İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1355 E. 2025/1277 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1355
Karar No
2025/1277
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ :Av. İHBAR OLUNAN : VEKİLLERİ :Av. Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/11/2025 ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/09/2025 tarih 2024/ Esas 2025/ Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.12.2023 günü saat ... sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı yarı römorku ile ... ili istikametinden ... ili istikametine seyir halindeyken km 52'ye geldiğinde ... plaka sayılı yarı römorkta yüklü bulunan odun parçalarının branda altından yola düşmesi neticesi aynı istikamette arkadan gelen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol ön alt kısımları ile yola dökülen odun parçasına çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yetkililer tarafından tutulan tutanaktan da anlaşılacağı üzere ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın odun parçalarının römorkundan düşürmesi sebebiyle 2918 sayılı KTK'nın 65/1-H(Yükü, karayoluna dökülecek şekilde yüklemek) kuralını ihlal etmiş olup 01.12.2023 tarihli kazanın meydana gelmesinde %100 olarak sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesi ile birlikte müvekkilinin aracını özel servise bırakmak zorunda kaldığını, bu sebeple aracını kullanmaktan yoksun kaldığını, meydana gelen trafik kazasında aracın hasar aldığını, özel serviste kalacağı süre zarfında müvekkilinin aracından yararlanamadığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilimnin olaydan oldukça etkilendiğini, davalılardan araç mahrumiyet bedelini talep ettiklerini, meydana gelen kaza sonucunda hasar alan müvekkilinin aracında yapılan onarım, parça değişimi gibi işlemler nedeniyle aracın 2. el piyasasındaki değerinin düşmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracının orijinalliğinin azalarak piyasadaki değerinin düştüğünü, kaza ile birlikte müvekkilinin aracında oluşan hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybı tazminatını davalılardan talep ettiklerini, sürücünün kusurlu bir şekilde sebebiyet verdiği bir kazada kendi kusur oranıyla sınırlı olmak üzere aracın sahibi ile birlikte müteselsil sorumlu olduğunun kanun ve içtihatlarda hükmolunduğunu, Borçlar Kanun'un 49. ve 51. maddelerinde kusurlu tarafın verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunun açıkça bahsedildiğini, müvekkilinin yaşadığı maddi zararın bir nebze olsun karşılanabilmesi için dava açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 50,00 TL değer kaybı alacağı, 50,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın, konusu itibariyle ticari bir dava olması sebebiyle arabuluculuğun dava şartlarından birisi olduğunu, taraflarına karşı açılan davada ticari bir dava olması nedeniyle zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmış olduğundan davanın dava şartı yokluğuyla reddi gerektiğini, davacının değer kaybına ilişkin talebi müvekkilinin kaza tarihindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olan 408152204 Poliçe No'lu ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığını, davacıya bu zararına ilişkin 102.461,00 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle davacı tarafın değer kaybına ilişkin herhangi bir alacağı ve tazmin edeceği bir zararı kalmadığından kalmadığından davanın reddi gerektiğini, ayrıca ... Sigorta A.Ş.'nin, kaza tarihi itibariyle müvekkilinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kurumu olması sebebiyle davaya dahili davalı olarak dahil edilmesini ve davanın kendisine ihbar edilmesini talep ettiklerini, bunun yanında her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkillerinin kazanın oluşumunda %100 sorumlu tutulsa da kazanın oluşumunda önünde giden aracı yeterli ve güvenli mesafede arkadan takip kuralını ihlal edip odunlara çarptığından Karayolları Trafik Kanunu 56/1-c maddesine göre takip mesafesi kuralını ihlal ettiği için kazada kusuru bulunduğunu, bu nedenle kazaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki kusura ilişkin değerledirmeyi kabul etmelerinin mümkün olmadığını, söz konusu kazada davacınında kusuru bulunmasına rağmen bu durumun görevli memurlar tarafından göz önüne alınmadığını ve sadece müvekkillerinin kusurlu addedildiğini, bu sebeple kusura ilişkin değerlendirme hukuka aykırı olduğundan ilgili kaza tespit tutanağına göre yapılacak kusur ve tazminat hesaplaması da hatalı olacağını, davacı tarafın müvekkillerinden araç mahrumiyet bedelini talep ettiğini, ancak davacı tarafın aracından mahrum kaldığı döneme ilişkin zararını ispat etmesi gerektiğini, Hukukumuzda bilindiği üzere tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığını, haksız fiil neticesinde zarar görenlere karşı failin kusuru oranında zarardan sorumluluğu bulunduğunu, bu zararın hesaplanması için de ispat yükünün HMK hükümlerine göre talep edene ait olduğunu, ancak dosyaya buna ilişkin bir delil sunulmadığını, davacının ilgili araç haricinde de başka bir aracı mevcut ise tamir sürecindeki ihtiyaçlarını bu aracı ile de giderebileceğini ve herhangi bir sıkıntı ve mağduriyet yaşamayacağını, davacının aracından tamir sürecinde mahrum kalmasının tek başına mahrumiyet tazminatı ödenmesi için yeterli olmayıp araçtan mahrum kaldığı dönemde zararı mevcut ise bu zararını ispat etmesi ve kazaya karışan aracının olmaması sebebiyle başka bir aracınında olmaması sebebiyle mağduriyet yaşaması gerektiğini, davacıya belirtilen şartların mevcut olması durumunda mahrumiyet tazminatının ödenmesi gerektiğini, aksi durumda davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkiline karşı açılan mesnetsiz ve haksız davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Dava; 01/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, davaya konu trafik kazası nedeniyle, araç değer kaybı ve araç mahrumiyetine ilişkin olarak davalı sürücü ... ve davalı araç maliki ... aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkememsi'nde iş bu maddi tazminat istemli davayı açmış olup, Mahkemece davacı ve davalı araç maliki ...'ın tacir olması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı sonucu dosyanın Mahkememize tevzi edildiği görülmüştür. Mahkememizce davalı ... yönünden davanın Mahkememiz 2025/ Esasına tefriki ile Mahkememiz 04/11/2025 tarih ve 2025/ Karar sayılı kararı ile davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir.Somut olayda, dava trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olup, davalı Hüseyin Alınay'ın kazaya konu ... plaka sayılı aracın maliki değil sürücüsü olduğu, ayrıca celp edilen ticaret sicil ve vergi kayıtlarından davalı sürücü tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş, dosya mahkememize ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/09/2025 tarih 2024/ Esas 2025/ Karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderildiğinden ve her iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığı ortaya çıktığından mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda görev uyuşmazlığının halli ve merci tayini için dosyanın resen ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Dosya mahkememize ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/09/2025 tarih 2024/ Esas 2025/ Karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderildiğinden ve her iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığı ortaya çıktığından mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda görev uyuşmazlığının halli ve merci tayini için dosyanın resen ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/11/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1355, K. 2025/1277, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1355-e-2025-1277-k-21761cc7f30c