Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2020/2167 E. 2024/1285 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2020/2167
Karar No
2024/1285

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2167 Karar No:2024/1285 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm Tekstil Gıda Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait LPG istasyonunda 24/11/2014 tarihinde gerçekleştirilen denetimde zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğüne uyulmadığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 761.432,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 13/02/2018 tarih ve 30331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 18/01/2018 tarih ve E:2017/129, K:2018/6 sayılı kararında da ortaya koyulduğu üzere, lisans sahiplerinin zorunlu sigorta yükümlülüğünün 5307 sayılı Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi ile aynı Kanun’un 13. maddesinde mükerrer şekilde düzenlendiği, bu maddelerin ihlâli durumunda ise yükümlülükleri yerine getirmeyenler için farklı miktarlarda idari para cezasının öngörüldüğü; bu durumun hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile suçta ve cezada kanunilik ilkelerine aykırılık oluşturduğu açık olduğundan, davacı şirketin LPG otogaz istasyonunda üçüncü kişilere verilecek bedeni ve maddi zararları tazmin etmek için gerekli mali sorumluluklara ilişkin zorunlu sigortayı yaptırmadığından bahisle verilen idari para cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden, Kurum açık Kanun hükmü ile harçtan muaf tutulduğundan, istinafa konu kararda Kurum aleyhine harca hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiği; esas yönünden, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Anayasa'nın 153. maddesindeki “İptal kararları geriye yürümez” hükmünün kazanılmış hakları, hukuksal güvenliği ve istikrarı ortadan kaldırıcı ya da toplumun adalet anlayışını zedeleyici sonuçlar doğmasından kaygı duyulması nedeniyle, iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesinin kabul edildiği, yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmamasının hukukun genel ilkelerinden olduğu, yasaların geriye yürümezliği ilkesine paralel olarak bu yasaların yürürlüğe girdikten sonra Anayasa Mahkemesi tarafından iptallerine karar verilmesi hâlinde hukuki güvenlik ilkesi ve bu ilkenin barındırdığı gerekçelerle bu iptal kararlarının geriye yürümemesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, toplam ...-TL temyiz harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 14/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2020/2167, K. 2024/1285, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2020-2167-e-2024-1285-k-28a5d65bce59