İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/184 E. 2025/1219 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/184
Karar No
2025/1219
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/07/2023 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025 ... 7. İş Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih 2023/ Esas 2023/ Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu, Mahkememizde görülmekte olanTazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı işçinin davacı şirkette 09.11.2020 tarihinde akdedilen yazılı iş sözleşmesi işe başladığını, akabinde ise davalı tarafın çalışmasını sürdürmekte iken 26.07.2021, 29.07.2021 ve 04.08.2021 tarihleri itibariyle şirket mailinden şahsi mailine birden çok kez veri alışverişi olduğunun tespit edildiğini ve iş akdinin 16.08.2021 tarihinde haklı nedenle müvekkili şirket tarafından feshedildiğini, davalının yapmış olduğu bu eylemlerin hem İş Kanunu'na hem iş sözleşmesine hem bilgi güvenliğine aykırı olup, ticari sıraların gizliliğini açıkça ihlal niteliğinde olduğunu, bunun yanı sıra davalının iş sözleşmesinin feshedilmesinden sonra müvekkili şirket ile aynı alanda hizmet gösteren farklı ve rakip bir firmada işe başladığının tespit edildiğini, davalı taraf ile müvekkili şirket arasında imzalanan ekte sunulu iş sözleşmesinin 22. ve 26. maddesi ile davalının gerek iş sözleşmesinin devamı sırasında ve gerekse iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra iki yıl süre ile kendi adına işveren ile rekabet edebilecek bir iş yapmamayı, ..., ... ve ... illeri coğrafi alanları ile sınırlı olarak davacı şirket faaliyet alanındaki rakip diğer işletmelerde çalışmamayı, söz konusu işletmelerde ve firmalarda ortak yahut başka bir sıfatla herhangi bir menfaat ilişkisine girmemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, buna ek olarak sözleşme ile işçinin rekabet yasağına aykırı davranması durumunda tazminat olarak son aylık brüt ücretinin beş katı tutarını işverene ödeyeceğini ve bu miktarı aşan maddi zararı da karşılayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya ... 25. Noterliği'nin 12919 yevmiye numaralı 20.09.2021 tarihli ihtarname ile kanuna ve iş akdine aykırı davranışı nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan cezai şart bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını, akdedilen sözleşmeye göre davalı işçinin rekabet yasağına aykırı davranışları nedeniyle işverenin aralarındaki hukuki ilişkiden doğan hakları saklı kalmak kaydıyla uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği gibi bunun yerine işçinin yaptığı veya üçüncü kişilere yaptırdığı işlerin kendi hesabına yapılmış sayılmasını ve bu işler dolayısıyla aldıkları ücretin verilmesini veya aynı işlerden doğan alacağın devredilmesini isteyebileceğini, Mahkemede yapılacak yargılamada bu hususunda ayrıca araştırılmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, zira davalı işçinin müvekkili firma tarafından iş akdi sona erdirildikten hemen sonra aynı alanda hizmet gösteren farklı ve rakip bir firmada işe başladığını, iş akdinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülük olduğunu, buna karşılık tarafların iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş akdine konulmasını veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasını kararlaştırabileceklerini, ... ve ... uygulamasında iş akdi sona erdikten sonra işçinin işverenle rekabet etmeme borcunun ancak böyle bir yükümlülük sözleşme ile kararlaştırıldığı takdirde söz konusu olabileceğinin kabul edildiğini, ifade edildiği gibi somut yargılamaya konu davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş sözleşmede de rekabet yasağının iş akdinin sona ermesinden sonra da devam edeceğinin açıkça hüküm altına alındığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 444. ve devamı maddelerine göre yapılan rekabet yasağı sözleşmesine rağmen davalı işçinin iş sözleşmesinin sona ermesinden kısa bir süre sonra aynı il sınırlarında aynı alanda faaliyet gösteren rakip bir firma işyerinde işe başlayarak rekabet yasağına aykırı davrandığını, davalının iş akdinin feshinin de müvekkili firma bilgilerini kendi şahsi mail adresine gönderdiğinin tespitinin ardından yapıldığını, davalının davranışlarının bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının müvekkili firma aleyhinde eylemlerde bulunduğunun sabit olduğunu, davalının müvekkili firmadan ayrıldıktan sonra müvekkili firmanın en önemli rakiplerinden birinde işe başlamış olmasınında