İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1265 E. 2019/1610 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1265
Karar No
2019/1610
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : .. VEKİLİ : Av. . DAVALI : . VEKİLİ : Av. . DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 03/10/2018 KARAR TARİHİ : 05/12/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davalı borçlunun Bursa 13.İcra Müd.'nün ... esas sayılı icra dosyası ile yapılan icra takibine ilişkin itirazının haksız, kötüniyetli ve yasal dayanaktan yoksun olup, işbu itirazın iptali gerektiğini, müvekkilinin davalı ile arasında iplik alım satımı konusunda ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalı şahıstan alacağı mevcut olup, bu alacağın tahsili için Bursa 13.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibinde borca itiraz etmiş olup davalı borçlunun yaptığı itirazı kabul etmediklerini, davalı borçluya müvekkili ile arasındaki ticari ilişki sonucu olan ve dilekçeleri ekinde yer alan ilamsız icra takibinde konu ettikleri fatura gönderildiğini, işbu 24/07/2018 tarihli 435990 sıra numaralı fatura borçlusu ...'ün adresine gönderilmiş olup, ... Kargo AŞ Tütüncü Şubesi aracılığıyla kargo ile gönderildiğini, dilekçelerine ekli kargo teslim tutanağına göre fatura borçlusu şahsın kendisine 28/07/2018 tarihinde teslim edildiğini beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacıyı tanımadığını, davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, dosyada sadece haberi olmadan adlarına düzenlenmiş bir fatura bulunduğunu, sadece fatura düzenlenmesi ispat için yeterli olmadığını, bu sebeple davacının davasını ispat edemediğini, dava konusu faturanın tebliğ edilmediğini, davacı ile aralarında da herhangi bir ticari ilişki olmadığını beyanla,davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava ve cevap dilekçesi, Yozgat Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Yozgat Tic.Sicil Müdürlüğü, ... Kargo Genel Müdürlüğü ve Yozgat Vergi Dairesi yazı cevapları, maliye kayıtları, ticari defterler, nakliye faturası, Bursa 13.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve talimat yazı cevabı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 29/08/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 04/09/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 05/09/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 29/05/2019 tarihli raporunda sonuç olarak:Davalı ticari defteri ve ilgili belge incelenmesi sonucu cari hesap tablosuna göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile alacaklı olmadığının anlaşıldığı, 22/01/2019 tarihinde davacı Rıza Açıkgöz'ün 22/01/2019 tarihinde düzenlemiş olduğu fatura ile 11.054,90 TL.alacaklı duruma geçtiği, davalının davacıya verdiği 4 adet senedin ödendiğinin görüldüğü, davacı ile davalı arasında incelenen 2017-2018 yılı defterlerine göre ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, dava konusu faturanın davacı ticari defterlerine işlenmiş olup, davalı ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, malların teslimi konusunda sevk irsaliyesinin İlko Tekstil San ve Tic. AŞ tarafından gönderilmiş olduğundan kargo firması tarafından davalıya veya çalışanına imzalatılıp, İlko Teks.San ve Tic. AŞ'ne geri dönmesi gerektiği, sevk irsaliyesinin İlko Tekstil uhdesinde bulunması gerektiği ve bu firmadan mal teslimine dair belgeler talep edilebileceği kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;, a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı tarafından davalı ile ticari ilişki kapsamında iplik sattığını, fatura düzenlediğinin bedelinin ödenmediğinin ileri sürüldüğü, davalı ise davacının iddilarını kabul etmediği anlaşılmakla, uyuşmazlık mal satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olup yukarıda açıklandığı üzere alacak davasının mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır. Eldeki davanın nispi ticari dava olması için her iki tarafın tacir olup mal alım ve satımın tarafların ticari işletmeyle ilgisinin bulunması zorunludur. Bu durumda tarafların gerçek kişi olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların tacir sayılması için, bilindiği üzere TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü ile anılan Yasa'nın 11. maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” Yine TTK’nın 15. maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacının tuttuğu ticari defterler, gelirinin tacir sınırları içerisinde kalmış ise de davalının 15/12/2015 tarihinde Yozgat Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğüne kayıt yaptırdığı halen kaydının devam ettiği, ticaret sicil müdürlüğünde kaydının olmadığı, Yozgat Vergi Dairesinin vergi kaydında basit usulde vergilendirildiği, işletme defteri tutuğu, davalının KYK kurumunda çalışıp ek iş olarak örgü işinde çalıştığı, düzenlenen fatura konusu alacak miktarının, esnaf sınırları içerisinde kaldığından davalının tacir olmadığı anlaşılmakla açılan davanın nispi ticari davada sayılamayacağından mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine ilişkin hususların gerekçeli kararda açıklanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/12/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1265, K. 2019/1610, T. 05.12.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1265-e-2019-1610-k-30abab73e823