Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/3 E. 2025/5957 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/3
Karar No
2025/5957
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3 Karar No : 2025/5957

TEMYİZ EDEN (TARAFLAR) : 1- DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

2- DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Siirt ili, Baykan ilçesi, ... Köyünde ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 19/10/2009 tarih ve 10 karar sayılı işlemin yargı kararıyla iptal edildiğinden bahisle işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL'nin ( miktar artırım dilekçesi neticesinde 215.661,40-TL) her bir aylık için hak ediş tarihinden itibaren, 60.000,00-TL manevi tazminatın ise işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, görevine son verilmesine yönelik ... tarih ve ... karar sayılı işlemin, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verildiği ve anılan işlemin hukuka aykırılığının ortaya konulmuş olması karşısında, davacının memuriyetten ayrıldığı 03/12/2009 tarihi ile Devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptaline karar verilmesinden sonra göreve başladığı 14/03/2018 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal haklarının karşılığı olarak 215.661,40-TL ücret alacağının, her bir aylık maaşın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, davacının ek beyan dilekçesi ile dava dosyası derdest iken davalı idare tarafından, 27/09/2018 tarihinde tarafına 202.547,00-TL ödeme yapıldığını beyan ettiği, diğer taraftan, davalı idare tarafından da, davacıya ödeme yapıldığından dolayı davanın konusuz kaldığı iddia edilmiş ise de, davacıya ödenen miktar ile Mahkemelerinin ara kararları neticesinde davacıya ödenmesi gereken miktarın farklı olduğu, ayrıca, davacının yoksun kaldığı parasal haklarına ilişkin faiz talebinin de olduğu gözönüne aldığından, iş bu davanın maddi tazminat açısından konusuz kalmadığı, davalı idarenin buna ilişkin iddiasına itibar edilmediği, davacının manevi tazminat istemine gelince; manevi tazminat malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğu, iptal kararının gerekçesiyle olayların oluş biçimi ve şekli bir arada değerlendirildiğinde, idari işlemin davacıya zarar vermek maksadıyla garezle veya ağır hizmet kusuru oluşturacak nitelikte bir tutumla tesis edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin dava dosyasında yer almadığı, bu durumda, davacının talep ettiği 60.000,00-TL manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, 215.661,40-TL ücret alacağının, her bir aylık maaşın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faziyle birlikte davacıya (yargılama süreci devam etmek iken davalı idare tarafından davacıya 202.547,00-TL ödeme yapıldığı gözönüne alındığından, davacıya ödeme yapılırken 202.547,00-TL'nin mahsup edilerek mükerrer ödemeye mahal verilmemesi suretiyle) ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 18.889,68.-TL nispi vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, manevi tazminata yönelik hesaplanan 1.362,00-TL vekalet ücretinin ise davacı tarafından davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ilk derece Mahkemesince ara kararıyla sorulması üzerine, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 03/12/2009- 31/03/2017 ile 01/01/2018- 13/03/2018 tarihleri arasında davacıya ödenmesi gereken miktarın 202.546,99-TL olacağının belirtildiği, ayrıca, davacının, 01/04/2017- 31/12/2017 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının görüldüğü, sigortalı olarak çalıştığı dönemde aldığı aylık 1.777,50-TL maaşların, fiilen Diyanet İşleri Başkanlığında çalışmış olsa idi alması gereken aylık maaşlardan mahsup edildikten sonra aradaki farkların ne kadar olacağının davalı idareden sorulması üzerine, aradaki farkın 13.114.41-TL olacağının belirtildiği, dolayısıyla davacının toplam alacağının (202.546,99-TL+13.114.41-TL)=215.661.40-TL olduğu, davacı tarafından, 19/09/2019 tarihinde miktar artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebinin 215.661,40-TL’ye çıkarıldığı, akabinde davacı tarafından 25/10/2018 havale tarihli ek beyan dilekçesiyle, dava dosyası derdest iken davalı idarece, 27/09/2018 tarihinde 202.547,00-TL ödeme yapıldığının dekont sunulmak suretiyle beyan edildiği görülmüş olup, davacının maddi tazminat talebinin 202.547,00-TL'lik kısmı yönünden ayrıca bir karar verilmesine olanak bulunmadığından Mahkemece bu miktar yönünden (konusu kalmadığından bahisle) karar verilmesine yer olmadığa hükmedilmesi gerekirken davanın anılan kısım yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu ile maddi tazminat talebinin 13.114.41-TL'lik kısmına davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine, maddi tazminat talebinin 202.547,00-TL'lik kısmına davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava sonucu itibariyle maddi tazminat istemi kısmen kabul, kısmen karar verilmesine yer olmadığı, manevi tazminat istemi ret ile sonuçlandığı için maddi tazminat talebinin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı ve 13.114.41-TL'lik kısmının kabul edilmesi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; görevine son verildiği 03/12/2009 tarihinden göreve başladığı 15/03/2018 tarihine kadar geçen sürelerde hak etmiş olduğu ücretin yasal faizinin ve 60.000-TL manevi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bu yönüyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; davalı idarenin tazmin yükümlülüğünü gerektirecek kusurunun bulunmadığı belirtilerek, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFLARIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından; Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. İdari işleme karşı açılan bir iptal davasında, sadece dava konusu işlemin iptalinin istenmesi ve bu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine süresinde açılmış (iptale dayalı) bir tam yargı davasında, ilk (iptal) davanın açıldığı tarihteki başvuru tarihinin; başvuru yok ise, anılan (iptal) davanın açıldığı tarihin; esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, ilk (iptal) dava tarihi olan 09/02/2010 tarihinin esas alınması gerekirken, "13.114,41-TL ücret alacağının, her bir aylık maaşın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında ve yargılama sırasında ödenen 202.547,00-TL alacağa faiz hükmü kurulmamasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu husus 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "13.114,41-TL ücret alacağının ilk (iptal) dava açma tarihi olan 09/02/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ve yargılama sırasında ödemesi yapılan 202.547,00 TL 'nin ilk (iptal) dava açma tarihi olan 09/02/2010 tarihinden ödemenin yapıldığı 27/09/2018 tarihine kadar işletilecek yasal faizinin davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, ...-TL ücret alacağının, her bir aylık maaşın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faziyle birlikte davacıya (yargılama süreci devam etmek iken davalı idare tarafından davacıya ...-TL ödeme yapıldığı gözönüne alındığından, davacıya ödeme yapılırken...-TL'nin mahsup edilerek mükerrer ödemeye mahal verilmemesi suretiyle) ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu ile maddi tazminat talebinin ...-TL'lik kısmına davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi, maddi tazminat talebinin ...-TL'lik kısmına davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılması, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/3, K. 2025/5957, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-3-e-2025-5957-k-8a5c29088544