davalının kötü niyetle hareket ettiğini, müvekkili şirketin ticari sırlarını ele geçirmeye yönelik faaliyetlerde bulunduğunu gösterdiğini, davalının çalışması süresince müvekkili firmada işlerin işleyişi, firmanın yeni almış olduğu projeler ve kullanılan makineler hakkında önemli bilgiler edindiğini, davalının bu davranışları ile davalının amacının müvekkili firma hakkında bilgi toplayarak bu bilgilerin rakip firmaya aktarılması olduğunun açıkça anlaşıldığını, dinlenecek tanık anlatımları ile de davalının müvekkili firmanın iş yerinde çalışması sırasında hem kendi görev alanında hem de görev alanı olmayan bölümlerde sürekli bilgi toplamaya çalışır şekilde keşifler yaptığı ve çalışanlara bu amaca yönelik sorular sorduğunun tespit edileceğini, davalının müvekkili firmada işe başladığını, işin işleyişi, projeler ve makineler hakkında bilgi topladığını, sonrasında da rakip firmaya döndüğünü, davalı işçinin davacı müvekkili firmada çalışmış olduğu süre boyunca iş yerinde sürekli olarak bilgi toplama, iş yerindeki sistemi detaylı olarak bilmeye çalışması gibi davranışları ile şahsi mail adresine şirket verilerini aktardığının tespiti ardından iş akdinin feshedilmesi ve ardından müvekkili firmanın en önemli rakiplerinden birinde çalışmaya başlamasının rekabet yasağına aykırılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve taraflar arasında imzalanmış iş sözleşmesinde yer alan hükümler çerçevesinde davalı tarafın kabul ve taahhüt ettiği cezai şart bedelinin belirlenerek bu bedelin müvekkiline ödemesine karar verilmesi gerektiğini, davalının müvekkili firmadan sonra aynı alanda faaliyet gösteren rakip firmada çalıştığının ... kayıtları ile de sabit hale geleceğini, müvekkili şirketin rekabet yasağına aykırı hareket eden davalı işçiden iş sözleşmesinde yer alan cezai şarttan kaynaklanan tazminatın istemi amacıyla ... Arabuluculuk Bürosuna 2021/... Büro no, 2021/... Arabuluculuk dosya no ile başvurduğunu, ancak arabuluculuk görüşmelerinin 13/11/2021 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etme gereği doğduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, taraflar arasında imza altına alınan iş sözleşmesi uyarınca davalının rekabet yasağına aykırı davrandığının tespiti ile bu aykırılıktan doğan cezai şart alacağının, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak, bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 1.000,00TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın rekabet yasağı ihlali iddiasının taraflarınca kabulünün mümkün olmamakla birlikte haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdelilen belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağını içeren sözleşme maddesinin bulunduğu sayfada davalı müvekkilinin imzası bulunmadığını, bu nedenlerle iş sözleşmesinin rekabet yasağını içeren sözleşme hükmünün davalı işçiyi bağlamadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin geçerli olması için iş sözleşmesinin her sayfasının işçi tarafından imzalanması gerektiğini, işçi tarafından yalnızca son sayfanın imzalanmış olması halinde sözleşme maddelerinin tamamının işçiyi bağlamadığını, bu halde iş akitlerindeki hükümlerin geçerli olabilmesi için sözleşmenin her sayfasının işçi tarafından imzalanmasının gerekli olduğunu, bu durumda işçiyi sınırlandıran rekabet yasağının düzenlendiği sözleşme hükümlerinin davalı müvekkilini bağlamadığını, nitekim emsal ... kararları ile de işçinin, sözleşmede imzası bulunmayan sayfalarda yer alan sözleşme hükümleri ile bağlı olmadığının ispatlanmış olacağını, uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir diğer sorunun ise işçi tarafından imzalanmamış sayfaların işveren tarafından paraf atılmak suretiyle doldurulması olduğunu, işçinin imzasının yer almadığı sayfalarda bulunan sözleşme hükümlerinin işçiyi bağlamayacağının belirtmiş iken paraf atılmak suretiyle doldurulan sayfaların işçi bakımından bağlayıcı olmasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, rekabet yasağının müvekkili tarafından bağlayıcı olmadığına halel gelmemek kaydıyla; taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 22. ve 26. maddesi ile iş ilişkisinin devamı sırasında rekabet yasağını ihlal edici davranışların cezai şarta bağlanmadığını, davacı şirketin dava dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan ekte sunulu iş sözleşmesinin 22. Ve 26.maddesi ile davalının gerek iş sözleşmesinin devamı gerekse iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı davranması durumunda tazminat