İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/385 E. 2023/1376 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/385
- Karar No
- 2023/1376
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/ KARAR NO : 2023/ HAKİM : KATİP : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/05/2021 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin eczacı olup, Mah. Cad. Sokak .... /... adresinde “... ECZANESİ” isimli eczanenin sahibi olduğunu davalı ... 18.02.2015 yılında vekil eden yanında çalışmaya başlamış, 04.08.2020 tarihinde hiçbir gerekçe göstermeksizin iş sözleşmesini sona erdirmiş ve aynı gün .../... adresinde bir diğer davalı Ecz. ... ...'nin sahibi olduğu “...” isimli eczanede çalışmaya başladığını işbu dava kapsamındaki haksız rekabet fiili sebebiyle, maddi ve manevi tazminat talebi TTK madde 5/A hükmü gereği dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğundan, vekil eden tarafından zorunlu arabuluculuk çözüm yoluna başvurulmuş, ancak görüşmeler sonunda anlaşma sağlanamadığını haksız rekabetin tespitine ve men'ine, alacak miktarı yargılama sırasında belirlenebilir hale geldiğinde dava değerini arttırmak üzere şimdilik fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak ve belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 100.000-TL maddi tazminatın haksız rekabetin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile vekil edene verilmesine 10.000-TL manevi tazminatın haksız rekabetin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile vekil edenime verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte, öncelikle huzurdaki dava her ne kadar belirsiz alacak davası niteliğinde açılmışsa da işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmaması sebebi ile dahi reddi gerektiğin aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava dilekçesinde açıkça ifade edildiği üzere, davacı taraf açıkça ciro kaybının tümünden müvekkili ve diğer davalıyı sorumlu tuttuğunu basit bir matematiksel hesapla dahi, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davacı tarafın iddiaları doğrultusunda düşünüldüğünde, davacı tarafın ciro kaybındaki tek sorumluluğu müvekkiline ve diğer davalıya atfettiği, bu sebeple kendi elinde mevcut olan ticari defter ve kayıtları ile müvekkilinden ve diğer davalıdan talep edebileceği var olduğunu iddia ettiği zararını hesap edebileceği sabit olduğunu bu halde kabul etmemekle birlikte, belirlenebilir bir nitelikte olabilecek bir miktar olduğu sabit iken davanın belirsiz alacak davası olarak açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu öncelikle usul yönünden itirazlarımızı tekrarla, Fazlaya dair haklarımız ile karşı dava açma hakkımızı saklı tutarak haksız ve hukuki dayanaktan da yoksun davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle: ticari hayatta her geçen gün rakip sayısının artmasına bağlı olarak, her firma ya da satıcı kendi müşteri sayısını ve ürünlerine olan talebi artırmak için mücadele verdiğini bu mücadelenin hukuka uygun, dürüstlük kuralları çerçevesinde verildiğinin söylenebilmesi için, sadece daha iyiyi üretme ve daha cazip koşullarla müşteriye sunma amacını taşıması gerektiğini hile, aldatma, yanıltma, kötüleme ve başkalarını karalama kampanyaları gibi yöntemlerle müşteri toplama fiillerini hukuk düzeni koruduğunu sebepler ve mahkemenizce taktir olunacak hususlarla birlikte, öncelikle usul yönünden itirazlarımız dikkate alınarak, fazlaya dair haklarımız ile karşı dava açma hakkımızı saklı tutarak haksız ve hukuki dayanaktan da yoksun davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Dava dilekçesi, beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, Haksız Rekabetten Kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı TTK'nın 