İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/227 E. 2023/1032 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/227
Karar No
2023/1032
Karar Tarihi

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/227 KARAR NO : 2023/1032 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [16279-72230-....] UETS DAVALILAR : 1- ... -TC Kimlik no- ... ... VEKİLİ : Av. ... - [16269-62871-...] UETS : 2- ... - ... Cihanköy Mahallesi Cihanköy Sk. No: 145 A Orhangazi/BURSA DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) DAVA TARİHİ : 03/12/2021 KARAR TARİHİ : 15/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2023 Öncesinde Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/586 esas 2021/597 sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... Pakistan vatandaşı olduğunu, Türkiye'de Bursa Orhangazi İlçesi sınırlarında, Orhangazi Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 3022 sicil numarası ile kayıtlı ... Besicilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, kuruluş tarihi 26.10.2018 olan ... Besicilik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. Ünvanlı şirketin ortaklık yapısı ve ortakların payları (Toplam Sermaye 1.650.000,00-TL) ... (Pakistan-JP1792893) 500 pay 825.000,00-TL sermaye,... 400 pay 660.000,00-TL sermaye, ... 165.000,00-TL sermaye sahibi olduğunu, İş bu şirketin yetkililerinin; ... (Pakistan-JP1792893) ve ... (Türkiye-...)olduğunu, her iki ortağın da, "münferiden temsile yetkilidir" şirket yetkililerinin, şirketi temsil yetkileri, şirketin kuruluş tarihi olan 26.10.2018 tarihinden başlayarak 3 yıl olarak belirlendiğini, iş bu temsil yetkilerinin 26.10.2021 tarihinde sona erdiğini, şu an şirketin yasal bir temsilcisi olmadığını, yasal süre içinde genel kurul yapılamadığını ve şirkete temsilci atanması dahil bir kısım olmak üzere şirketin faaliyetine ilişkin hiçbir işlem yapılamadığını, gelinen noktada; her ne kadar şirket yetkililerinin yetki süresi sona ermiş ise de; şirketin birçok bankada hesabı ve bu hesaplardan alınma çekleri bulunduğunu, şirket yetkililerinden ...'nin Pakistan vatandaşı olup, her ne kadar hukuki olarak şirket ortaklarından ise de, şirketi banka tüzelkişilikleri ile tüm resmi kurumlar nezdinde bugüne kadar ... temsil ettiğini, çek keşide ettiğini, bankalardan para transferleri yaptığını, interaktif bankacılık şifrelerini kullanarak para transferleri yaptığını, şirketin adına mevcut hesaplardaki paraları yine şirketin adına olan kredi kartlarını kullanarak çektiğini, şirket ortağı ve yetkilisi ...'ın, temsil yetkisi sona ermiş olsa bile, şirket hesaplarını fiili olarak kullanabildiğini, bu durumla ilgili müvekkil ...'ye ve şirketin diğer ortağı ...'a herhangi bir hesap vermemekte olduğunu, şirketi kendi nam ve hesabına işleterek hakkını ve temsil görevini kötüye kullanmakta olduğunu, gerek şirketi gerekse de şirket ortağı olan müvekkil ... ve diğer ortak...'ı her geçen gün zarara uğrattığını, çiftlikte bulunan demirbaşlar, araçlar, traktör ile yaklaşık 100'ün üzerinde bulunan büyük ve küçükbaş hayvanların akıbetinin bilinmediğini, şirket yetkilisi ...'ın sözde beyanına göre, besicilik yapılıp kurbanda değerlendirilecek hayvanların şu anda mevcut olmadığı gibi akıbeti ve kurbanda değerlendirildi ise, alım-satım bedellerinin akıbetinin de bilinmediğini, ayrıca şirket defterleri, şirket merkezi Bursa/Orhangazi'de olmasına rağmen, Antalya'da bulunan Mehmet Çağlar İsimli Muhasebeci tarafından tutulduğunu ve defterlerin halen kendisinde olduğunu, defterlere işlenen alacak-borç kayıtlarından haberi ve bilgileri olmadığını, şirket ortağı ve münferit yetkilisi ...'ın, şirket defter ve kayıtlarını incelenmesine müsaade etmediği gibi, bilgi ve belgelere ulaşılmasını engellemekle birlikte ortaklarına karşı da hesap verme yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, defter ve kayıtlara, gerçekte olmayan bilgi ve belgelerin işlenmesinden endişe duyulduğunu, izah edilen ve re'sen gözönünde bulundurulacak sair nedenlerle; davanın kabulüne, öncelikle; ... Besicilik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. ünvanlı şirket yetkililerinin, şirketi temsil yetkilerinin, 26/10/2018-26/10/2021 tarihleri arasındaki 3 yıllık temsil yetkilerinin dolmuş olması ve şu an halen şirketin yasal bir temsilcisinin bulunmaması nedeniyle, şirketin aleyhine işlemler yapılmaması için, tensiple birlikte, yukarıda