İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/240 E. 2018/1216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/240
- Karar No
- 2018/1216
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. . DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2018 KARAR TARİHİ : 02/10/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/11/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında ticari alışveriş olduğunu, buna dair kesilen faturanın davalı tarafından ödenmediğinden davalı hakkında Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı yapılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini, bu nedenlerle Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 23/06/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ödeme emrini içerir davetiyenin gönderildiği ancak davetiyenin iade edildiği ve davalı tarafından yasal süre içinde 13/09/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Davacı tarafından ticari defterlere delil olarak tutunduğundan 31/05/2017 tarihli celse de ticari defterlerin sunulması için inceleme günü belirlendiği ancak davacı tarafından inceleme gününde defterler sunulmadığı gibi bilirkişi delil avansı da yatırılmadığı anlaşılmaktadır. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının, davalıya ticari ilişki kapsamında hizmet verildiği ve faturaların düzenlendiği ileri sürülmüş davalı tarafından ise borca itiraz ederek borçlu olmadığını savunmuştur. Uyuşmazlık, taraflar arasında icra takibine dayanak faturaya konu satış sözleşmesi kurulup kurulmadığı, hizmetin davalıya verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " sözleşmenin kurulması ve hizmetin teslim edildiğinin ispat yükü lehine hak iddia eden davacı taraftadır. Dava konusu faturaya konu malların değeri ve uyuşmazlığın miktarı dikkate alındığında HMK' nın 200. Maddesi uyarınca tanık dinlenemeyeceğinden davacının iddiasını yazılı ve kesin deliller ile ispat etmesi gerekir. Davacı vekiline ticari defterlerini sunması ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için verilen kesin süre içinde delil avansı yatırılmadığından HMK' nın 324. Maddesi uyarınca bilirkişi delilinde vazgeçtiği ve kesin süre uyulmadığından davalı taraf yönünden usuli kazanılmış hakkın doğduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafından faturaya konu davalıdan alacağının olduğu, sözleşmenin kurulduğu ve hizmetin teslim edildiğinin ispat edilmediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 77,28 TL'den mahsubu ile bakiye 41,38 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.