Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2021/961 E. 2025/2342 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2021/961
- Karar No
- 2025/2342
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/961 Karar No : 2025/2342
DAVACI : ... Geri Dönüşüm ve Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Hiz. Gen. Müd. ...
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 31/12/2020 tarih ve 31351 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2021/3)'nin "İthali Yasak Atıklar" başlıklı Ek-2/A listesindeki "19 12 04" atık kodu ile belirtilen maddeye ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, İstanbul’da kurduğu geri dönüşüm fabrikasında plastik atıktan PVC granül ürettiği, bu ürünün çevreye zararlı olan petrolden mamul plastiğin ikamesi olduğu, yapay deri, oyuncak, kablo vb. sektörlerde kullanıldığı, şirketin İtalya’dan bu ürünü ithal ettiği, tek ticari faaliyetinin esaslı noktasını oluşturan ürünün ithalatının yasaklandığı, Ticaret Bakanlığının ithalatı yasaklama yetkisinin olmadığı, Yönetmelik gereği tehlikesiz atıkların, kontrole tabi olarak ithalatına izin verilebilirken tamamen yasaklanmasının mümkün olmadığı, şirketin ithal ettiği ürünün tehlikeli sınıfta yer almadığı, söz konusu atığın yurt içinden teminin mümkün olmadığı, yeterli düzeyde ayrıştırma gerçekleştirilmediği için yeterince atık temin edilemediği, sıfır atık projesinin gönüllülük esasına dayalı olduğu, tam olarak netleşmediği, yürürlüğe girmediği, ithalatın tamamen yasaklanmasının teşebbüs hürriyetinin ihlali olduğu, bu ürün ithal edilmez ise çevreye daha zararlı olan petrolden mamul plastiğin kullanılmasının gerekeceği, bunun da çevre açısından daha zararlı olacağı, şirketin ithalat yapamaması durumunda ticari faaliyetinin duracağı ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI : 1- Davalı Ticaret Bakanlığı tarafından, usul yönünden davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 13. maddesinde “...Ticaret Bakanlığı bazı yakıtların, maddelerin, atıkların, tehlikeli kimyasallar ile bu kimyasalları içeren eşyaların ithalini, Bakanlığın görüşünü alarak yasaklayabilir veya kontrole tâbi tutabilir.” hükmü olduğu, son zamanlarda, özellikle Çin'in 2018 yılında başlattığı plastik atık ithalat yasağının ardından ülkemizin plastik atık ithalatındaki artış, ilgili eşya grubunun ithalat denetiminde ortaya çıkan uygunsuzluklar, ülkemizin plastik atık ithalat politikalarına yönelik yayımlanan uluslararası raporlardaki eleştiriler, ülkemizin sıfır atık politikası hedefleri vb. hususlar kapsamında plastik atık ithalatında ciddi önlemlerin alınması gerektiği, bu çerçevede, kirli, kontamine, başka atık ve malzemelerle karışık ve içeriği tam olarak tespit edilemeyen plastik atıkların ithalatının yoğunlukla yapıldığı 3915.90.11.90.00 ve 3915.90.80,00.19 GTİP'li atıklar ve bu uygulamaya paralel olarak atık işleme tesislerinden oluşan karışık plastik-lastik içerikli atıklar tanımıyla Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin Ek-4 sayılı listesinde yer alan "19 12 04" atık kodunun ithalatının ilgili Tebliğin uygulayıcısı ve çevre politikasından sorumlu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görüşleri doğrultusunda yasaklandığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
2- Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, usul yönünden, dava konusu işlemin yürürlükten kaldırıldığı, bu itibarla davanın öncelikle güncel menfaat yokluğu nedeniyle ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği; esas yönünden ise dava konusu “19 12 04" kodlu atıkların atık işleme tesislerinde mekanik arıtımdan kaynaklanan atıklar olduğu, herhangi bir kalite sınıfı gözetilmeksizin karışık olarak biriktirilmiş atıkları tariflemesi, karışık, kirli ve menşeinin tam olarak bilinememesi nedeniyle ithali yasak atıklar listesine alınmasının uygun olduğu, ülkemizde yeterince toplanamayan plastik atıkların çevre kirliliğine yol açması, Ulusal Atık Yönetim Politikamız gereğince yurt içinde yürütülen Sıfır Atık Projesi ile kaynağında atıkları ayrı toplama ve geri kazanım çalışmalarının etkinliğinin olumsuz yönde etkilenmemesi için plastik atıkların ithalat işlemlerinin azaltılması gerektiği, bununla birlikte bahsi geçen Tebliğde "Diğerleri" başlığı altında yer alan 3915.90.11.90.00 ve 3915.90.80.00.19 GTİP numarası ile tanımlanan atıkların karışık, kirli, kaynağı tam olarak bilinemeyen ve genel olarak şikâyete konu olan atık grubu