hesap numaraları belirtilen ve şirketin vergi numarası ile tespit edilecek sair bankalarda bulunan bilumum hesap kayıtları üzerine tedbir konulmasını, hesaplardan alınmış bulunan şirket adına ve/veya kişisel olan tüm kredi kartları ile bankamatik kartlarının iptali ve/veya işleme kapatılması, hesaplardan alınan tüm çeklerin ödemelerinin durdurulması, şirketin aktif gelirlerini oluşturulan stoklar kalemi hayvanlardan oluştuğu için taşınabilir ve sevkiyatı kolay olduğundan ve ayrıca ... ve ... ile varsa şirket aktifinde kayıtlı tüm araçlar ve yine şirket bünyesinde kayıtlı traktör üzerine tensiple birlikte ivedilikle tedbir kararı verilerek ilgili (Orhangazi Ticaret Sicil Müdürlüğü, bankalar, Emniyet Trafik Tescil Müdürlüğü, Tarım ve Ziraat Odası Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü vs.) kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmasını, ... Besicilik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. ünvanlı şirket yetkililerinin, şirketi temsil yetkilerinin, 26/10/2018-26/10/2021 tarihleri arasındaki 3 yıllık temsil yetkilerinin dolmuş olması ve şu an halen şirketin yasal bir temsilcisinin bulunmaması nedeniyle, şirketin işleyişine ilişkin tüm yasal işlemleri (şirketin genel kurulunu yapmak ve şirket ortakları arasından temsilci tayini vs.) yapmak üzere, şirkete, geçici kanuni temsilci (kayyım) tayinine, atanan yasal temsilciye (Kayyım'a); şirket yasal defterlerinin ve tüm hesapların detaylı incelenmesi ve hilelerin tespiti hususunda yetki verilmesini, aksi karar halinde, mali müşavir bilirkişi hayvancılık sektöründen anlayan, ekonomik durumunu tespit edebilecek Ziraat Bilirkişisi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, davalı şirkete kayyım tayini ile genel kurul yapılarak şirket yetkilisinin tayin edilmesine ilişkindir. Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/586 esas 2021/597 sayılı ilamı ile 03/12/2021 tarihinde Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) talebi ile "asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla" mahkemelerinde açılan iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 07/07/2021 tarih ve 608 karar sayılı kararı ile Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çerçevesinin Bursa ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine karar verildiği, bu itibarla Bursa ilinin mülki sınırları içerisinde açılan Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren iş, işlem ve davalarda Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu mahkememizin ise görevli olmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri uyarınca görev dava şartlarından olup dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece resen araştırılması gerektiği sabit olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 21/09/2022 tarihli oturumunda davalı ... vekilinin görevsiz mahkemede ya da mahkemenizce bize yapılmış usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olduğundan ve bu nedenle davetiye cevap sürelerinin hiç başlamadığından taraflarına dava dilekçesi ve eklerinin tebliği ile davaya cevap vermeleri konusunda 2 haftalık süre verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Aynı oturumda davacı vekilinin daha önce yapmış oldukları incelemede tebligatın yapılması konusunda tebligatın yapıldığı bilgisine sahip olduklarını, en azından görevsiz mahkemenin kararı tebliğ edilmiş tarihten itibaren davaya vakıf olduklarını, davaya cevap süresinin geçtiğini düşündüklerini, ayrıca kendilerinin ihtiyati tedbir talepleri bulunmakta olduğunu, şirketin şuan itibari ile kağıt üzerinde bir şirket olduğunu ve işlevsiz olduğunu, çiftliğe de 2 kez hırsız girdiğini, sorumlu kimse olmadığını, davalının yetkilerinin sınırlandırılmaması ve kayyum tayin edilmemesi halinde şirketin büyük zarara uğrayacağını, bu nedenle kayyum tayini yönünden tedbir taleplerinin kabulü, mal varlığı ile ilgili diğer tüm tedbir taleplerinin de kabulü ile şirkete ait ticari defterlerin de kayyuma tevdine karar verilmesi, eksik delillerinin toplanmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkememizce davalı ... ile vekiline bu güne değin dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmediği anlaşıldığından ve davalı vekilince de davaya cevap verilmediği, davaya cevap verme konusundaki sürelerinin de henüz başlamadığı yönünde itirazda bulunduğu anlaşılmakla dosya üzerinde yapılan incelemede itirazlarının usulen haklı bulunduğu anlaşılmakla dava dilekçesi ve eklerinin tebliğine, davalı vekiline davaya cevap verme konusunda 2 haftalık yasal süre tanınmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 22/09/2022 tarihli ara kararı ile davanın şirkete yöneltilmesi gerekmekte olup davalı ...'