Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2023/2594 E. 2024/1311 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2023/2594
- Karar No
- 2024/1311
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2594 Karar No : 2024/1311 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Özel Kuvvetler Komutanlığında astsubay olarak görev yapan ve kamu görevinden çıkarılan davacının, Haziran 2016 ayına ait yurtdışı geçici görev harcırahı olan 11.471,25 TL'nin ödenmesi isteminin zımnen reddedildiğinden bahisle, söz konusu miktarın, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun ilgili maddesinde geçici olarak görev mahalli dışında başka bir yerde görevlendirilenlere geçici görev yolluğu ve harcırahı ödeneceği anlaşılmakla, Kuzey Irak'ta geçici olarak görevlendirilen davacının geçici olarak görevlendirildiği Haziran 2016 yılına ilişkin tarafına ödenmesi gereken yurtdışı yolluk ve harcırahının ödenmesi gerektiği; her ne kadar davalı idare tarafından dava açma süresinin geçirildiği iddiasında bulunulmuş ise de; 2016 yılı içerisinde doğan alacağın 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 34. Maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde en son 31/12/2021 gününe kadar 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre idareye başvurularak talep edilmesi ve bunun üzerine 2577 sayılı Kanun'da öngörülen süreler içinde dava açılmasının hukuken mümkün olduğu anlaşılmakla davalı idarenin süreaşımı iddiasının yerinde görülmediği; bu durumda, davacının geçici olarak görevlendirildiği Haziran 2016 yurtdışı geçici görev harcırahının Anayasa'nın 125. maddesi hükmü uyarınca ve dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğundan bu talebe bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği; bununla birlikte davacıya ödenecek yurt dışı görev harcırahı miktarına gelince; davacı tarafından, dava dilekçesinde Haziran 2016 yılına ait 1995 ABD dolarının dava açıldığı tarihteki Türk lirası karşılığı olan 11.471,25 TL'nin ödenmesinin talep edildiği, Mahkemenin 30/11/2020 tarihli ara kararına, davalı idarece verilen 24/12/2020 tarihli cevabi yazı ekinde; davacıya ödenecek olsaydı, 01/06/2016-21/06/2016 tarihi arasında 1995 ABD doları ödeneceğini gösteren belgenin gönderildiği anlaşıldığından; davacıya talebi doğrultusunda 11.471,25 TL olan Haziran 2016 yılına ait yurt dışı geçici görev harcırahının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2016 yılı Haziran ayına ilişkin tarafına ödenmeyen 11.471,25 TL yurt dışı geçici görev harcırahının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun davacıya 5.839,40 TL tutarındaki yurtdışı görev harcırahının davanın açıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi yönünden reddine, bu tutarı aşan 5.631,85 TL tazminatın ödenmesi talebi yönünden ise istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu kararın bu kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:......, K:... Temyiz No:... sayılı kararıyla; temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacı temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 5. 2577 sayılı Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 19/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.