Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2022/1088 E. 2025/7172 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/1088
Karar No
2025/7172
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/1088 Karar No : 2025/7172

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...'ya velayeten ... ve ... 2- ...'ya velayeten ... ve ... ... 8- ... 9- ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından; Şırnak ili, Cizre ilçesinde 27/08/2015 tarihinde bölücü terör örgütü (BTÖ) mensupları tarafından ... Mahallesinde bulunan askeri garnizona yapılan uzun namlulu silahlı ve roketatarlı saldırı esnasında meydana gelen terörist faaliyetler nedeniyle müşterek çocukları/kardeşleri ...'nın hayatını kaybettiğinden bahisle doğduğu ileri sürülen zararların karşılığı olmak üzere anne ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 58.371,41 TL), baba ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 35.976,67 TL), her bir kardeş için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı) ve anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 125.000,00 TL, her bir kardeş için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında talep edilen tazminatın hatalı ve eksik değerlendirildiği, yakınlarının ölümünün üzerine duvar yıkılması nedeniyle gerçekleştiği ve bu nedenle davalı idarenin kusurlu olduğu, olayın meydana geldiği yerin ... Mahallesi olduğu ve bu mahallenin ... mahallesi ile mesafesinin çok fazla olması nedeniyle olayın başka bir şekilde gerçekleşme ihtimali olduğu ve bu detayın kusur sorumluluğu sonucunu doğurduğu hükmedilen manevi tazminat tutarlarının düşük olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, 5233 sayılı Kanun kapsamında manevi tazminata hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : A) Temyize Konu Kararın, Esasa İlişkin Kısım Yönünden İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına işletilecek yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmı dışındaki diğer kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize Konu Kararın Davacılar Lehine Hükmedilen Maddi Tazminat Tutarına İşletilecek Yasal Faiz Başlangıcına İlişkin Kısım Yönünden İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 16/04/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K: 2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Bu durumun bir hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından; temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan "......3-Davacılardan ... ve ... için toplam 32.640,65 TL maddi zararın, 20.000,00 TL'lik kısmına idareye başvuru tarihi olan 02/08/2016 tarihinden itibaren ve 12.640,65 TL'lik kısmına ıslah dilekçesinin idareye tebliğ edildiği 19/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılardan anne ...'ya ve baba ...'ya miras payları oranında ödenmesine," ibaresinin; ".....3-Davacılardan ... ve ... için toplam 32.640,65 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 02/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılardan anne ...'ya ve baba ...'ya miras payları oranında ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/12/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2022/1088, K. 2025/7172, T. 31.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2022-1088-e-2025-7172-k-3795a3ad524a