ın şirketin son yöneticisi olması sıfatıyla hasımda yanılma olacağı kabul edilmekle dava dışı şirket davaya dahil edilerek devam olunmuş, 21/09/2022 tarihinde yapılan duruşmada, davalı ... vekili, cevap dilekçesi ve eklerinin kendilerine tebliğ olunmadığından bahisle davaya cevap konusunda süre talep etmiş, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, tescil ve ilan edilen Genel Kurul toplantı tutanaka ve hazirun cetvelleri incelenmiş, şirkete ait en son toplantının 12/06/2019 tarihinde 2018 yılına ait olarak yapıldığı, yönetim yetkisinin davalı ...'a verildiği, Yönetim Kurulunun görev süresinin 3 yıl olarak belirlendiği, yönetim kurulu (müdür) görev süresinin sona erdiği halde yenisinin seçilmediği, Genel Kurulun bir daha toplanmadığı toplanan delillerden anlaşılmış, davaya dahil edilen davalı şirket tarafından davaya cevap verilmediğini, dosya içerisine toplanan tüm iddia ve deliller kapsamında şirketin hali hazırda bir yasal temsilcisi bulunmaması karşısında şirket organlarının mümkün oluyor ise oluşması Genel Kurulun yasada belirtilen şekilde toplantıya çağrılması zorunludur. Davacı pay sahibinin Genel Kurulun toplantıya çağrılması ve yönetimin seçilmesi konusundaki başvurusu TTK'nun 410/2 ve 412/2 maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafa usulüne uygun tebligat işlemlerinin tamamlanması, usuli dinlenilme ve cevap verme hakkının kullandırılması gerekmekte olup davacı yanın ihtiyati tedbir taleplerinin ise bu aşamada değerlendirme konusu yapılması gerektiği, davacı tarafça bu dava ile ayrıca dava dava dilekçesine konu edilen şirkete ait tüm mal varlıkları, menkul ve gayrimenkul malları ve bankalardaki paraları hakkında TTK'nun 437. Maddesi anlamında bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılarak istenmekte olduğunu, davalı şirket tarafından 30/11/2021 tarihinde açılan iş bu davaya yönelik bugüne değin cevap verilmediği anlaşılmış, görev süresi sona eren son müdür ...'ın bir sonraki genel kurul yapılıp yeni yönetim organları oluşultuluncaya kadar şirket ile ilgili geçici iş ve işlemleri yürütebileceği muhakkak olduğu, mahkememizce bir daha ki genel kurulun toplantıya çağrılması ve yeni yönetimin oluşmasına kadar gecikmesinde sakınca bulunan iş ve işlemleri en son müdürün yürütebileceği söz önüne alınarak dosya kapsamına göre şimdilik SMMM Bilirkişi ...'in denetim kayyumu olarak atanmasına karar vermek gerekmiş, ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile, davalı şirkete Smmm bilirkişi ...'in denetim kayyumu olarak atanmasına, kayyuma aylık 1.500,00.-TL ücret taktirine, giderin davalı şirket bünyesinden karşılanmasına, kayyumun görev ve yetkisinin tebliğ ile başlamasına, şirketin olağan faaliyetleri ile ilgili tüm iş ve işlemlerin denetimi olarak görev sınırının belirlenmesine, davalı şirkete ait tüm mal varlığı olan menkul ve gayri menkul malları ile bankalardaki paralarına ihtiyati tedbir konulması konusundaki taleplerin yerinde görülmediğinden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Celse arasında davacı vekilinin mazeret dilekçesini dosya içerisine ibraz ettiği, tarafların anlaşma ihtimalinin bulunduğu nedeni ile süre verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin E-duruşma talebinde bulunduğu, sistem üzerinden bağlantı için çağrı gönderildiği ancak çağrıya cevap verilmediğinden bağlantı sağlanamadığı, dosyanın karar aşamasında olduğu anlaşılmakla birlikte davacı vekilinin anlaşma ihtimaline binaen mahkememizden süre istediği görülmekle davalı vekilinin de E-duruşma talebinde bulunduğu ancak bağlanamadığı anlaşılmakla her iki taraf vekilinin de bu celse için mazeretli sayılmasına, yeni duruşma gününün UYAP sistemi üzerinden öğrenilmesine, tarafların anlaşma ihtimaline binaen anlaşma gerçekleştiğinde mahkememizi taraf vekillerinin ayrıca bilgilendirmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Celse arasında davacı vekilinin 08/02/2023 tarihli talep ve beyan dilekçesi doğrultusunda var ise hisse devirlerini gösterir şekilde Orhangazi ticaret Sicil Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verildiği, cevabi yazıda Orhangazi Ticaret Sicil Memurluğu'nun 3022 sicil numarasında tescilli ... Besicilik Sanayi ve Ticaret A.