İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/104 E. 2024/128 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/104
Karar No
2024/128
Karar Tarihi

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/104 Esas - 2024/128 T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR ESAS NO :2024/104 KARAR NO :2024/128 BAŞKAN :... ÜYE :..... ÜYE :..... KATİP :.... DAVACI :... İPLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - VEKİLİ :Av. ..... - [16101-01039-.....] UETS DAVALI :... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ..... DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 01/02/2024 KARAR TARİHİ : 05/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalı arasındaki uyuşmazlık sebebiyle taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin 30.01.2024 tarihinde anlaşamama ile son bulduğunu, davacı tarafça dava dışı ... aleyhine Bursa 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla İlamsız İcra Takibi başlatıldığını, takip dayanağının kambiyo senedi olması dolayısıyla davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı tarafından, dava dışı borçlu ... aleyhine Bursa 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine icra takibi başlatıldığını, akabinde işbu dosyada davacı/alacaklı tarafça müvekkili şirkete İİK md.89 gereğince haciz ihbarnameleri gönderilmesi talep edildiğini ve müvekkili şirketin "Anadolu Mah. 1.Orhaneli Sok. No:7A Z1 Yıldırım/BURSA" adresine;23.10.2023 tarihli Birinci Haciz İhbarnamesi 28.10.2023 tarihinde,20.12.2023 tarihli İkinci Haciz İhbarnamesi 26.12.2023 tarihinde,04.01.2023 tarihli Üçüncü Haciz İhbarnamesi ise 05.01.2024 tarihinde doğrudan muhtara teslim edildiğini, müvekkili şirkete gönderilen haciz ihbarnamelerine ilişkin tebligatların tamamının usulsüz olduğunu, müvekkili şirketin işbu haciz ihbarnamelerinden haberdar olduğu tarihin 08.01.2024 olduğunu, nitekim müvekkili şirket yetkilisi ...'in 07.12.2023 - 07.01.2024 tarihleri arasında askerlik görevini ifa ettiğini, icra müdürlüğünce düzenlenen ve usulsüz şekilde tebliğ edilen haciz ihbarnamelerinden haberdar olamadığını, müvekkili şirket yetkilisinin askerlik görevini ifasından sonra 08.01.2024 tarihinde haberdar olduğunu, İİK md.89/1 ve İİK md.89/2 gereğince şirkete gönderilen ve usulsüz şekilde doğrudan muhtara bırakılan haciz ihbarnamelerinden haberdar olamayan müvekkili şirkete, İİK md.89/3 gereğince üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, her ne kadar taraflarınca İcra Müdürlüğüne itiraz dilekçesi sunulmuş ise de; İİK md.89/3 hükmü gereğince huzurdaki davanın ikame edilmesi zarureti doğduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı borçlu ... arasında herhangi bir ticari, hukuki ya da akdi ilişkinin, alışveriş söz konusu olmadığından dava dışı/borçlunun müvekkili şirket uhdesinde mevcut herhangi bir hak ve alacağın bulunmadığını, nitekim bu hususun, müvekkili şirkete ait ticari defter ve bağlı kayıtların incelenmesi ile açıkça tespit edileceğini, davalı/alacaklı tarafından müvekkili şirkete gönderilen haciz ihbarnamelerinin açıkça kötü niyetli olduğunu, bu nedenle Bursa 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı dosyasından İİK md.89/3 gereğince gönderilen haciz ihbarnameleri dolayısıyla müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, davalının, müvekkili şirket ile dava dışı borçlu ... arasında herhangi bir akdi, hukuki yahut ticari ilişki bulunmadığını biliyor olmasına rağmen tamamen kötü niyetli bir şekilde; dosya borcu ile hiç ilgisi bulunmayan müvekkili şirkete İİK md.89/1, 89/2 ve 89/3 hükümleri gereğince haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin tek yetkilisinin ve müdürünün ... olduğunu, davaya konu haciz ihbarnamelerinin müvekkili şirket yetkilisinin askerde olduğu dönemde doğrudan muhtara tebliğ edildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin, askerlik görevinin bitmesinin akabinde bahse konu ihbarnamelerden haberdar olduğunu, davalının, yalnızca müvekkili şirkete haciz ihbarnameleri göndermekle yetinmediğini, müvekkili şirket yetkilisinin şahsını da borçlandırabilmek adına ...'e de haciz ihbarnameleri gönderdiğini, müvekkili şirket yetkilisinin şahsına gönderilen haciz ihbarnamelerinin de askerde olduğu dönemde tebliğ edildiğini, şahsı adına da anılan icra dosyasına itiraz dilekçesi gönderildiğini, taraflarınca müvekkili şirket yetkilisinin izah edilen durumu, icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile izah edilmiş olmasına rağmen, davalının, icra müdürlüğünden müvekkili