54/1. maddesinde, "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiş; haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. Mülga ... Ticaret Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olarak tanımlanmıştır. (TTK md. 56). Haksız rekabeti tanımlayan bu hüküm, TMK md. 2'de yer alan doğruluk ve güven ilkesinin rekabet hakkının kullanılmasında da dikkate alınması gerektiğini teyit etmektedir.Buna göre rekabet hakkı objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanılmalıdır. Rekabetin oyun ve meslek kaidelerine uygun olarak centilmence yapılması esastır. İktisadi, ilmi, siyasi hayatta dürüst, ahlak kurallarına uygun bir rekabet topluma canlılık getirir, fert ve toplum hayatında seviye ve verimin yükselmesine neden olur.6102 s. Ticaret Kanunu md.54 (2) ise haksız rekabete ilişkin olarak ''Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır'' şeklinde bir düzenleme getirerek uygulama alanını eskisine nazaran oldukça genişletmiş ve rakipler arasındaki iktisadi rekabetin önlenmesi amacıyla getirilen bir hüküm olmaktan çıkarmıştır. eni düzenlemenin amacı hukuka uygun ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (Bkz. 6102 s. TTK md. 54 Gerekçe)TTK'nın 55. maddesinde, dürüstlük kurallarına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlığı altında yapılan düzenlemede haksız rekabete ilişkin haller başlıca olarak sayılmış olup, maddenin "1-a dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar özellikle başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işlerine karıştırılmaya yol açan önlemler almak, malların iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin özelliklerini, miktarını, kullanma amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak" hükmü getirilmiştir. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildi.Mahkememizde alınan 13/09/2023 tarihli bilirkişi raporunu özetle; "Mevcut dava dosyasının, davacı tarafa ait 2020-2021 yılı (yevmiye) defterlerinin, davalı tarafa ait 2020-2021 yılı (yevmiye, kebir) defterlerinin incelenmesi sonucu; Davalı ve Davacı Tarafın 2020-2021 yılı defterlerinin açılış tasdiklerinin ve (yevmiye) defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, Davalı ... ...'ın 18.02.2015 tarihinde Davacı ...'nın yanında ... ı olarak çalışmaya başlamış olduğu, 04.08.2020 tarihinde ayrılmış olduğu (istifa) Davalı ... ...'ın 12.08.2020 tarihinde Davalı ... eczanesinde ... lı çalışmaya başlamış olduğu, Davacı ve Davalı eczanenin 2020-2021 yıllarında bilanço usulü defter tutmuş olduğu, Davacı ve davalı eczane tarafından vergi dairesine beyan edilen yıllık gelir vergisi beyannamelerine göre; Davacı eczanenin 2020 yılı net satışları 4.711.607,80 TL; 2021 yılı net satışları 3.249.293,90 TL Davalı eczanenin 2020 yılı net satışları 4.742.494,39 TL; 2021 yılı net satışları 6.791.115,21 TL Olduğu, Davacı ve davalı eczanelerin tacir olduğu, ... Kurumu ... İl Müdürlüğü tarafından dava dosyasına gelen cevap yazılarına göre; (05.08.2020-04.05.2021) tarihleri arasında daha önce davacıdan alım yapan hastaların, davalı eczaneden alım yapması nedeniyle davacının toplam 41.365,60 TL faaliyet kar kaybının olduğu, ... Eczanesi sahip ve mesul müdürü Ecz. ...'nın; bahsi geçen olayda ... ...'ın Eczanesinde çalıştığı süreçte kendisinden maddi menfaat sağladığı ayrıca bu olayın gerçekleşmesinde ( 12 Nisan 2014 tarihli 28970 sayılı Eczaneler ve Eczacılar Hakkında Yönetmelik'in Eczacının Sorumlulukları başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının g) £czacı Sahip ve mesul müdürü olduğu eczanedeki, eczane çalışanları ve eczacılık fakültesi stajyerlerinin görev dağılımlarını gerçekleştirir, çalışmalarını denetler ve koordine eder.”) bendine göre sorumluluğu olması ve çalışanı hakkında eczanesinde çalıştığı süreçte herhangi bir suç duyurusunda bulunmadığı, ... ...'