Ş ile ilgili olarak şirketin tek pay sahipliğinin 27/10/2022 tarihinde müdürlüklerinde tescil edildiği, şirketin tek pay sahibinin ... TC kimlik numaralı ... olduğunun, tek pay sahipliğine ilişkin yönetim kurul kararı , pay defteri ve tek pay sahipliğinin tesciline ilişkin Türkiye Ticaret Sicili gazetesinin örneğinin gönderildiği, dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 11/10/2023 tarihli beyan dilekçesi ile dosyaya gelen ticaret sicil evraklarına göre tarafların şirket hak ve hisselerinin birbirlerine devri hususunda anlaştıklarını ve müvekkilinin adlarına olan şirket hisselerini davalı tarafa devrettikleri ve dolayısıyla tüm şirket hisselerinin tek kişide toplandığını, buna göre davalı tarafın, hem davacı, hem de davalı olduğunu, dolayısıyla davanın konusuz kaldığını, tarafların, vekil olarak bilgileri, iradeleri ve dahli olmaksızın, davalı tarafın da mahkemeye sunduğu dilekçesinde belirttiği doğrultuda haricen kendi aralarında anlaşmış olmaları nedeniyle, lehe vekalet ücreti takdiri ile dava masraflarının da davalı üzerinde bırakılmasını talep ettiği, davalı ...'ın 29/12/2022 havale tarihli dilekçesi ile şirket ortağı taraflar olarak şirket hisselerinin şahsına devri hususunda anlaştıklarını, anlaşma gereği şirketin hisse devrinin önce noterden yapıldığını, bilahare Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, gelinin aşamada davanın konusuz kaldığını, konusuz kalma sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; tarafların şirket hak ve hisselerinin birbirlerine devri hususunda anlaştıkları ve davacı adına olan şirket hisselerini davalı tarafa devrettikleri ve dolayısıyla tüm şirket hisselerinin tek kişide toplandığı, buna göre davalı tarafın, hem davacı, hem de davalı olduğu, Orhangazi Ticaret Sicil Memurluğu'nun 3022 sicil numarasında tescilli ... Besicilik Sanayi ve Ticaret A.Ş ile ilgili olarak şirketin tek pay sahipliğinin 27/10/2022 tarihinde müdürlüklerinde tescil edildiği, şirketin tek pay sahibinin ... TC kimlik numaralı ... olduğu, tek pay sahipliğine ilişkin yönetim kurul kararı, pay defteri ve tek pay sahipliğinin tesciline ilişkin belgelerin de dosyamıza gönderildiği anlaşıldığından davalı şirketin pay devrine ilişkin yapılan ilan uyarınca davacının payını devrettiği ve davalı şirkette ortaklık sıfatının kalmadığı görülmekle iş bu davada taraf sıfatları kalmadığı gerekçesiyle ortaklık sıfatını dava devam ederken kaybeden davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yönde olup, görece yeni tarihli benzer bir olayda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere genel kurul kararlarının iptalini isteyen ortağın bu sıfatının iptal davasının kesinleşmesine kadar devam etmesi gerektiği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/6238 esas 2018/788 karar sayılı ilamı), Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 07/12/2021 tarihli 10467 sayılı nüshasında davalı şirketin pay devrine ilişkin yapılan ilan uyarınca davacıların paylarını devrettikleri ve davalı şirkette ortaklık sıfatlarının kalmadığı görülmekle iş bu davada taraf sıfatları kalmadığı gerekçesiyle ortaklık sıfatını dava devam ederken kaybeden davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine şeklinde değerlendirme yapılmak suretiyle red kararı verilmesi gerektiği görüşü benimsendiğinden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, , 2-Alınması gereken 269,85.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 59,30.-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55.-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... vekiline verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile, verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/11/2023 Başkan ... Muhalif Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza Muhalefet şerhi; Tarafların kendi aralarında anlaşıp anlaşma görüşmeleri sonucunda davacının davalı şirketteki hisselerini diğer davalıya devrettiği anlaşılmakla dava dilekçesine konu iddiaların ve davanın konusuz kaldığı nedeni ile, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Başkan ... e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/227, K. 2023/1032, T. 15.11.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-227-e-2023-1032-k-ab160639c515