İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1656 E. 2025/1465 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1656
Karar No
2025/1465
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :

DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 17/12/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın borçlu ... ve ... aleyhine icra takibi başlatmış olup iş bu takibin kesinleştiğini, müvekkili hakkında ...'ya, Tebligat Kanunu'na, yönetmeliğe ve tüzüğe aykırı olarak 89/1, 89/2 ve 89/3. haciz ihbarnameleri gönderildiğini ancak müvekkili aleyhindeki işlemlerden ancak 89/3 tebliğ tarihi olan 04.12.2025 tarihinde haberdar olduğunu, müvekkilinin takip dosyasında alacaklı ve/veya borçlu olarak gözüken kişilere hiçbir borcu bulunmadığını, hal böyle olunca süresi içerisinde işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, müvekkiline gönderilen tebligatların mazbatasında muhtara teslim edildiği yazılmışsa da işbu işlemin hatalı olduğunu, müvekkilinin bilinen son adresinin gerek dosya içeriği gerekse mernis sorgulaması neticesinde bulunabilecekken bilinen son adresine tebligat yapılmadan Tebligat Kanunu'nun 21. Maddesine göre muhtara tebliğ yapılmasının usulen hatalı olduğunu, ilgili tebligatın 21. Maddeye göre tebliğini yaparken bilgi alınan kişinin adının mazbataya yazılması ve kapıya bilgi kağıdının yapıştırılması zorunluluğunun mevcut olup bu hususun da yerine getirilmediğini, müvekkilinin bilinen son adresine tebligatlar çıkarılmadan ve o tebligatlar iade dönmeden Teb. K. M.21'e göre tebligat yapılmasının hatalı olduğunu, bunun yanı sıra müvekkiline çıkarılmış tebligat mazbatasının taraflarınca sistemden görülüp incelendiğinde de adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresinin olduğunun özel olarak belirtilerek meşruhat verilmesi gerekliliğine uyulmadığını, yine bütün bunların yanı sıra hatalar silsilesi olarak kanun maddesinde yapılması gereken tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırma gerekliliğine ve bilgi alınanın mazbataya yazılması zorunluluğuna uyulmadığını, Uyuşmazlığın kambiyo evrakından kaynaklanmakta olup huzurdaki davaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevli sıfatıyla bakması gerektiğini, ... 19. Hukuk Dairesinin 16.10.2019 tarih; 2019/ E. ve 2019/ K. sayılı ve kararında ''...Dava İ.İ.K.’nun 89/3. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır. İhbarnamenin gönderildiği takip, davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu ...’a karşı kambiyo senedine istinaden yapılmış bir takiptir. Bu itibarla ticari iş niteliğindeki takip dosyasından gönderilen ihbarnameye karşı açılan menfi tespit davasının ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir...." şeklinde hüküm tesis edildiğini, hal böyle olunca işbu davanın da Asliye Ticaret Mahkemelerinde açıldığını, kişilerin açtığı menfi tespit davalarının konusu para ödenmesine yönelik alacak yada tazminat talebini içermediğinden bu davalarda TTK’NIN 5/A maddesi gereğince arabulucuya başvurma zorunluluğu olmadığını, davalının müvekkili aleyhinde ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyasından 89/3 üçüncü haciz ihbarnamesi gönderdiğini, huzurdaki davanın 3. kişinin açtığı menfi tespit davası olup; para ödenmesine yönelik alacak veya tazminat talebi içermediğini, ... BAM 16. H.D.'nin 24.05.2019 tarih; 2019/ E. Sayılı kararında;''Davacı vekilinin, müvekkili bankaya gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı İİK’nın 89/3 maddesine dayalı olarak menfi tespit davası açtığı, 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinde “bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce ara bulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunun” düzenlendiği, menfi tespit davasının konusunun paranın ödenmesine yönelik alacak yada tazminat talebini içermediği kanaatiyle davada TTK’nın 5/A maddesi gereğince ara bulucuya başvurma zorunluluğu bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamaya kaldığı yerden devam edilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.'' denilmek suretiyle işbu davada arabuluculuğa başvuru zorunluluğu olmadığının da ortada olduğunu, usul yönünden açıklamalarının davalı tarafın nihai neticeyi uzatmaya yönelik olası itirazlarını hızlıca bertaraf etmek maksatlı yargı kararlarıyla da desteklemek suretiyle yapıldığını, müvekkilinin takip borçlusu/borçlularına karşı hiçbir borç ve alacak ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin icra dosyasında borçlu konumunda bulunan ...'in babası olduğunu, müvekkilinin yalnızca babası olması hasebiyle -kişisel verilerine nereden ulaşıldığı da meçhul olacak şekilde- kendisini borç tehdidi altında bırakmak maksatlı gönderilen haciz ihbarnamelerinin de haliyle hukuksuz olduğunu, müvekkilinin takip borçlusu/borçluları ile hiçbir şekilde alacak-verecek ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin kişisel verilerinin usulsüz bir şekilde ele geçirilerek kendisine haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini beyan ettiğini ve bu konuda Savcılık ve ... kapsamında gerekli şikayet haklarını da kullanacağını, İİK 89. madde uyarınca borç zimmetinde sayılan üçüncü kişi borcu ödemekten kurtulmak için on beş gün içinde icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi nezdinde menfi tespit davası açabilir hükmü gereğince taraflarınca süresi içerisinde işbu davanın ikame zorunluluğu doğduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle Mahkeme tarafından resen gözetilecek nedenlerle; tedbir talebinin kabulü ile ... 4. Genel İcra Dairesinin 2025/... E.sayılı dosyasından müvekkili aleyhinde yapılacak icrai işlemlerin durdurulmasına, İİK M.89 gereği dava açıldığının icra dairesine bildirilmesine, davanın kabulü ile müvekkili ...'in ... 4. Genel İcra Dairesinin 2025/... E.sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, ... 4. Genel İcra Dairesinin 2025/... E.sayılı dosyasından tanzim olunan haciz ihbarnamelerinin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE; Dava; ... 4. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesi gereğince borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 1. Maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup, aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan iş bu menfi tespit davasında, davacı tarafça, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmesi gerekmekte olup, buna göre davacı 3. Kişi ile takip alacaklısı davalı arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, nitekim Bölge Adliye Mahkemesi dairelerinin görev konusundaki görüş ayrılıklarının giderilmesi amacıyla ... 11. Hukuk Dairesi'nce içtihadı birleştirme kararı verilmiş ve bu karar uyarınca tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile açılacak bu davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu hususu benimsenmiştir. ... 11. Hukuk Dairesinin 06.11.2023 tarih 2023/ Esas 2023/ Karar sayılı ilamında; "Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklindedir.Açıklanan nedenlerle, yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-İhtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 3-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere karar verildi. 23/12/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1656, K. 2025/1465, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1656-e-2025-1465-k-0e4436e9d463