Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/6028 E. 2023/6466 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/6028
Karar No
2023/6466

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6028 Karar No : 2023/6466 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Edirne ili, Keşan ilçesi, 4. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali ile mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:... K:.. sayılı kararda; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin, (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının, ilgililer hakkında güvenlik soruşturması yapılamayacağı yönünde olmadığı; aksine, kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasanın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen haklarında güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususu açıkça belirtildiği, ancak, Anayasanın 138. maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı hakkında verilen maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan iptal kararının, “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulanması amacıyla davalı idarece işlem tesis edilmesi gerektiği , diğer taraftan, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, verilen iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirileceğinde ise kuşkuya yer bulunmadığı; ayrıca davacının sözleşmesinin yenilenmesi sonucu doğurmayacağı, davacının durumunun, idarece yeniden değerlendirileceği dikkate alındığında, davacının sözleşmesinin yenilenip yenilenmeyeceği bu değerlendirme sonucunda belirlenecek olması nedeniyle, bu aşamada davacının parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, istemin bu kısmının ise reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; Davalı idare istinaf başvurusu yönünden; Dava dosyasının incelenmesinden, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar kararın anılan hüküm kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varıldığı, Davacı istinaf başvurusu yönünden; İptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak, iptal edilen idari işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukuki durumun geçerliğini sağlamakla yükümlü olup, iptal edilen işlem nedeniyle uğranılan zararların tazmini de bu kapsamda yer aldığı, olayda; hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilen dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal kayıpların tazmini Anayasa'nın 125. maddesinin gereği olup, davacının dava konusu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın iptale ilişkin hüküm fıkrası hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından bu hususa yönelik davalı idare istinaf başvurusunun reddine; davacı istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının parasal hak talebinin reddine yönelik hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve iptal edilen bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden (09/04/2021) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Güvenlik soruşturması olumsuz olduğu, takdir yetkisini en uygun adaydan yana kullandığı ve personeli bu hassasiyetle değenlendirdiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davalı idare istinaf başvurusunun reddi; davacı istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının parasal hak talebinin reddine yönelik hüküm fıkrasının kaldırılmasına, iptal edilen bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (09/04/2021) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/6028, K. 2023/6466, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-6028-e-2023-6466-k-9acf8af78f72