Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2025/3848 E. 2025/3922 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2025/3848
Karar No
2025/3922
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/3848 Karar No : 2025/3922

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : .... Bakanlığı / ANKARA

DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 29/03/2025 tarih ve 32856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin 5., 7., 10., 13., 14., 15., 16., 17., 19., 22., 23. ve geçici 1. maddelerinin ve yönetmelik ekinde belirtilen düzenlemelerin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek veya noksanlıklar tamamlanarak dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır. İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir. Ayrıca, yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Dava Konusu" kısmında "Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelik düzenlemenin; öncelikle yürütmesinin durdurulması" istemine "Sonuç ve İstem" kısmında ise, "Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin 5., 7., 10., 13., 14., 15., 16., 17., 19., 22., 23. ve geçici 1. maddelerinin" yürütmesinin durdurulması istemine yer verildiği, bu haliyle anılan istemler bağlamında dilekçenin "Dava Konusu" ile "Sonuç ve İstem" kısımlarının uyumsuz olduğu, ayrıca dilekçe içeriğinde, anılan düzenlemelerden bir kısmına yönelik hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğu, ancak ileri sürülen hususların Yönetmeliğin hangi kısmına (madde, fıkra, bent, ibare vb.) ilişkin olduğunun ve iptali istenen düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğini içerecek şekilde açıklanmadığı, Yönetmeliğin bir kısım maddelerinin iptali isteniyorsa anılan maddelerin hangi kısım ya da kısımlarının iptalinin istenildiği hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde dilekçede ifade edilmediği görülmektedir. Ayrıca dava dilekçesi içeriğinde Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan 13/09/2023 tarih ve 2023/7 No.lu 'Sağlık Kabinleri' konulu Genelge yönünden iptal isteminde bulunulduğu; bu haliyle yalnızca Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerin mi yoksa anılan Genelgenin de mi dava konusu edildiği anlaşılmamaktadır. Diğer taraftan, 5., 7., 10., 13., 14., 15., 16., 17., 19., 22., 23. ve geçici 1. maddelere yönelik iptal istemlerinde bulunulurken her bir maddenin yanında "Yönetmelik ekinde belirtilen düzenlemeler" ibaresine yönelik olarak da iptali istemine yer verildiği görülmekle birlikte; söz konusu eklerin neler olduğu, bu eklerin tamamının mı, yoksa belirli kısımlarının mı iptalinin istenildiği, iptali istenen kısım veya kısımların davacının menfaatini ne şekilde etkilediği ve iptali istenen her bir kısım yönünden hukuka aykırılık iddialarının dilekçe içeriğinde net bir şekilde gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde uyumlu ve tutarlı olmadığı, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin hangi kısımlarının (fıkra, bent, ibare vb.) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun şekilde düzenlenecek imzalı dilekçe ile yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2- Aynı Kanun'un 15. maddesinın 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya duyurulmasına, 3- Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan.... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 18/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2025/3848, K. 2025/3922, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2025-3848-e-2025-3922-k-10af9d85c905