İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/34 E. 2018/1398 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/34
Karar No
2018/1398
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALILAR : ... - ... - ... ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : 08/01/2016 KARAR TARİHİ : 01/11/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/11/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı şirket arasında sözleşme ve şekil serbestisine dayanan hukuki ilişkide davacının davalı firmaya ait ürünleri satması ve akabinde davacının firmaya ürünleri satması için yeni çalışanlar temin etmesi karşılığında belli bir miktar komisyon alacağı kararlaştırıldığını, davalının internet sitesi www.departime.com.tr, www.deportime.org ve bilahare bildirecekleri siteler vasıtasıylada bu bahsedilen satış işlemleri yapıldığını, davalı firmanın ... isimli şahsa ait olduğunu bu ilişki sonucunda davacının edimlerini gerçekleştirip ürünlerin satışını sağlayıp firmaya yeni çalışanlar istihdam ettiğini , ancak firma sahibi tarafından davacının hak edilen ve ödenmesi gereken miktardan daha az ödeme yapıldığından Mudanya İcra Müd. ... E. Syılı dosyası ile yapılan ödemeleri düşüldükten sonra kalan alacakları icra takibi başlatılmış ödeme emrine borçlu davlı firma tarafından itiraz edildiğini belirterek borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine haksız itiraz sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı firma yetkilisinin mahkememizin vermiş olduğu 19/02/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının şahsına ait şirkette ürünlerin satılmasına aracılık edip tanıtım faaliyetlerde bulunup bu faaliyetler sonucunda şirket tarafından takdir edilen komisyonlara hak kazandığını, söz konusu komisyonların ne şekilde oluşacağı ve net miktarları ile alakalı davacı ile yapılan sözleşme bulunmadığını, hak edilen komisyonlar tamamen şirketin performansa göre değerlendirildiği ve şirketin takdiri ile belirlenen miktarlar olduğunu, davacının şirket tarafından takdir edilen toplam 35.185 TL komisyon miktarı 34.685,00 TL' si bankaya EFT 500 Tl'lik miktarı garanti bankası cep bank para transferi şeklinde ödendiğini, itirazda bulunmuş olduğu Mudanya İcra Dairesinin... E. Sayılı icra takibine dosyasında delil olarak fazladan hizmet verdiğini gösteren şirketine kesilmiş hizmet bedeli faturaları bulunduğunu takdir edilen hizmet bedeli dışındaki faturalar bilgisi dışında kesilmiş faturalar olup faturalarda belirtilen hizmetler kendisinden alınmadığını, yine söz konusu fazladan hizmet verildiği öne sürülen fatularda şirket kayıtlarında görünmediğini, davacının kendisine ödenen rakamların dışında taktir edilecek bir hizmet komisyonu oluşmadığını belirterek haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, isticvap davetiyesi, faturalar, internet görüşme kayıtları, tarafların beyanı, Mudanya İcra Dairesinin... E. Sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturalara dayalı olarak 03/11/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 17/11/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterlerinin sunulması için 27/02/2018 tarihinde inceleme günü belirlenmiş ve defter incelemesi için delil avansı yatırılması amacıyla davacı vekiline kesin süre verilmesine rağmen delil avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekiline icra takibine konu faturalara dayanak teslim belgelerinin sunulması için kesin süre verilmiş olup verilen süre içinde faturaların ibraz edildiği anlaşılmaktadır. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden somut olayda, davacının, davalıyla ticari ilişki kapsamında davalıya ait ürünlerin satılması ve ürünlerin satışı için personel istihdamına dayalı komisyon alacağının olduğu ve faturaların düzenlendiği ileri sürülmüş, davalı tarafından ise düzenlenen faturalardaki hizmetin alınmadığını, yazılı ve sözlü bir anlaşmanın olmadığını savunmuştur. Uyuşmazlık, taraflar arasında icra takibine dayanak faturaya konu hizmetin verilmesine yönelik akti ilişkinin kurulup kurulmadığı ve davalıya ait ürünlerin satılması ve ürünlerin satışı için personel istihdamına dayalı hizmetin verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " sözleşmenin kurulması ve hizmetin verildiğinin ispat yükü lehine hak iddia eden davacı taraftadır. Dava konusu faturaya konu hizmetin değeri ve uyuşmazlığın miktarı dikkate alındığında HMK' nın 200. Maddesi uyarınca tanık dinlenemeyeceğinden davacının iddiasını yazılı ve kesin deliller ile ispat etmesi gerekir. Davacı vekiline ticari defterlerini sunması ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için verilen kesin süre içinde delil avansı yatırılmadığından HMK' nın 324. Maddesi uyarınca bilirkişi delilinde vazgeçtiği ve kesin süre uyulmadığından davalı taraf yönünden usuli kazanılmış hakkın doğduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafından faturaya konu davalıdan alacağının olduğu, sözleşmenin kurulduğu ve hizmetin verildiğinin ispat edilmediğinden ve davacı tarafın tutunduğu internet görüşme kayıtlarında, taraflar arasında akti ilişkinin kurulduğu, hizmetin verildiği ve açıkça alacak ikrar edilmediğinden itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 323,40 TL'den mahsubu ile artan 287,50 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/11/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/34, K. 2018/1398, T. 01.11.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-34-e-2018-1398-k-c1b38ce50abe