Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2021/5784 E. 2025/2509 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2021/5784
- Karar No
- 2025/2509
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/5784 Karar No : 2025/2509
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 15/07/2016 tarihinde yapılan darbe girişimi sonrası Konya E-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu kaldığı süre boyunca Gözlem-3 odasında 9 kişi kaldıkları, tek banyo ve tuvaletin bulunduğu, günde 1-2 saat sıcak su verildiği ve ihtiyaçlarını gideremediği, kaldıkları odanın havalandırmasının olmadığı, pis ortam ve kalabalığın etkisiyle enfeksiyon kaptığı, dilekçelerinin işleme konulmadığı, olumsuz cezaevi koşulları nedeniyle uygulanan psikolojik ve fizyolojik kötü muamele nedeniyle zarara uğradığından bahisle idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 1.050.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; tecrit odasında tutulduğu, idarece bunun sebebine ilişkin cevap verilmediği, mahkemece bu durumun araştırılmadığı, odada dışarıya açılan pencerenin bulunmadığı, cezaevi koşullarının kötü olduğu, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; savunma dilekçesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle lehlerine avukatlık ücretine hükmedilmemesine karar verildiği, E-Tebligat sisteminde yaşanan sıkıntılar nedeniyle dava dilekçesinin tebliğ edilmediği, dilekçeden 16/07/2020 tarihinden haberdar oldukları ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle ödenmemiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde davacının temyiz istemi yönünden oy birliğiyle, davalı idarenin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 15/07/2016 tarihinde yapılan darbe girişimi sonrası Konya E-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu kaldığı süre boyunca Gözlem-3 odasında 9 kişi kaldıkları, tek banyo ve tuvaletin bulunduğu, günde 1-2 saat sıcak su verildiği ve ihtiyaçlarını gideremediği, kaldıkları odanın havalandırmasının olmadığı, pis ortam ve kalabalığın etkisiyle enfeksiyon kaptığı, dilekçelerinin işleme konulmadığı, olumsuz cezaevi koşulları nedeniyle uygulanan psikolojik ve fizyolojik kötü muamele nedeniyle zarara uğradığından bahisle idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 1.050.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; İdare Mahkemesince davanın reddine ve savunma dilekçesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle davaya katkısı bulunmayan davalı idare vekili lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi yolunda verilen karara karşı davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesince temyize konu kararla reddine karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama Giderlerinin Kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda Kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı kuralı getirilmiş; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine, mahkemece kendiliğinden hükmedileceği yönünde düzenleme yapılmıştır. Ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği hükme bağlanmış; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Avukatlık Ücretinin Kapsadığı İşler" başlıklı 2. maddesinde de, Tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücretinin karşılığı olduğu belirtilmiştir. Temyizen incelenen dosyada davalı idare vekilince her ne kadar süresinde olmasa da savunma dilekçesi verildiği, dosyaya katkısının bulunmadığından söz edilemeyeceği, dolayısıyla davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan Daire kararına bu bakımdan katılmıyorum.