Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2025/1366 E. 2025/2445 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2025/1366
- Karar No
- 2025/2445
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/1366 Karar No : 2025/2445
DAVACI : ...
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
İSTEMİN_ÖZETİ : Noter olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 27/08/2024 tarih ve 32645 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle, iptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça belirtilmesi ve iptali istenilen kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir. Dava konusu Yönetmeliğin 26. maddesi dört fıkradan oluşmaktadır. İlk fıkrasında, ikinci el motorlu kara taşıtı satışı yapan işletmelerin ve diğer gerçek veya tüzel kişilerin, nakit, havale, elektronik fon transferi veya Bakanlıkça belirlenen diğer ödeme yöntemleriyle yapacakları ödemelerin, taşıt satış bedellerinin taşıt mülkiyeti ile aynı anda el değiştirilmesini sağlamak üzere oluşturulan elektronik sistem üzerinden gerçekleştirileceği; ikinci fıkrasında, taşıt satış bedelinin 5411 sayılı Kanun'da tanımlanan kredi kuruluşları veya 6361 sayılı Kanun'da tanımlanan finansman ve tasarruf finansman şirketleri tarafından kredilendirilmesi halinde kredi tutarı dışında kalan kısımların ödemelerinde elektronik sistem kullanılacağı; üçüncü fıkrasında, bahsi geçen sistemin kullanılmasına ilişkin masrafların satıcıya aktarılan taşıt bedelinden mahsup edileceği; dördüncü fıkrasında, elektronik sistemin altyapısına ve işletilmesine ilişkin usul ve esaslar ile verilen hizmetler karşılığında alınacak bedelin üst sınırının Türkiye Noterler Birliğinin görüşü alınarak Ticaret Bakanlığınca belirleneceği hususları düzenlenmiştir. Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "talep konusu" ile "sonuç ve istek" kısımlarında, 27/08/2024 tarih ve 32645 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesinin iptali istemine yer verildiği; dilekçe içeriğinde ise, noterlerin asıl görevlerinin kişilerin imzalarını ve işlem tarihini onaylamak iken dava konusu Yönetmelik maddesi ile satış sözleşmelerine ek yükümlülükler ve zorunluluklar getirildiği, araç satışlarında güvenli ödeme sisteminin zorunlu tutulduğu, ancak herkesin internet bankacılığı kullanma zorunluluğunun bulunmadığı, nakit para ile alım-satım yapan insanların olduğu, banka hesabı olmayan sığınmacıların, okuma yazma bilmeyenlerin, yaşlıların, küçüklerin, kısıtlıların araç edinme haklarının engellendiği, güvenli ödeme sistemine itirazları kabul edilen araç alım-satımı yapan oto galericilerin herhangi bir kısıtlamaya ya da giderlere takılmadan işlem yapabildikleri, bütün yükün vatandaşlara kaldığı, araç satışı yapanların ve noterlerin güvenli ödeme sistemi kullanmaya zorlanmasının Borçlar Kanununa ve genel hukuk kurallarına aykırı olduğu, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ...sayılı yazısı doğrultusunda noterde yapılan bir satışta kredi kartı sliplerinin taraflardan talep edilmemesi nedeniyle hakkında disiplin soruşturması açıldığı iddialarının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre, dava dilekçesinin "talep konusu" ile "sonuç ve istek" kısımları Yönetmeliğin 26. maddesinin tamamının iptalinin istenilmesi yönünden uyumlu olmakla birlikte, dilekçe içeriğinde, Yönetmeliğin 26. maddesinde öngörülen ve ikinci el motorlu kara taşıtları alım-satımlarında dolandırıcılık ve parada sahteciliğin önüne geçilmesi amacıyla getirildiği anlaşılan elektronik ödeme sisteminin noterlere ve araç alım-satımı yapan vatandaşlara ek yükümlülükler getirmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, ancak söz konusu hukuka aykırılık iddiasının Yönetmeliğin 26. maddesinin belirli bir kısmına yöneltilmediği, oysa dört maddeden oluşan maddenin her bir fıkrasında elektronik ödeme sistemine ilişkin farklı esasların düzenlendiği, ayrıca anılan sistemin vatandaşlara ek yükümlülükler getirmesinin noter olan davacının menfaatini neden etkilediğinin açıklanamadığı, öte yandan maddenin bütününün iptalinin istenilmesi halinde de, ikinci el motorlu kara taşıtları alım-satım işlemlerini gerçekleştiren noterler yönünden maddenin tamamında açıkça ve doğrudan bir yükümlülük getirilmemekle birlikte, elektronik ödeme sistemine entegrasyon ve/veya sistemin kullanımı noktasında dolaylı yolla zorunluluk getirildiği kabul edilse dahi, maddenin tamamına (örneğin 3. fıkrasına) yönelik menfaat ilgisinin halen kurulamadığı, bu haliyle dava konusu maddenin hangi kısım veya kısımlarının iptalinin istenildiğinin, bu düzenlemelerin noter olan davacının menfaatini neden ihlal ettiğinin tam olarak açıklığa kavuşturulamadığı görülmüş; ödeme sisteminin bütünüyle mi yoksa sadece noterlere yükümlülük getirmesi bakımından mı ya da noterler yönünden eksik düzenleme içerdiğinden bahisle mi iptalinin istenildiği anlaşılamamıştır. Bu durumda, dava dilekçesinin yeterli açıklıkta olmadığı ve kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 26. maddesinin hangi kısım veya kısımlarının iptalinin istenildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak düzenlenen imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 07/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.