Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/3328 E. 2024/4243 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/3328
Karar No
2024/4243

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3328 Karar No : 2024/4243 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çankırı ili, ... ilçesi dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S:... (Er:...) sayılı IV (a) grubu işletme talepli ruhsat sahasında ÇED kararı olmadan arama amaçlı yarma yapıldığından bahisle 3213 sayılı Kanun'un 5995 sayılı Kanunla değişik 7. maddesinin 21. fıkrası ve aynı Kanun'a 6592 sayılı Kanunla eklenen geçici 21. maddesi uyarınca 6.472,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Fiil tarihi olan 2012 yılı itibariyle yürürlükte bulunan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 21. fıkrasına göre çevresel etki değerlendirilmesi ile ilgili karar olmadan faaliyette bulunulmasının yaptırımının "teminatın irad kaydedilmesi" olduğu, 14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3213 sayılı Kanunun 7/21. maddesinde değişikliğe gidildiği ve anılan yükümlülük ihlalinin idari para cezası yaptırımına bağlandığı, anılan Kanun'a 04/2/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle eklenen geçici 21. maddesinde ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte teminat iradı yapılması gerekmesine rağmen yapılamayan veya teminat irat işlemleri başlatılıp sonuçlandırılamayan işlemler için bu Kanuna göre uygulanmamış teminat iradı kadar idari para cezası uygulanacağı hususunun düzenlendiği, böylelikle 2012 yılında ÇED izni olmadan faaliyette bulunulduğundan bahisle 2012 yılı teminat irat tutarı üzerinden söz konusu idari para cezasının tesis edildiği, ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesinde, soruşturma zamanaşımının, ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıl olduğu, idari para cezası tutarının 6.472,00-TL olması hasebiyle soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olarak uygulanması gerektiği ve buna göre yükümlülüğün 2012 yılı itibariyle ihlal edildiğinin belirtildiği gözönüne alındığında, dava konusu idari para cezasına dayanak alınan eylemin 2015 yılında soruşturma zamanaşımına uğradığı açık olup, soruşturma zamanaşımı süresi geçtikten sonra 05/08/2022 tarihinde verilen 2012 yılına ilişkin dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı dava konusu işlemin iptaline, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 1. fıkrası uyarınca istinaf ve temyiz yolu kapalı olmak üzere karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta; istinafa konu Mahkeme kararı ile davacı tarafından iptali istenen 3213 sayılı Kanun kapsamında verilen 6.472,00-TL idari para cezasının istinaf ve temyiz yolu kapalı olmak üzere iptal edildiği, davalı idare tarafından; maden ruhsatlarına ilişkin idari davalarda verilecek kararın parasal sınıra tabi olmaksızın temyiz edilebileceği, dolayısıyla istinafa konu kararın kesin olmadığı ileri sürülmüş ise de; iptali istenen 6.472,00-TL idari para cezasının İdare Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla 20.000-TL'nin altında olması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi kapsamında istinaf kanun yolu kapalı olan kararlardan olduğu, her ne kadar, 2577 sayılı Kanun'un 46'ncı maddesi uyarınca maden mevzuatının uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar hakkında Bölge İdare Mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da temyiz edilebileceği düzenlenmiş ise de, anılan düzenlemenin istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf dairesince değerledirilerek verilen kararları kapsadığı, salt temyiz yolunun açık olduğundan bahisle istinaf kanun yolunun da açık olduğundan bahsedilmesine olanak bulunduğu istinaf isteminin İdari Yargılama Usulü Kanun'un 48/6. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 10/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/3328, K. 2024/4243, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-3328-e-2024-4243-k-1e15d87ebc4b