Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2021/2279 E. 2024/3489 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2021/2279
- Karar No
- 2024/3489
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/2279 Karar No:2024/3489
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:...,, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından ... Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi (...) pay piyasasında 08/03/2018-30/03/2018 döneminde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 101. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği’nin (Seri:V, No:101.1) 5. maddesinin 2. fıkrası ve 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı hakkında geçici olarak 2 (iki) yıl süreyle borsalarda işlem yapma yasağı uygulanmasına ve yasağın daha önce uygulanan 6 (altı) aylık süreden indirilerek uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali ile 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması ve sermaye piyasasının düzenlenmesi amacıyla davalı idareye denetleme yetkisinin verildiği, piyasa dolandırıcılığı işlemlerinde, Kurul’ca yapılan incelemelerde haklarında makul şüphe bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri hakkında, incelemenin sonuçları beklenmeksizin Kurul tarafından borsalarda işlem yapma yasağı kararı verilebileceği, makul şüphe ile işlem yapma yasağı kararı verilmesi halinde geçici işlem yapma yasağı süresinin 6 (altı) ay olarak uygulanacağı, 6362 sayılı Kanun’un 106. ve 107. maddelerinde sayılan fiillerin işlenmesi nedeniyle Kurul’ca haklarında cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilen gerçek veya tüzel kişilerin yetkilileri ile hesapları suça konu fiillerde kullanılan tüzel kişiler hakkında Kurul tarafından borsalarda işlem yapma yasağına kararı verilebileceği, Kurul tarafından suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi durumunda ilgili kişiler hakkında geçici işlem yapma yasağı süresinin 2 (iki) yıl olarak uygulanacağı, Seri:V, No:101.1 sayılı Tebliğ'in 6. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca işlem yasaklı olarak kalınan sürenin 2 (iki) yıllık süreden indirilerek uygulanması gerektiği; Bu itibarla, davacının yönetim kurulu başkanı olduğu ... paylarından 6.000.000 adet payın kendi hesabından ... Yield Fund LLC SCS (...) devredildiği, davacıyla söz konusu şirket arasında akdedilen sözleşmenin kamuya duyurulduğu ve bu duyuruda ABD merkezli uluslararası yatırım yapan bir şirket olduğu ifade edilerek ...’la ilgili olumlu bir görüntünün yaratılmaya çalışıldığı, davacı tarafından ...’e teminat olarak verildiği söylenen payların tahsisli sermaye artırımıyla ilişkisinin kurulamadığı, davacı tarafından aktarılan 6.000.000 adet şirket payının teminat olarak gönderilmesine rağmen ... tarafından bu payların 6 (altı) iş günü içerisinde satıldığı, aslında ...’in ...’a ortak olma saikiyle hareket etmediği hususunda makul şüphe oluştuğu, davacı hakkında borsalarda 6 (altı) ay süreyle geçici olarak işlem yasağı uygulanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca davacı hakkında cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, sermaye piyasasının şeffaf, etkin, adil ve rekabetçi işleyişinin sağlanmasını temini amacıyla davacı hakkında iki yıl süre ile geçici işlem yapma yasağı uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verildiğinden, manevi tazminat koşullarının oluşmaması sebebiyle davacının manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi tarafından gerekçesiz karar verildiği, sözleşme hürriyetinin ihlal edilmediği, yapılan sözleşmenin hukuka uygun olduğu, yapılan işlemlerin finansal ihtiyaç ve acil nakit akışını çözen bir yol olduğu, hukuka aykırı davranıldığına dair tek delilin ortaya koyulamadığı, ...’in sermaye artırımı ile elde ettiği payları davacıya devrederek teminat olarak verdiği payları geri verdiği, herhangi bir şekilde olumlu bir görünüm yaratılmaya çalışılmadığı, sözleşmenin açıklamasının mevzuat gereği olduğu, ...’deki payların ... tarafından satılmasının kendisinin kontrolünde olmadığı, kamuya açıklanan sözleşme haricinde herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, ... tarafından payların satılacağının bilinemeyeceği, kendisinin teminat veren niteliğinde olduğu, paylar üzerinde tasarrufunun bulunmadığı, makul şüphenin bulunmadığı, yatırımcının zarara uğramadığı, menfaat temin etmediği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, teminat verilen payların piyasada serbestçe satılabilir olmasının davacı tarafından taahhüt edildiği, sözleşme uyarınca davacının teminat verilen paylarının satılacağını bildiği, davacı ile ... arasındaki sözleşmenin şirketin pay değerinin artırılması olduğu, finanse edilen kişinin dolaylı yolla davacı olduğu, davacının yabancı şirketin ortak olacağı görüntüsü yaratarak olumlu bir görüntü yarattığı, aynı zamanda KAP’ta yapılan açıklamanın da gerçeği yansıtmadığı, hem davacının hem ...’ın hem de ...’in menfaat temin ettiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.