacağı açıktır. Bir idari işlemde, bu işleme karşı başvurulacak yargı yeri veya idarî makamlar ile başvuru sürelerinin gösterilmemesi durumunda, başvurulara ilişkin süreler hesaplanıırken, başvuru haklarının suistimaline neden olmayacak şekilde makûl bir süre içinde söz konusu işleme karşı başvuru yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi germektedir. Dosyanın incelenmesinden, Kemer Belediye Başkanlığı'nca 03/11/2021 tarihinde açık ihale usûlü ile gerçekleştirilen "Motorin (Diğer) Alımı" ihalesinin davacı şirketin üzerinde bırakıldığı, ancak davacı şirketin ihale tarihi itibarıyla kesinleşmiş vergi borcu bulunduğundan bahisle … tarih ve … sayılı işlemle geçici teminatının gelir kaydedilmesine karar verildiği, anılan işlemde bu işleme karşı hangi kanun yolları ve mercilere başvurulabileceğinin ve başvuru sürelerinin belirtilmediği, davacı şirketin geçici teminatının gelir kaydedilmesi hususuna karşı 14/12/2021 tarihinde idareye şikâyet başvurusunda bulunduğu, fakat idare tarafından on günlük cevap verme süresi içinde söz konusu başvuru ile ilgili olarak herhangi bir karar alınmadığı, 10/01/2022 tarihinde Kamu İhale Kurumu kayıtlarına giren dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulması üzerine, "14/12/2021 tarihli dilekçeye ilişkin idare tarafından on gün içinde gerekçeli bir karar alınmaması üzerine on günlük karar süresinin bitimi olan 24/12/2021 tarihini takip eden on gün içinde, 03/01/2022 tarihi mesai bitimine kadar, Kurum nezdinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulması gerekirken 10/01/2022 tarihinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu ve itirazen şikâyette bulunanlarca yatırılması zorunlu olan başvuru bedelinin yatırılmadığı"ndan bahisle … tarih ve … sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararı ile itirazen şikâyet başvurusunun süre ve şekil yönünden reddine karar verildiği görülmüştür. Olayda, uyuşmazlığa konu ihalede geçici teminatın gelir kaydedilmesi işleminde bu işleme karşı başvurulacak yargı yeri veya idarî makamlar ile başvuru süreleri gösterilmediği hâlde geçici teminatın gelir kaydedilmesi nedeniyle işbu ihaleye yönelik yapılacak itirazen şikâyet başvurusunun mevzuat gereği en geç 03/01/2022 tarihi mesai bitimine kadar yapılması gerekirken 10/01/2022 tarihinde yapıldığından bahisle itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği, davacı şirket tarafından ise, başvuru hakkının suistimaline ve ivedi olarak sonuçlandırılması beklenen ihale süreçlerinin sürüncemede kalmasına neden olmayacak makûl bir süre içinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı şirketin itirazen şikâyet başvurusunun süresi içerisinde olması nedeniyle zorunlu başvuru bedelinin yatırılmamasına ilişkin şekil eksikliğinin giderilebilir nitelikte olduğu görüldüğünden, dava konusu Kurul kararının şekil yönünden reddine ilişkin kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2022/2252, K. 2023/3200, T. 21.06.2023, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2022-2252-e-2023-3200-k-6891121705ba