olarak son aylık brüt ücretinin beş katı tutarını işverene ödeyeceğini ve bu miktarı aşan maddi zararı da karşılayacağını kabul ettiğini ileri sürerek davalının iş sözleşmesinin devamı sırasında rekabet yasağına aykırı davranışlardan dolayı cezai şart alacağını talep ettiğini, belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağını düzenleyen 22.ve 26.maddesinde iş ilişkisinin devamı sırasında işçinin rekabet yasağını ihlal eden aykırı davranışının cezai şarta bağlanmadığını, huzurdaki dava da davalı müvekkilinin iş ilişkisinin devamı sırasında rekabet yasağını ihlal edici davranışı nedeniyle cezai şartın ödenmesi talepli olduğunu, sadakat borcunu düzenleyen TBK'nın 396.maddesinde de işçinin sadakat borcuna aykırılığı durumunda cezai şartın öngörüleceğine dair hükmün yer almadığını, hal böyle iken sözleşme maddeleri ve kanun kapsamında öngörülmeyen cezai şartın uygulanması ve talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, iş ilişkisinin devamı sırasında rekabet yasağına aykırı davranışların sözleşme maddesi ile cezai şarta bağlanmadığı halde rekabet yasağı ihlaline dayanan cezai şart talep edilemeyecek ve somut olayda uygulama alanı bulamayacağını, davacı işverenin davalının rekabet yasağını ihlal edici davranışları nedeni ile iş akdinin haklı nedenle feshediliğini iddia etmiş ise de; bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davacı işveren tarafından dava dilekçesinde davalı müvekkilinin çalışmasını sürdürmekte iken 26.07.2021, 29.07.2021 ve 04.08.2021 tarihleri itibariyle şirket mailinden şahsi mailine birden çok kez veri alışverişi olduğu tespit edildiğini, bu nedenle de 16.08.2021 tarihinde iş akdinin haklı nedenle müvekkili şirket tarafından feshedildiğini ileri sürerek rekabet yasağının ihlal edildiğini ispat etmeye çalışmış ise de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davacı şirketin müvekkili hakkındaki verileri kaçırma ve şirket bilgilerini paylaşma yönündeki böylesi ciddi ve suçlayıcı iddiasının davacı işveren tarafından müvekkilinin iş sözleşmesinin resmi kanun yolu aracılığı ile noterden ihtarname gönderilmek suretiyle feshedilmesi gerektiğini, nitekim işçi tarafından işverenin meslek sırlarını ortaya atmak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesi gereğince işverene derhal fesih hakkı verdiğini, davacı işverenin haklı nedenle iş akdini feshettiği iddia etmekte ve rekabet yasağının ihlal edildiğini de bu olgu ile ispatlamaya çalışmakta ise de işveren tarafından davalı işçiye iş akdinin haklı nedenle feshedildiğine dair ihtarname gönderilmediğini, zira işveren tarafından iş akdinin haklı nedenle feshediliğine dair keşide edilen ihtarnamenin var olması durumunda söz konusu ihtarnamenin dosya kapsamına ibraz edilmemesinin mümkün olmayacağını, ayrıca veri alışverişinin tespit edildiği iddia edilen tarihlerde davalı aleyhine düzenlenen tutanak da bulunmadığını, davacı işverenin ihtarname göndermediği gibi müvekkilinin rekabet yasağını ihlal edici davranışta bulunduğunu, ihlal neticesinde önemli ölçüde zarara uğradığını da ispatlayamadığını, davacının işten çıkış kodunun Kuruma 04 numaralı kod ile bildirilmiş olup 04 numaralı kodun"Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi" olarak tanımlandığını, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı bir davranışı sonucunda 46 numaralı kod ile çıkışının yapılması beklenirken 04 numaralı kod ile çıkışının yapılmasının müvekkili işçinin rekabet yasağını ihlal edici davranışının bulunmadığını ve feshin haksız olduğunu ispatladığını, salt bu durum dahi işverenin rekabet yasağının ihlal edildiğine dair iddialarının asılsız olduğunu apaçık ortaya koyduğunu, bu halde iş akdinin işveren tarafından haklı nedenle feshediliği iddiası soyut bir iddiadan ibaret olup işveren haklı fesih süsü vererek rekabet yasağına aykırı davranışlar olduğunu inandırma gayesi içerisine girdiğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep olmaksızın fshedilmesi durmunda rekabet yasağının sona erdiğini, rekabet yasağı sözleşmesi geçerliğini yitirdiğinden işverenin rekabet yasağı ihlaline dayanarak davalı müvekkilinden cezai şart talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 447.maddesinin 2.fıkrasının "Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer. " şeklinde olduğunu, somut olayda da işveren tarafından iş akdinin haklı sebep olmaksızın feshedildiğinin apaçık ortada olduğunu, Rekabet yasağı sözleşmesinin müvekkili bakımından bağlayıcı olsa dahi iş akdi işveren tarafından