şirketin borçlu olarak dosyaya eklenmesi talebinde bulunduğunu, bu hususun dahi, davalı tarafça tamamen kötü niyetli bir şekilde müvekkili şirketin, hiçbir ilgisinin bulunmadığı icra dosyasında borçlu hale getirilmeye çalışıldığının göstergesi olduğunu, bu nedenle davanın kabulü ile davalı aleyhine, müvekkili şirkete İİK md.89/3 hükmü gereğince gönderilen haciz ihbarnamesindeki miktarın %20sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, üçüncü şahıs tarafından ikame edilen menfi tespit davasının kabulü halinde yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması gerektiği, bu nedenle huzurdaki davanın müvekkili 3. şahıs lehine sonuçlanması halinde yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Bursa 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosyasından düzenlenen İİK md. 89/3 gereğince düzenlenen haciz ihbarnamesinin; 05.01.2024 tarihinde muhtara bırakıldığını, taraflarınca 16.01.2024 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk sürecinin 30.01.2024 tarihinde sonlandığını, 15 günlük dava açma süresinin 30.01.2024 tarihi itibariyle tekrar işlemeye başladığını, huzurdaki dava yasal süresi içerisinde ikame edildiğini, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenler uyarınca; öncelikle İİK md.89/3 hükmü gereğince huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiğine dair Bursa 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosyasına müzekkere yazılmasına, müvekkili şirket hakkındaki cebri icra işlemlerinin huzurdaki yargılamanın sonuna kadar durdurulmasına, Bursa 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosyasından İİK md.89/3 hükmü gereğince müvekkili şirkete gönderilen haciz ihbarnameleri dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olarak müvekkili şirkete haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep ettiğinden aleyhine ihbarnamelere konu miktarın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE; Dava; Bursa 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasında kambiyo senedinden kaynaklı takip nedeniyle gönderilen haciz ihbarnamesi gereğince borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 1. Maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup, aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan iş bu menfi tespit davasında, davacı tarafça, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmesi gerekmekte olup, buna göre davacı 3. Kişi ile takip alacaklısı davalı arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, nitekim Bölge Adliye Mahkemesi dairelerinin görev konusundaki görüş ayrılıklarının giderilmesi amacıyla Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce içtihadı birleştirme kararı verilmiş ve bu karar uyarınca tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile açılacak bu davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu hususu benimsenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.11.2023 tarih 2023/5228 Esas 2023/6468 Karar sayılı ilamında; "Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklindedir. Açıklanan nedenlerle, yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere Başkan .......'in muhalefetiyle, oy çokluğu ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 06/02/2024 Başkan ... Muhalif Üye ..... e-imza Üye ... e-imza ... e-imza Muhalefet Şerhi; TTK'nun 4/1 maddesi uyarınca " Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davasının ticari dava olduğu ve TTK'nun 5/1 maddesi gereğince de "Aksine bir hüküm bulunmadıkça Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü uyarınca iş bu davaya bakma görevinin özel nitelikli kanunun amir hükmü düzenlemesi gereği mahkememize ait olduğuna dair kişisel görüşümü korumakla birlikte İstanbul Bam Başkanlar Kurulu Kararı gereği İstanbul bazı Bam Dairelerinin kesin nitelikli kararları arasındaki çelişkinin giderilmesine dair Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 18/09/2023 tarihli 2023/5228 esas 2023/6468 karar sayılı kesin nitelikli kararı Yüksek Mahkemenin göreve ilişkin hususlarda vermiş olduğu kararın tüm yargı mercilerini ve mahkememizi bağlayıcı olması ve bu dava ile ilgili Yüksek Yargı İncelemesinin de ilgili daireye ait olması nedeniyle karar içeriğine katılmamakla birlikte bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne ve Yargıtay İlgili Daire Kararına gerekçe yönünden katılmıyorum. Başkan ... e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/104, K. 2024/128, T. 05.02.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-104-e-2024-128-k-8901bcd010ad