Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2020/2419 E. 2024/3687 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2020/2419
- Karar No
- 2024/3687
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2419 Karar No:2024/3687 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ... tarih ve ... sayılı Radyo Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istemiyle açılan davada verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı iptal kararı üzerine bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi ve 200.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin Ankara, İstanbul, İzmir ve Denizli illerinde yaptığı izinsiz yayınların durdurulmasına yönelik davalı idare işleminin iptali istemiyle açtığı davanın ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, şirketin yaptığı bireysel başvuru sonucunda verilen Anayasa Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı "ihlal" kararı üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde anılan Mahkemece bu kez ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının verildiği, bu karar sonucuna göre ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararının alındığı, bu kararın da ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edildiği, bu kararın istinaf aşamasından geçtiği, Danıştay'da temyiz aşamasında bulunduğu, iptal edilen bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle de bakılan davanın açıldığı, Öte yandan, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı "iptal" kararı üzerine davacı şirket ile temsilcisi ve hissedarı olan gerçek kişi tarafından, iptal edilen işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla "davacıların maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne kısmen reddine, toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın (şirket için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL) davanın açıldığı 02/02/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece hesaplanarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine" karar verildiği, anılan kararın istinaf incelemesinin devam ettiği, Olayda, maddi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı dosyasında maddi tazminat istemi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere yayın durdurulmasına ilişkin idari işlem nedeniyle davacı şirketin Ankara, İstanbul, İzmir ve Denizli illerinde kar kaybına uğradığının, ticari iletişim gelirinden yoksun kaldığının kanıtlanamadığı gibi yayının durdurulduğu dönemlerden olan 2009 ve 2010 yıllarında davacı şirketin zararda olduğu anlaşıldığından maddi tazminat isteminin reddine karar verildiğinin görüldüğü, bu dosyada yaptırtılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda yer verilen tespitlerin Ankara, İstanbul, İzmir ve Denizli illerinin tümüne yönelik olup raporda belirtilen iller bakımından kar kaybı ve ticari iletişim gelirinden yoksunluktan söz edilemeyeceği sonucuna varıldığı, bakılan davanın bu dört ilden ikisi olan Ankara ve İstanbul illeri bakımından belirtilen dönemi izleyen dönem için yoksun kalınan parasal kaybın tazmini istemine yönelik olduğu, davacı şirketçe söz konusu bilirkişi raporunun düzenlenmesi sonrası belirtilen illerde herhangi bir yayın faaliyetinde bulunulmadığından, maddi kayıpları hesaplanırken bu illerde yayın yapılan en son tarihlerin esas alınacağı açık olduğundan sözü edilen son yayın tarihleri esas alınmak suretiyle düzenlenen raporun bakılan dava bakımından da esas alınabileceği sonucuna varıldığı, buna göre, İstanbul ve Ankara illerine yönelik frekans talebi karşılanmayan, davacı şirketin yayınının durdurulduğu 2009-2010 yılları esas alındığında, maddi zararının bulunduğu ispatlanamadığından maddi tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığı, Manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Hukuka aykırılığına hükmedilerek iptal edilen işlem üzerine davacı şirketin yaptığı başvuru sonucunda davalı idarece davacı şirketin İstanbul ve Ankara illerine yönelik frekans talebinin karşılanmadığı, bunun üzerine açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından, tam ve eksiksiz olarak, gereği gibi uygulanmadığı, hukuka olan inancın sarsılmasına yol açıldığı, dolayısıyla davalı idarenin hizmet kusurunun ağır ve nitelikli olduğu göz önüne alınarak sebepsiz zenginleşmeye de yol açmayacak biçimde, 25.000,00-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesi ve fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000,00-TL manevi tazminatın iptal davasının açıldığı tarihten (31/10/2016) itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 23/10/2019 tarih ve E:2019/152, K:2019/3278 sayılı kararı ile bozulduğu, bunun üzerine Daire'ce ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla bozma kararına uyularak "frekans spektrumunu planlama ve tahsis etme yetkisi çerçevesinde, davalı idarece sunulan Ankara ve İstanbul illerinde yayın yapan yayıncılar ve bu yayınların yapıldığı emisyon noktaları ile frekansları belirten tabloların ve davalı idarenin teknik biriminin yazılı görüşünde yer alan hususların incelenmesinden, anılan iki ilde boş frekans bulunmadığı ve teknik olarak davacıya frekans tahsis edilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, Ankara ve İstanbul il