İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1192 E. 2025/1197 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1192
- Karar No
- 2025/1197
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında perde satımına ilişkin satış sözleşmesi yapıldığını, davalı, müvekkilden 814 metre tül perde siparişi gerçekleştirdiğini ve akabinde müvekkil tarafından davalıya sipariş ile talep edildiği üzere 814 metre perde 09/02/2024 tarihinde gönderildiğini, müvekkilin işbu iş karşılığında ... 4. Genel İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasında dayanak belge olarak sunulan faturaları tanzim ettiğini ve davalı taraftan ödeme beklediğini ancak söz konusu siparişe istinaden davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve müvekkil ... 4. Genel İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı icra dosyasını ikame ederek alacağını tahsil etmek istediğini ancak davalı tarafça bahse konu icra dosyasına kötü niyetli şekilde itirazda bulunarak takibin durdurulduğunu, söz konusu itirazın kabulü mümkün olmadığını zira davalı tarafça icra takibine itiraz dilekçesinin içeriği incelendiğinde söz konusu tül perdelerin parçalı olduğunu, bu hususun müvekkilin sigortalısı ve çalışanı olduğunu iddia ettiği ...'e bildirdiğini, ... isimli şahsın müvekkil firma ile görüştüğünü ve ... İli'ne geldiğinde ürünleri iade alacağın ifade ettiğini ancak ürünleri teslim almadığını, davalı taraf işbu durumu ... isimli şahsa bildirdiğini iddia etmişse de şahsın müvekkil ile herhangi bir bağlantısı olmadığını ve müvekkil şirket çalışanı dahi olmadığını, bu şahsa yapılan bildirimin geçerliliğinin hukuken mümkün olmadığını belirterek müvekkil tarafından düzenlenen faturaya davalı herhangi bir itirazda bulunulmadığı bu durumun söz konusu borcu kabul anlamına geldiği, ... Arabuluculuk Bürosu’na 2024/ başvuru dosya numarasıyla başvuruda bulunulduğunu, ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı tarafından icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını ve alacağın likit olması sebebiyle davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkil ... ilinde perde dikimi üzerine esnaflık yaptığını, senelerden beri ... Tekstil firması ile çalışmakta olduğunu, ...'i bu firmanın çalışanı olması sebebiyle tanıdığını, davacı firma ile çalışmaya başladıktan bir ay sonra ...'le davacı firmasının sahibi olan ... müvekkilin iş yerine birlikte gelip müvekkil ile tanıştıklarını, dava konusu ürünlerin toplamda 814 metre olup ...'in ziyarete geldiği sırada sipariş edildiğini, söz konusu ziyaretten yaklaşık 10 gün sonra ürünlerin müvekkile geldiğini, paketlerin açılması sonrasında ürünlerin parçalı ve bir kısmının defolu olduğunun fark edilmesi üzerine ...'e fotoğraflar gönderip ürünlerin ayıplı olduğu ihbar edilerek iade edileceğini bildirdiklerini ancak , ...'in ürünleri gelip almadığını, davacının ...'ın tüm işlerinden ve ...'a yapılan tüm ihtar ve ihbarlardan sorumlu olduğunu zira ...'ın davacı adına aktif temsil yetkisi olduğu ve davacıyı temsil etmiş olması sebebiyle kendisine yapılan ihtar ve ihbarlar da yasa gereği davacıya yapılmış sayılarak muteber kabul edilmesi gerektiği belirtilerek haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davanı reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline, davacı yan aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. KANITLAR : İcra dosyası, bilirkişi incelemesi, ticari defterler, bilirkişi raporları,müzekkere yazı cevapları KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile .... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında,131.472,27-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 16/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özet olarak davacıya ait defterlerin usule uygun tutulduğu, davacı defter kayıtlarına göre 09/05/2024 ödeme emri tarihi itibari ile davalının davacıya bakiye 131.472,78 TL borçlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Satılan maldaki ayıpların ihbarı her hangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Ancak uyuşmazlık halinde ayıp ihbarının kanıtlanması şekle tabidir. Tacirler arası satımlarda ayıp ihbarı TTK'nun 18/3 maddesinde belirtilen şekilde yapılmalıdır. TTK'nun 18/3 maddesinde ise, "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" hükmüne yer verilmiştir.Tacirler arası ayıp sürelerini düzenleyen TTK'nun 23/1-c maddesinde ayıp ihbar süreleri 2 ve 8 gün olarak belirlenmiştir. TTK'nun 23/1-c maddesine göre "malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirilmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 Sayılı TBK'nun 223.maddesinin 2.fıkrası uygulanır." 6098 Sayılı TBK'nun 223.maddesinde, "alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir.TBK'nun 223.maddesindeki ayıp ihbarının sözlü yada yazılı olarak yapılabileceği gibi her türlü delille kanıtlanabileceği kabul edilmektedir. 6098 Sayılı TBK'nun 219.maddesi hükmüne göre; satıcı, alıcıya karşı her hangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliğini etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının da ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.Örf ve adete göre imkan hasıl olur olmaz, satılandaki ayıbı saptayan alıcı ihbar yükü altındadır. Bu ihbar ise yazılı veya sözlü olabilir. Bu yükümü yerine getiren alıcı dilerse sözleşmeden döner, dilerse bedelin indirilmesini ister, dilerse çeşit satımlarında ayıpsız bir mislinin verilmesini talep edebilir. Somut olaya gelince, icra takibinin 09/05/2025 tarihli olduğu, davalı her ne kadar ayıp ihbarının süresinde yapıldığına dair whatsapp yazışmaları sunmuş ise de yazışmaların davacı tarafça açıkça kabul edilmediği, bu nedenle delil olarak kabul edilemeyeceği, dosya kapsamına göre davalının süresinde ayıp ihbarının olmadığı, kaldı ki TTK. 18/3 md.’ne göre her türlü ihbarların taahhütlü mektupla, telgrafla, noter aracılığıyla veya elektronik imza kullanılarak elektronik posta sistemiyle yapılması gerektiği, TTK’nın 23/son maddesine göre alıcı, malın ayıplı olduğu belliyse 2 gün, belli değilse teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla mükellef olduğu, taraflar arasında satım akdi bulunduğu, davalı davacıdan satın aldığı perdelerin ayıplı olduğunu ihbar etmiş ise de teslim aldığı günden itibaren 8 gün içinde ayıp ihbarını davacıya yapmadığından ayıp iddiasının dinlenemeyeceği, davalının, muayene külfetini TTK'nın ayıp hükümlerine ilişkin 8 günlük süre içerisinde yerine getirmediği, bu sebeple davalının ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanabilme imkanı bulunmadığı; bu nedenle davalının tanık dinletme talebinin reddi gerekmiş ; yukarıda değinilen bilirkişi raporunda belirtildiği gibi dava ve takip konusu 131.472,78 TL alacak miktarının davacının olduğu gibi davalının da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla, davanın aşağıdaki şekilde kabulü ile davalı aleyhine , takip ve dava konusu alacak faturaya dayalı likit bir alacak olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ ile davalının ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 26.394,45 TL hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 8.980.87-TL harçtan peşin alınan 1.587,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.393,01-TL harcın davalıdan tahsiline, 4-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 8.575,00-TL yargılama gideri ile peşin alınan 1.587,86-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı yararına ölçümlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 25/11/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır