Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2019/3197 E. 2024/2484 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2019/3197
Karar No
2024/2484

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/3197 Karar No:2024/2484 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından Seri:..., No:... sayılı Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğ'in İkinci Kısmının 14. maddesi ile Altıncı Kısmının 3. ve 7. maddelerine aykırı davranıldığından bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 269.500,00-TL idarî para cezası verilmesine dair ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6362 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ihraççıların, hazırladıkları finansal tablo ve raporlardan Kurul’ca belirlenenlerini, Kurul düzenlemeleri çerçevesinde, bilgilerin gerçeği doğru ve dürüst bir biçimde yansıtması ilkesine uygunluğu bakımından inceleterek bir bağımsız denetim raporu almak zorunda oldukları, anılan madde uyarınca ilgili finansal tablo ve raporlar ile dipnotlarının hazırlanmasından ihraççıların, somut olayda ... Holding Anonim Şirketi'nin (...); söz konusu finansal tablo ve raporlar ile dipnotlarının denetime tâbi tutularak bağımsız denetim raporunun hazırlanmasından ise bağımsız denetim faaliyeti yürüten şirketler ile bağımsız denetçilerin, somut olayda davacı şirket ile davacının bağımsız denetçilerinin sorumlu olduğu; Davacı tarafından, ...'in bağlı ortaklıklarının 2012 hesap dönemi konsolide finansal tablolarının bağımsız denetiminin yapılmamış olmasına rağmen bu denetim yapılmış gibi sonuca ulaşıldığı izlenimi vermek amacıyla görüş beyan edildiği, bağlı ortaklıkların finansal tablolarının denetimi yapılmadan ... tarafından hazırlanan konsolide finansal tabloların 39’nolu dipnotuna dayanılarak oluşturulan görüşün hatalı olduğu kanaatine ulaşıldığı, söz konusu görüşün kamuya açıklanması ile anılan finansal tablolara dayanarak işlem gerçekleştiren menfaat sahiplerinin iradelerinin sakatlandığı, ...'in 2012 hesap dönemine ilişkin konsolide finansal tabloları için hazırlanan bağımsız denetim raporunda yer verilen, ...'in bağlı ortaklıklarının 31/12/2012 tarihi itibarıyla hazırlanan ve bağımsız denetim raporu ekinde yer alan konsolide bilançosu, 2012 hesap dönemine ilişkin konsolide gelir tablosu, öz sermaye değişim tablosu, nakit akım tablosu ve önemli muhasebe politikalarının özeti ile dipnotlarının bağımsız denetime tâbi tutulduğu hususunun hatalı olduğunun davacı şirket ve bağımsız denetçileri tarafından davalı idareye sunulan savunmada da beyan edildiği; Davacı tarafından ...’in bağlı ortaklığı ... Teknik Enerji Gıda Endüstrisi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin (...) finansal tablolarının bağımsız denetime tâbi tutulmadığı beyan edilmiş ise de ...'in bağlı ortaklıklarından ...'nin 31/12/2012 tarihli mizanda stoklar hesabı altında raporlanan ilk madde ve malzeme kaleminin 4.809.908,00-TL olduğu, ancak stok detayının davacı tarafından temin edilmediği, ... yetkilileri tarafından ilgili stokların Van projesine ait stok kalemlerinden oluştuğuna dair yazılı beyan alındığı, ancak söz konusu beyandaki stok miktarı ile ...’in mizanındaki tutarın uyumsuz olduğu, stok sayımının yapılmaması nedeniyle 39 numaralı dipnota atıfta bulunarak şartlı görüş bildirildiği, ...'in konsolide finansal tablolarında yer alan ...'nin devam eden inşaat sözleşmelerine ilişkin maliyetleri hakkında yeterli ve uygun bağımsız denetimi kanıtı elde edilemediği, bu nedenle 39 numaralı dipnota atıfta bulunarak şartlı görüş bildirildiği açıklamalarına yer verildiği; Bu itibarla, taraflar arasında sözleşme akdedilmediği için davacının, ...'in bağlı ortaklıklarının 2012 hesap dönemine ilişkin finansal tablolarının bağımsız denetimini yapmamış olmasına rağmen, söz konusu tabloların da denetimini yapmış gibi görüş oluşturup kamuya açıklamasının sermaye piyasası mevzuatına uygun olmadığı, davacı tarafından hazırlanan bağımsız denetim raporunda, ...'in bağlı ortaklıklarının da denetlendiğinin ifade edilmiş olmasının kamunun aydınlatılması ilkesini zedelediği ve yatırımcıların iradelerini sakatladığı anlaşıldığından, idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kurul kararının dayanağının tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı, uzman raporunun UYAP'a yüklenmediği, tebliğ edilmesi gerektiği, hak arama hürriyetinin ihlâl edildiği, denetimin meslekî şüphe öne çıkarılarak yapıldığı, makul güvencenin sağlandığı, denetlenen şirketin taahhütlerde bulunduğu, konsolide finansal tablo hazırlanmasının denetlenen şirketin sorumluluğunda olduğu, bağlı ortaklıklara yönelik herhangi bir sözleşme bulunmadığından bunların denetlenemeyeceği, bağlı