ın eczaneden ayrıldıktan sonra tazminat davası açtığının dikkate alınması, ... ...'ın yanında çalıştığı Eczacıların bilgisi dahilinde eylem yaptığının, (eczanede çalıştığı süreçte hakkında herhangi bir suç duyurusu veya dava açılmadığı görüldüğünden) - dikkate alınması, Ecz. , Ecz. ve ... ... hakkında 6197 sayılı yasanın 24. Maddesi Değişik:2/1/2014-6514/36 md.)”...Eczacılar, kendilerine reçete gönderilmesine yönelik olarak her ne şekilde olursa olsun, kurumlar, hekimler, diğer sağlık kurum ve kuruluşları veya üçüncü şahıslar ile açık veya gizli iş birliği yapamaz, simsar, kurye elemanı ve benzeri yönlendirici personel bulunduramaz, reçete toplama veya yönlendirme yapamaz, bu yollarla gelen reçeteleri kabul edemez. Bu fiillerin tespiti halinde eczacı ile aracı kişi veya kuruluşa beş bin ... ... elli bin ... ... kadar idari para cezası verilir. Fiillerin tekrarı halinde verilecek idari para cezası, daha önce verilen cezanın iki katı olarak uygulanır.” hükmü gereği, yasal işlemin de uygulanması gerekliliği doğduğu, Tarafların tacir olması nedeni ile uyuşmazlığın çözümünde TTK.m.54 vd hükümlet uygulanması gerektiği, buna göre; Raporumuzda ayrıntılı yapılan ” açıklamalar kapsamında davalı ... - tarafından TTK.m.55/1.a.1 hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil eden eyleminin bulunmadığı, Raporumuzda ayrıntılı yapılan ” açıklamalar kapsamında davalı ... - tarafından TTK.m.55/1.a.2 hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil eden eyleminin bulunmadığı, Raporumuzda ayrıntılı yapılan açıklamalar kapsamında, davacı tarafından iş ürünü olarak nitelenen müşteri telefonlarının TTK.m.55/1.c kapsamında iş ürünü olarak nitelenebileceği, İş ürünü olarak nitelendirilen müşteri iletişim bilgilerinin; davalı ... tarafından kendi emeği ve tecrübesi ile müşteri bilgilerine ulaşarak davacı eczaneye getirmiş olduğu, müşterilerin davacı eczaneden ilaç almasının nedeninin davacı eczaneden kaynaklanmamakla birlikte davalı ...'nin şahsından kaynaklandığı, bu itibarla davacı eczane tarafından çalışana bir iş ürünü emanet edilmesi mahiyetinde bulunmadığı sonucuna varılması ihtimalinde davalı ...'nin eylemlerinin TTK.m.55.1.c.1 kapsamında haksız rekabet niteliğinde bulunmadığı, Sayın Mahkemece davalı ...'nin eylemlerinin hastalardan reçete toplama ve yönlendirme eylemi niteliğinde kaldığının tespit ve takdiri ihtimalinde, hem davacı ve hem de davalı eczacılar nezdindeki çalışmasının kanunen yasaklanmış eylem niteliğinde kaldığı sonucuna varılabileceğinden nihai takdir yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacı tarafın kanunen yasaklanmış bir eylemden kar mahrumiyetinin olamayacağı, görüş ve kanaatlerine varılmıştır." belirtilmiştir. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; TTK'nın 54 vd. maddelerine dayalı haksız rekabetin tespiti-önlenmesi ile haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkememizce aldırılan 13/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının eylemlerinde haksız rekabet teşkil eden eylemin bulunmadığı tespit edilmiş, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli olduğu anlaşılmış, tüm talepler yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın REDDİNE; 2-Manevi tazminat davasının REDDİNE, 3-Kararın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 269,90 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1878,53 TL'den mahsubu ile bakiye 1.607,63 TL fazla karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 6-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden A.A.Ü.T' nin 6. maddesine göre 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve AAÜT'ye göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2023 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.