haklı sebep göstermeksizin feshediliğinden rekabet yasağını içeren sözleşmenin sona erdiğini, bu halde davacı işverenin ne iş ilişkisinin devamı sırasında ne de iş ilişkisinin sonra ermesinden sonra müvekkilinin rekabet yasağına aykırı davrandığını ileri sürerek cezai şart talep edemeyerek, etmesinin mümkün olmayacağını, bu halde davalı müvekkilinin farklı bir firmada işe girmesinin dahi rekabet yasağının ihlali kapsamında değerlendirilmeyeceğini, emsal ... kararının da iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep göstermeksizin feshedilmesi durumunda rekabet yasağının sona ereceği yönünde olduğunu, bu halde rekabet yasağını içeren sözleşme maddeleri davalı müvekkili bakımından bağlayıcı olsa dahi iş akdinin haklı fesih olmaksızın işveren tarafından feshedilmesi nedeniyle rekabet yasağı sözleşmesinin sona erecek ve müvekkilinin rekabet yasağını ihlal edici davranışları nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceğini, ... 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/ E., 2017/ K. Ve 13.12.2017 tarihli kararının '' Somut olayda kesinleşen iş mahkemesi kararından işverenin iş sözleşmesini haksız olarak feshettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda rekabet yasağının sona ereceği göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde olduğunu, davalı müvekkilinin davacı iş yerinde mühendis olarak çalışmış olup davalı şirketin müşteri portföyünü kullanmasının mümkün olmadığını, 6098 sayılı TBK'nın 444/2. Maddesinin '' Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.'' hükmünü haiz olup, anılan hüküm uyarınca davacı tarafça davalı müvekkilinin iş sözleşmesinin devamı sırasında davacının müşteri çevresi veya üretim sırları ya da davacının yaptığı işler hakkında bilgi edindiği ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, davacının önemli bir zararına sebep olacağı ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin işten çıkarıldıktan sonra mecburen birden fazla iş yerine başvuru yaptığını, müvekkilinin 4 yaşında üçüz çocukları bulunduğunu, bir ay dahi işsiz kalmasının ailesinin zor duruma düşmesine neden olacağını, bunun aksine düşünmek müvekkilinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak sınırlanması anlamına geleceğini, davacının iş yeri tarafından müvekkilinin işten çıkışının 16.08.2021 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin ise yaklaşık 1 ay sonra 13.09.2021 tarihinde ... isimli fabrikada çalışmaya başladığını, müvekkilinin ... isimli işyerinin rakip firma olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, müvekkilinin davacının iş yerinde tasarım yapmaktayken ... isimli firmada üretimde kalite kontrol bölümünde çalışmış olup her iki şirkette birbirinden farklı işler yaptığını, daha doğrusu işverenin müvekkiline hangi işi verdiyse müvekkilinin o işi yaptığını, davacının iş yerinin ve ... isimli işyerinin projeleri ve müşteri çevreleri ve yaptıkları işin farklı olduğunu, müvekkilinin her iki şirkette birbirinden farklı işler yaptığını, bu nedenle müvekkilinin işyerlerindeki görevinin davacı ve rakip firma olarak isimlerndirilen iş yerinin birbirine rakip olup olmadığının gerekli görülürse bu hususlarının bilirkişi marifetiyle araştırılarak rapor hazırlanmasını talep ettiklerini, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; iş sözleşmesi, ... kayıtları, özlük dosyası, ticaret sicil kayıtları, tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiğinden bahisle, sözleşmede yer alan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı işçinin işten ayrılması sonrasında dava dışı şirkette işe başlamış olması nedeniyle rekabet yasağının ihlal şartlarının ve taraflar arasındaki sözleşme kapsamında takip konusu ceza-i şart alacağının sübuta erip ermediğine ilişkindir.Mahkememizce dayanılan deliller toplanmış, davacı tarafça bildirilen tanıkların beyanlarının alındığı görülmüştür.Mahkememizce dava dosyası celp edilen deliller kapsamında dosyanın bilirkişiye tevdi ile rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 14/03/2025 tarihli rapor ve 19/06/2025 tarihli ek raporun düzenlendiği görülmüştür. Dosya kapsamından, davalının davacı şirkette 09/11/2020 tarihinde proje mühendisi olarak işe girmiş olup, davacı şirketten 16/08/2021 tarihinde işten ayrıldığı, 13/09/2021 tarihli iş sözleşmesi ile dava dışı ... Plastik Vakum Form Kalıp San. Ve Tic. A.Ş.'de proje mühendisi olarak çalışmaya başladığı görülmüştür. Davacı ... Plastik San. Ve Tic. A.