ortaklıkların denetlenmediğinin açıkça belirtildiği, bağlı ortaklıkların kendi kayıtlarının değil ... Holding’e yansıyan kadarının denetlendiği, raporun bir bütün olduğu, finansal tablolarda idarenin iddia ettiği gibi malzeme tutarlarına yönelik herhangi bir bilgiye yer verilmediği, tabloların yönetim kurulu tarafından kabul edildiği, stokların altına not eklendiği, 39. dip notta 4.809.908,00-TL tutarındaki ilk madde malzeme ve 24.127,00-TL diğer stokun denetlenen şirketin bağlı ortaklığının Van’daki şantiyesinde olan stoklar olduğu, sayımı yapılmadığı ve bağlı ortaklığın bağımsız denetimden geçmediğinin belirtildiği, bağlı ortaklığın mizanının temin edildiği, 4.809.907,82-TL stokunun olduğu detayına yer verilmediği, ilgili stokların Van projesine ait olduğuna dair yönetim yazısı alındığı, buna rağmen yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtı elde edilememesi nedeniyle şartlı görüş verildiği, bu görüş oluşturulurken 28/05/2012 ve 20/03/2013 tarihli özel durum açıklamalarının dikkate alındığı, şirketin duyarsızlığı nedeniyle 2013 yılı denetiminin yapılmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. ve takip eden maddelerinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı; mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği; hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır. Aktarılan kurallara göre genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla, hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukukî bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasının zorunlu olduğu; bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi hâlinde bilirkişilerce hazırlanan raporların olayın özel veya teknik bilgi gerektiren yönlerini hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde aydınlatan bilimsel esaslara dayalı gerekçeleri içermesi gerektiği, bu nitelikte olmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı, mahkemenin böyle bir durumda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturabileceği ve hükme esas alınabilecek rapor elde edinceye kadar bilirkişi incelemesine devam edebileceği; kural olarak bilirkişi raporunun hâkimi bağlamayacağı ve hâkimin raporu serbestçe takdir edeceği açıktır. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ... Holding A.Ş.'nin 2012 yılı finansal tablolarının bağımsız denetimi amacıyla düzenlenen bağımsız denetim raporunun incelenmesi sonucunda, ... tarih ve ... sayılı Denetleme Raporu'nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden 269.500,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle davanın açıldığı, gerek İdare Mahkemesi'nce gerek Bölge İdare Mahkemesi'nce bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, başta Kurul uzmanları tarafından düzenlenen Denetleme Raporu'nda yer alan tespitler olmak üzere, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin denetçileri tarafından imzalanan bağımsız denetim raporuna yönelik Kurul uzmanlarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen ve dava konusu işlemin tesis edilmesine esas alınan Denetleme Raporunda, Seri:..., No:... sayılı Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğ'in ilgili hükümlerine aykırılık sebebi olarak değerlendirilen; 4.809.908,00-TL tutardaki ilk madde malzeme ve 24.127,00-TL diğer stokun denetlenen şirketin bağlı ortaklığının Van’daki şantiyesinde olan stoklar olduğu ve sayımı yapılmadığı, bağlı ortaklığın bağımsız denetimden geçmediği, bağlı ortaklığın mizanının temin edildiği, 4.809.907,82-TL stokunun olduğu detayına yer verilmediği, ilgili stokların Van projesine ait olduğuna dair yönetim yazısı alındığı, buna rağmen yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtı elde edilememesi nedeniyle şartlı görüş verildiği ancak şartlı görüş verilemeyeceği vb. tespitlerin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi hususu, davacının bu tespitlere ilişkin itirazları da dikkate alındığında, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi kapsamı dışında özel ve teknik bir muhasebe bilgisi gerektirmektedir. Uyuşmazlığın genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgi ile çözümlenmesi mümkün değildir. Bu itibarla, davacının denetçileri tarafından imzalanan bağımsız denetim raporunun Bağımsız Denetim Standartlarına aykırılık içerip içermediğinin tespiti amacıyla, iyi derecede muhasebe ve finans bilgisine sahip olan öğretim üyesi düzeyinde bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetince hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor düzenlendikten sonra hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2019/3197, K. 2024/2484, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2019-3197-e-2024-2484-k-042d36737ce0