merkezlerinde ... radyo frekans spektrumunda boş yer olmaması nedeniyle davacının yayın izni verilmesi yönündeki talebinin karşılanmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Öte yandan, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı "iptal" kararı üzerine davacı şirket ile temsilcisi ve hissedarı olan gerçek kişi tarafından, iptal edilen işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla "davacıların maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne kısmen reddine, toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın (şirket için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL) davanın açıldığı 02/02/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece hesaplanarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine" karar verildiği, istinaf incelemesinde Daire'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf isteminin reddine karar verildiği, Olayda, ... İdare Mahkemesince verilen iptal kararının uygulanması için yapılan başvuru sonucunda; davalı idarece Ankara ve İstanbul il merkezlerinde ... radyo frekans spektrumunda boş yer olmaması gerekçesiyle talebinin karşılanmamasına, İzmir ve Denizli il merkezlerine yönelik ise Mahkeme kararları saklı kalmak ve müktesep hak teşkil etmemek kaydıyla, İzmir il merkezine yönelik ... MHz ve Denizli il merkezine yönelik ise... MHz frekanslarından radyo yayını yapma izninin verilmesi üzerine, yargı kararının uygulanmadığından bahisle açılan iptal davasında ... İdare Mahkemesi'nce verilen iptal kararının, Daire'nin yukarıda yer verilen kararıyla kaldırıldığı ve davanın reddine karar verildiği, ayrıca ... İdare Mahkemesi'nce verilen iptal kararı üzerine açılan tazminat davasında da manevi tazminata hükmedildiği anlaşıldığından hukuki dayanaktan yoksun manevi tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirketin yayıncılık alanında saygın ve tanınmışlığı olan bir şirket olduğu, idare tarafından mevzuata aykırı hareket edilerek hukuka aykırı bir şekilde radyo yayınlarının durdurulduğu, konuyla ilgili olarak yapılan başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesince "ihlal" kararı verildiği, bu karara istinaden yapılan yargılama sonucunda da ... İdare Mahkemesi ile ... İdare Mahkemesince "iptal" kararları verildiği, dolayısıyla, davalı idarenin hukuksuz iş ve işlemlerine bağlı olarak uzun süre gelir elde edilememesine sebebiyet verildiği, idarenin bu hukuka aykırı eylemi nedeniyle şirketin maddi ve manevi olarak kayba uğradığı, yayınlarına devam ettiği sırada yüksek miktarda reklam anlaşmaları imzaladığı, yurt içinde çeşitli organizasyonlar düzenlediği, yurt dışından vericiler ithal ettiği, birçok taksi durağıyla reklam için anlaştığı, yayına devam edemediği için yapılan anlaşmaların gereğini ifa edemediği ve büyük bir borç altına girdiği, yayın yapamadığı için en önemli gelir kaynağı olan reklam gelirlerinden ve doğrudan satıştan mahrum kaldığı, ayrıca yayınları durmasına rağmen kullanamadığı cihazları herhangi bir kaza veya doğal afet ihtimaline karşı sigortalattığı ve kullanamadığı halde cihazlar için kira bedeli ödemeye devam ettiği, maddi durumu iyice kötüleşince artık çalışanlarının işine son vermek zorunda kaldığı, bu süreç içerisinde gerek maddi gerekse de manevi anlamda çok büyük zararının bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usul yönünden, gerek ön karar ve gerekse zamanaşımı koşulunu taşımayan davanın reddi gerektiği; esas yönünden, Üst Kurul'a izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, davacının Ankara ve İstanbul illerine yönelik yayın taleplerinin fiili teknik imkansızlık nedeniyle karşılanamadığı, manevi tazminat isteminin ve uygulanan faizin kabul edilemeyeceği, davacının izinsiz yayınların durdurulmasına karşın diğer illerden sağlanan gelirinin devam ettiği, davacı şirketin sunduğu beyannamelere göre sağladığı reklam gelirinden daha fazla harcama yaparak zarar ettiği, sağlanan kardan zarar edilmediği, bu durumun davacı şirketin ticari itibarının piyasadaki konumunun zedelenmediğini ve güvenilirliğini azaltmadığını ortaya koyduğu, kaldı ki kuruluşun 2024 yılına kadar geçerli uydu ortamından (U-RD) yayın lisansı bulunduğu ve tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde yayınlarına devam ettiği, gerek manevi tazminatın zenginleştirici olmaması ilkesi ve gerekse tüzel kişiliğin saygınlığını yitirmesine, değer kaybına uğramasına veya amaçlarını gerçekleştirmek bakımından zor duruma düşürülmesine sebep olunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, tüzel kişi adına manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Dosya incelendiğinde, temyize konu kararda atıf yapılan ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, Dairemizin 23/10/2019 tarih ve E:2019/152, K:2019/3278 sayılı kararı ile bozulduğu, bunun üzerine dosyanın gönderildiği ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince bozma kararına uyularak istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği, anılan kararın da Dairemizin 24/02/2021 tarih ve E:2020/1325, K:2021/660 sayılı kararı ile onandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davacının maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden de davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.