Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/3115 E. 2025/1401 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/3115
Karar No
2025/1401
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3115 Karar No : 2025/1401

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın İli, ... Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici (ders ücreti karşılığı sözleşmeli ...) olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, sözleşmesinin feshedilerek görevine son verilmesine ilişkin Kuyucak Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ... Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde kadrosuz (ücretli) usta öğretici olarak görev yaptığı, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Yönetmeliği'nin 26. maddesinin altıncı fıkrasında, ücretli usta öğreticilerin görevlendirilmelerinin mülki idare amirinin onayına bağlandığı, aynı Yönetmeliğin 27. maddesinin altıncı fıkrasında ise ücretli usta öğreticilerin bu Yönetmelik hükümlerine uymadıklarının kurum müdürlüğü, mülki idare amirleri veya denetlemeye yetkili birimlerce belirlenmesi durumunda görevlendirmelerinin iptal edileceğinin belirtildiği, ancak bu düzenlemede görevlendirmeye son verilmesi işleminin tesis edilmesine ilişkin yetkinin hangi makam ya da kişi tarafından kullanılacağının belirtilmediği gibi görevlendirmeye son verilmesi işleminin kimin yetkisinde olduğu hususunda da açık bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle idare hukukun temel prensiplerinden olan yetki ve usulde paralellik ilkesinin uygulanmasının gerekli olduğu, bu ilkeye göre ücretli usta öğreticilerin görevlendirilmelerinin mülki idare amirinin onayı ile gerçekleştirilmesi karşısında, bu görevlendirmenin iptali işleminin de yine mülki idare amirinin onayı ile gerçekleştirilmesi gerektiği, olayda ise davacının görevlendirmesinin iptaline ilişkin dava konusu işlemin Kuyucak ilçesi mülki idare amiri olan Kuyucak Kaymakamının onayı alınmaksızın halk eğitim merkezi müdürü tarafından gerçekleştirildiği, dolayısıyla anılan işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, Aydın ili, ... Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde ücretli usta öğretici (ders ücreti karşılığı sözleşmeli ...) olarak görev yapmakta iken, hakkında yaptırılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen bilgiler nedeniyle davacının görevine son verilmesine ilişkin Kuyucak Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, idari yargının görev alanının idari işlem ve eylemler ile kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklardan doğan davalara bakmakla sınırlı olduğu, belirtildikten sonra "Dilekçeler üzerinde ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinde, dilekçelerin; a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla inceleneceği, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin (a) bendinde de, adli yargının görevli olduğu konularda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun "Sigortalı sayılanlar" başlıklı 2. maddesinde, "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar…"hükmü, "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 134. maddesinde, "Bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür.'' hükmü öngörülmüş; 506 sayılı Kanun hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ''Yürürlükten kaldırılan hükümler'' başlıklı 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanun'un ''Tanımlar'' başlıklı 3. maddesinde, kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayan Dördüncü Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş; ''Uyuşmazlıkların çözüm yeri'' başlıklı 101. maddesinde ise, "Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." hükmü getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, davacının davalı idare ile aralarında özel hukuk ilişkisine dayalı olarak imzalanan hizmet sözleşmesi ile halk eğitim merkezi müdürlüğünde ücretli usta öğretici olarak görev yaptığı ve hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz olması nedeniyle görevine son verildiği görülmektedir. Bu durumda, usta öğretici olarak görev yapan davacı ile idare arasında özel hukuk kapsamında bir hizmet ilişkisi kurulduğu dikkate alındığında, bu hizmet ilişkisinin sona ermesinden kaynaklanan uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde, yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucu ulaşılmıştır. Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davanın görev yönünden reddi gerekirken, işin esasına girilmek suretiyle verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, ... gönderilmesine, kesin olarak 12/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/3115, K. 2025/1401, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-3115-e-2025-1401-k-366a5c16cf57