Ş. ... merkezli olarak 30.12.1997 yılında tescil edilerek motorlu kara taşıtları için karoser, kabin ve kupalara ait parça ve aksesuarların imalatı( tamponlar, koltuk, emniyet kemerleri, hava yastıkları, kapılar vb. dahil) alanında faaliyet gösterdiği, davalının çalışmış olduğu,... Plastik Vakum Form Kalıp San. Ve Tic. A.Ş. de ... merkezli olarak 16.02.1995 yılında tescil edilerek başka yerde sınıflandırılmamış plastik ürünlerin imalatı faaliyeti ile, bu kapsamda davacı şirket ile otomotiv yan sanayide her türlü plastik aksamın form kalıplarını ve plastiklerini imal etmek, ticaretini, ithal ve ihracatını yapmak, her türlü yeni ve kullanılmış oto ticaretini, otomotiv yedek parçası, oto yan sanayi ürünlerini lastik ve oto aksesuarlarının üretimini, ticaretini, ithal ve ihracatını yapmak benzer iş kolunda faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Davacı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin " Rekabet Yasağı " başlıklı 26. Maddesinde; " (1) İşçinin emekli olması, iş akdini feshi veya diğer sebeplerle bu sözleşme sona erdikten sonra ... ve Çevre İlleri ile sınırlı olarak İşverenin faaliyet alanında, herhangi bir biçimde İşverenle rekabet etmekten özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınacaktır. (2) Rekabet yasağı, iş ilişkisinin İşçiye sağladığı bilginin, müşteri çevresi veya üretim sırları ya da İşverenin yaptığı işler hakkında olması ve aynı zamanda kullanılması sonucu, İşverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte bulunması halinde uygulama görür.(3) Rekabet yasağı süresi, özel durum ve koşullar istisna olmak üzere iki yıldır.(4) Rekabet yasağına aykırı davranan işçi bunun sonucu olarak İşverenin bütün zararlarını gidermekle yükümlüdür.(5) İşçi rekabet yasağına aykırı davranırsa, tazminat olarak İşverene aldığı son aylık net ücretinin beş katı tutarını ödemek zorundadır.... " şeklinde düzenlemeye yer verildiği görülmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca," fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir." hükmünü içerir.6098 sayılı TBK'nın 444. Maddesi'nin 2. Fıkrasında "Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir" şeklinde düzenlenmiştir.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.Somut uyuşmazlıkta iş sözleşmesi ile proje mühendisi olarak işe alınan davalının davacı şirkette çalışmasına ilişkin ayrı bir görev tanımının bulunmadığı, her ne kadar dinlenen davacı tanıklarından davalının proje departmanında görev aldığı, müşterilerden helen tekliflerle ilgilendiği, proje departmanında çalışanların onaylanan projenin üretim ve seriye geçiş sürecine kadar takip ettiklerini belirtilmişse de, alınan bilirkişi raporuna göre, üretim için firmaların, üretimini istediği parçaların, ya kalıplarını yaptırarak davacı firmaya üretim için verdikleri ya da, imalat resimlerini göndererek kalıpların firma tarafından yaptırılarak üretimin gerçekleştirmesini talep ettikleri, davacı iş yerinde talep eden tarafından gönderilen datalara göre kalıp imalatı yapılması veya kalıbın müşteriden talep edilerek üretilmesi şeklinde prosedür ilerlemekte olup, bu durumdaki taleplerde, firmaların arge veya plan proje anlamında yapacakları ticari sır kapsamında bir iş olmadığı, otomotiv sektörü yan sanayinde, parça üretimleri, talep eden tarafından verilen datalara göre kalıpların yapıldığı, araçlarda veya parçalarda değişiklikler ve revizyonlara ilişkin mail yazışmalarının taleplerin müşteriden gelmesi ve kalıbın müşteriye ait olması nedeniyle herhangi bir sır ve özellik taşımadığı, davalının yeni çalıştığı işyerinde bu tür bir bilgiyi kullanması mümkün olmadığı tespit edilmekle, davalının davacı şirketteki pozisyonu itibariyle, davacı şirketin ticari sır mahiyetindeki bilgilere doğrudan tek taraflı olarak erişim imkanı olduğu ve bu yönüyle iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı şirkette kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimali bulunduğuna ilişkin somut delil tespit edilemediği, bu halde davalının davacının iştigal konusu ile aynı olan başka bir iş yerinde çalışmış olmasının tek başına rekabet yasağı hükmünü ihlali olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, Mahkememizce davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 680,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davalı tarafından yapılan tebligat ve posta masrafına yönelik toplam 172,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/184, K. 2025/1219, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-184-e-2025-1219-k-ee63dff16951