İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/572 E. 2023/1337 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/572
Karar No
2023/1337
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2023/ HAKİM : KATİP DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALILAR:2- 3- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2015 KARAR TARİHİ : 21/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalılardan ...'in 14/09/2015 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı vasıta ile ... mahallesinde ... istikametine doğru seyir halindeyken evinden çıkıp yola indiğinde müvekkili ...'a çarptığını, vasıtanın altında kalan ... sürüklendiğini, sol omuz köprücük kemiğinin kırıldığını, vücudunun arkasında yanık ve sıyrık, sağ kolda yanık ve sıyrık meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün mahal şartlarına göre hızının yüksek olduğunu, olayın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu, kaza sonrasında küçük ...'in ... Hastanesine kaldırıldığını, plastik cerrahi uzmanı tarafından tedavisinin devam ettirildiğini, kaza sonrasında ve tedavi sürecinde müvekkillerinin üzüldüklerini, sıkıntılı anlar yaşadıklarını, küçük ... duyduğu ölüm korkusu ile birlikte uzun yıllar bu kazanın etkisinde kalacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere kusur oranına göre 5.000'er TL maddi tazminatın ve yine her bir davacı için ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin tedbirsiz dikkatsiz ve süratli bir şekilde seyir ettiği iddiasını kabul etmediklerini, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, ...'ın yola bakmadan kontrol etmeden kendini yola attığını, olayda müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, ...'ın yayaların uymak zorunda olduğu kurallara riayet etmediğini, davalı küçüğün asli kusurlu olduğunu, davacı tarafça talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, maddi tazminat talebinin açıklanmaya muhtaç olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu beyanını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, maddi tazminat talebinin ne kadarının hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun açıklanması gerektiğini, davacının geçirdiği estetik ameliyatların kaza ile illiyet bağının bulunmadığının kabulünün gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte manevi tazminat talebi bakımından sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, zarar doğrudan kendileri üzerinde doğmamış olan davacı anne ve babanın maddi tazminat talebinde bulunmasının haksız olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden önceki faiz taleplerinden sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. KANITLAR:Sigorta poliçesi, hastane kayıtları, tanık, sağlık kurulu raporu, ceza davası, trafik kayıtları, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava;14/09/2015 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın davalılardan tazminine ilişkindir. ... 14.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/... Esas 2017/... Karar sayılı dosyası incelendiğinde; katılanların ..., ... ve ..., sanığın ... olduğu, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde 14/12/2017 tarihinde sanık ...’in sübut bulan taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan eylemine uyan TCK' nun 89/1 maddesi gereğince kusur durumu, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak takdiren asgari had aşılmak sureti ile ve takdiren adli para cezası seçeneği tercih edilmek suretiyle takdiren 120 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksirle yaralama fiili sonucu mağdurun vücudunda kemik kırılması söz konusu olduğundan, TCK’ nun 89/2-b maddesi gereğince sanığın cezasının yarı oranında arttırılarak 180 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın saygılı tutumu nedeni ile cezasından TCK’ nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 150 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında belirlenen gün para cezasının fiilin işleniş şekline, sanığın kişisel ve ekonomik durumuna göre TCK’ nun 52/2 maddesi uyarınca 1 günü 20 TLden kabul edilerek sanığın sonuç olarak 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın 22/12/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.... Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 09/06/2017 tarihli raporda; ...'ın geçirdiği kaza ile ilgili tüm tıbbi evrakın ve adli tahkikat dosyasının temin edilerek Adli Tıp Kurumu Başkanlığı (...) Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna gönderilerek buradan görüş alınmasının uygun bulunduğu rapor edilmiştir.Dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı (...) Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, kurul tarafından düzenlenen 20/10/2017 tarihli raporda; mevcut belgelere göre ..., ... doğumlu ... ...’ın 14.09.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 11.10.... tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 12/04/2018 tarihli raporda; ...'ın fiziki muayenesi sonucunda Umblikus çevresinde 12x12 cm'lik hipertrofik skar, sol uyluk lateralinde 12x12 cm hipertrofik olmayan donör alan, sol uyluk medialinde 4x2 cm hipertrofik skar mevcut olduğu, Skar izlerinin cerrahi müdahale ile göderilemeyeceği rapor edilmiştir.Davacı tarafın maddi zarar talebine ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, SMMM ... tarafından düzenlenen 12/07/2018 tarihli rapor incelendiğinde; davacının yaşının küçük olması ve her hangi bir gelirinin bulunmaması nedeniyle çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı ile ilgili bir tazminat hesaplanmadığı, ancak dosyada yer alan ve davacının yaralanması sonucu yaralarının tedavisi için eczanelerden yapmı olduğu ilaç alımı ile üniversite ve Adli Tıp Kurumuna yapmış olduğu ödemelere ait dedavi ve sair masraflar tutarının 2.534,30 TL olduğu, bu dutarın ise davacıya ödenmesi gerektiği rapor edilmiştir.Kusur durumunun tespit için keşif yapılmış, yapılan keşif neticesinde bilirkişi Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen 26/10/2018 tarihli raporda; 14/09/2015 tarihindeki kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %25 oranında davacı ... ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.Kusur durumuna taraflarca yapılan itirazlar üzerine dosya ... Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05/04/2019 tarihli raporda; meydana gelen kazada davalı sürücü ...'in %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, mağdur ... ...'ın davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %75 (yüzde yetmişbeş) oranında etken olduğu rapor edilmiştir.Dava, davalının sevk ve idaresindeki araç ile davacı küçük ...'e çarpma eylemi nedeniyle açılan tazminat davasının hukuki dayanağı, bir haksız fiil (BK md.49) sorumluluğu doğurmasıdır. 6098 sayılı Borçlar kanunun 49. md.si "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir ... kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Hukuka aykırı fiil ile bir kimsenin özel hukuktan doğan ve herkese karşı ileri sürülebilen haklarına karşı yönelmiş saldırılar haksız fiil niteliğindedir. Bu haksız fiil ile oluşan zarar, tazminat talebinin temelinde uğranılan zarardır. Kişinin zararı maddi zarar ve manevi zarar şeklinde ortaya çıkabilir. Kusur ise, kişinin haksız fiil ile başkasına zarar vermesi halinde doğacak zarardan sorumlu olması için kusurlu olması şartı aranır. (Kusursuz sorumluluk halleri istisnadır) Zararın doğması kusur karinesine dayanıyorsa zarar görenin zararını ispatı yeterlidir. Ayrıca karşı tarafın kusurunu ispatına ihtiyaç yoktur. Neticeden zarar ile eylem arasında nedensellik bağı bulunması da şartır. Bir fiilin haksız fiil sayılması için aranan son şart kusurlu davranışla zarar arasında sebep-sonuç ilişkisi olmasıdır. İlliyet bağından söz edebilmek için hukuka aykırılık bağının da olması gerekir.Bilindiği üzere, TBK'nun 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır(TBK.m.50/1). Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; kusur, zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir.Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 56.] maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarihli ve 1966/ E., 1966/ K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Yine Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler ... Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/- E., 2018/ K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/- E., 2021/ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Yine, TBK'nın 56/2. maddesinde ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği de hüküm altına alınmış, ... 3. Sulh ... Mahkemesinin 2015/... E.-2015/65 K. Sayılı 30/10/2023 tarihli kararında ...'ın kısıtlılık halinin son bulduğunun tespitine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, 14.09.2015 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesini takiben ... istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın ön kısımlarıyla, seyir istikametine göre yolun sağından kaplamaya giren ... ...'a çarpması sonucu yaralanmayla neticelenen dava konusu kaza meydana geldiği, davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi cadde üzerinde seyri sırasında dikkatini yola vermesi, hareket alanını kontrol altında tutacak şekilde hızını ayarlayıp seyrini teyakkuz halinde sürdürmesi gerekirken bu hususlara yeterince özen göstermemesi neticesinde olay mahalline geldiğinde yolun sağından kaplamaya giren yayayı zamanında fark edip zamanında ve etkin şekilde fren ile birlikte tedbir alamaması ile küçük ...'e çarptığı ve aracın altına aldığı anlaşılmakla kazada % 25 oranında kusurlu olduğu, ... ...'ın olay mahallinde kaplamaya girmeden kendi can güvenliği açısından gelen trafiği kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını seyir halindeki araçlara verip sonrasında uygun zamanda kaplamaya girmesi ve geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara özen göstermediği, gelen aracın mesafesini ve hızını dikkate almadan kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kaplamaya girmesi ve gelen araca ilk geçiş hakkını vermemesi neticesinde meydana gelen kazada, davranış faktörleriyle olayın meydana gelmesine zemin hazırladığı %75 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen trafik kazasında davacı küçük ...'in kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı, yüzündeki izin ise maluliyet olarak değerlendirilemeyeceği, bununla birlikte kaza tarihinde davacının yaşı itibariyle henüz gelir getirin bir işte çalışması olmayacağından geçici işgöremezlik kaybına ilişkin bir hesaplama yapılmamış, tazminatı gerektirecek kalıcı bir maluliyette bulunmadığından bu yönde bir hesaplama yapılmamış, davacı ... ve davacı ...'ın manevi tazminat talebi yönünden ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceğinden, çocukları ...'ta ağır bedensel zarar olmadığından manevi tazminat taleplerinin redddine, davacı ...'ın manevi tazminat talebi yönünden ise tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusur durumları, paranın satın alım gücü, manevi tazminatın amacı, hak ve nefaset ilkeleri gereğince davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin reddine, 2-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinin reddine, 3-Davacı ... ve davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin reddine, 4-Harçlar yasası gereği alınması gereken 683,10-TL harçtan peşin alınan 768,49-TL harcın mahsubu ile arta kalan 85,39-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 2.412,24-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 536,05-TL ile peşin alınan 683,10-TL harcın ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, Maddi Tazminat yönünden; 6-Davalılar yararına ölçümlenen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Manevi Tazminat yönünden; 7-Davacı yararına ölçümlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar yararına ölçümlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı ... ve ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta yasal süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/12/2023 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/572, K. 2023/1337, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-572-e-2023-1337-k-4dc396bfd82f