olması nedeniyle ithali yasak atıklar listesine alınmasının uygun olacağının değerlendirildiği, Dünyada toplanan atık plastikler 2019 yılına kadar Çin tarafından alınıyorken, Çin'in 2019 yılı itibariyle atık plastik ithalatına yasaklama getirmesinin atık plastik ticaretinde tüm dengelerin bozulmasına neden olduğu ve lojistik olarak Avrupa ülkelerine en yakın olan ülkemizin atık plastik ithalatında en yüksek paya sahip olan ülke konumuna geldiği, atık ithalatı hususunda Bakanlıkça alınan tedbirlerin, ekonomik kaygılar göz ardı edilmeksizin çevrenin korunması önceliği esasına dayandığı, ülke ekonomisine katma değer sağlayacak ve çevre kirliliğine sebep olmayacak şekilde atık ithalatının yapılması amacıyla, Çevre Kanunu ve Atık Yönetimi Yönetmeliği esas alınarak hazırlanan Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliğinin amacının, atık ithalatına bağlı çevresel kirliliğinin önlenmesi, geri kazanım sektörünün hammadde ihtiyacının daha sağlıklı şekilde karşılanması ve Sıfır Atık Projesinin etkinleştirilmesi olduğu ve Tebliğde hukuka aykırılık olmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Dördüncü Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2021/3), 31/12/2020 tarih ve 31351 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Davacı tarafından, anılan Tebliğin "İthali Yasak Atıklar" başlıklı Ek-2/A listesindeki "19 12 04" atık kodu ile belirtilen maddeye ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. 31/12/2021 tarihli ve 31706 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2022/3)'nin 15. maddesiyle, 31/12/2020 tarihli ve 31351 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan dava konusu Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2021/3) ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 1- Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Ehliyet İtirazının İncelenmesi; Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin yürürlükten kaldırıldığı, bu itibarla davanın öncelikle güncel menfaat yokluğu nedeniyle ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı hükmüne yer verilmiştir. Dava tarihi itibarıyla, davacının dava konusu Tebliğ'in "İthali Yasak Atıklar" başlıklı Ek-2/A listesindeki "19 12 04" atık kodu ile belirtilen maddeye ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açmakta güncel ve meşru menfaatinin bulunduğu açık olup, dava konusu düzenlemenin dava açıldıktan sonra yürürlükten kaldırılmasının davacının menfaatini ortadan kaldırmayacağı şüphesizdir. Bu durumda, davacının bakılan davayı açtığı tarihte yürürlükte bulunan dava konusu düzenleme ile arasında güncel, meşru, kişisel, doğrudan bir menfaat bağı bulunduğu, sübjektif dava ehliyetinin olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin davanın ehliyet yönünden reddi gerektiğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
2- Davalı Ticaret Bakanlığı'nın Süre İtirazının İncelenmesi; Davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı tarafından; davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 2. fıkrasında ise, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı hüküm altına alınmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliğinin 31/12/2020 tarih ve 31351 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, davacı tarafından altmış günlük dava açma süresi içerisinde, 22/02/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı görülmekte olup, davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.
ESAS YÖNÜNDEN: 31/12/2021 tarihli ve 31706 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2022/3)'nin 15. maddesiyle, dava konusu 31/12/2020 tarihli ve 31351 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2021/3) ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır. Bu durumda, dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma yapılması talebinde bulunulmuş ise de; dava konusu Tebliğin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle işin esasına geçilerek karar verilmesine olanak bulunmadığından, yargılamanın makul süre içinde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını kapsayan Anayasa hükümleri ile usûl ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak duruşma yapılmasına gerek görülmemiştir. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/11/2020 tarih ve E:2019/2658, K:2020/2485 sayılı kararı da bu yöndedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 30/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.