İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/989 E. 2018/78 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/989
Karar No
2018/78
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - T VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2016 KARAR TARİHİ : 23/01/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı şirketten olan alacağını tüm şifahi taleplerine rağmen tahsil edememesi neticesinde, müvekkili tarafından Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına itiraz ettiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında iplik alım satımına dair şifahen kurulmuş akdi bir ilişki söz konusu olduğunu, müvekkili şirket ile dava şirket arasında döviz üzerinden emtia alım-satımına ilişkin bir anlaşma söz konusu olduğu için, müvekkili şirketçe TL üzerinden fatura tanzim edildiğini, fakat fatura içeriklerinde döviz değeri ve döviz kurunun açıkça yazıldığını, VUK'nun 215/2-a bendine göre, tanzim edilecek tüm kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılmasının yasal zorunluluk olduğunu, belgelerin Türk Parası karşılığı gösterilmek şartıyla yabancı para birimine göre de düzenlenebileceğini, davalı şirketin, müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden tanzim olunan fatura ile ilgili borcunu ödemediğini, bunun yanı sıra davalı şirket aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine itiraz ettiğini, davalı şirketin Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına vaki yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca ve borcun ferilerine ilişkin itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalının asgari % 20 oranında tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davalıya tahmiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında uzun süredir tekstil ve iplik alışverişi yapıldığını, müvekkili şirketin tüm edimlerini yerine getirdiğini, davacı şirkete olan tüm borçlarını ödeyerek tüm hesaplarını kapattığını ve davacı şirkete hiçbir borcu olmadığını, müvekkili şirketin gerek fatura karşılığı gerekse kambiyo sentlerine karşılık yapmış olduğu tüm alışverişlerin bedelini ödediğini ve bu durumu hem ticari defter ve kayıtlara işlediğini hem de davacı şirkete verdiği senetleri ödeyerek senetleri geri aldığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 11.09.2015 tarihinde yapılan hesap mutabakatında karşılıklı olarak tüm alacak ve borç ilişkisinin sıfırlandığını, müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcunun olmadığı yönünde mutabakat imzaladığını, Bu hesap mutabakatı içinde davacı şirketin talep ettiği ve kur farkından doğduğunu iddia ettiği hesabın da mevcut olduğunu, Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında esasen kur farkı ile ilgili hiçbir sözleşmenin olmadığını, fakat yine de müvekkili şirketin davacı şirket ile tüm hesapları sıfırlamak maksadıyla talep edilen bu kur farkını hiç böyle bir borç olmamasına rağmen ödediğini ve hiçbir borcu kalmadığını, müvekkili şirketin ne döviz kuru farkından ne de başkaca yapılan ticari alışverişlerden dolayı davacı şirkete borcu olmadığını, davanın esasına girilmeden yetkisizlik kararı verilerek davanın yetkili ve görevli Bakırköy Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, davanın esasına girilmesi halinde, müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu olmadığından haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile asgari %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve ayrıca vekâlet ücreti ile yargılama masraflarının da davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından kur farkı faturaya dayalı olarak 08/06/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 13/06/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 14/06/2016 tarihinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir. Davalının yetki itirazı yönünden dosya incelendiğinde, ticari defterlerin incelenmesi sonucunda İİK 50. Maddesi ve TBK'nun 89. maddesi uyarınca temel ilişkinin varlığı anlaşıldığından, davacının bir para alacağı söz konusu olup bu durumda, davacının ikametgahındaki mahkeme ve icra müdürlüğü yetkili olması sebebiyle yetki itirazı yerinde değildir. Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak için dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 25/09/2017 tarihli raporunda özetle: Davacıya ait defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davalıya ait defterlerin açılış tasdiklerinin yapıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığını, davacının 2014,2015 yılında mal satışına ilişkin düzenlenen faturalardan, 63533,63563 ve 63570 seri numaralı faturalar dışında diğer faturaların döviz tutarlarının ayrıca yazıldığı, dava konusu 22/03/2016 tarih 64134 seri numaralı 41.464,75 TL bedelli(14.424,03 USD) kur farkı faturasının davacı kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından 2016 yılı defterlerin sunulmadığı, davacının davalıya 2015 yılında 05/08/2015 tarih ve 63831 seri numaralı 35.200,63 TL tutarlı kur farkı faturası düzenlendiği, faturanın davalı kayıtlarında da yer aldığı, 2015 yılında kur farkı faturası sonrası davalının davacıya senetle ödemeleri dışında ticari alış veriş olmadığı, 2016 yılında davacının sadece dava konusu 22/03/2016 tarih 64134 seri numaralı 41.464,75 TL bedelli(14.424,03 USD) kur farkı faturasının düzenlendiği, 2015 yılı sonu itibariyle ticari defter ve kayıtlara göre tarafların birbirlerinden borç ve alacağının bulunmadığı, bakiyenen sıfır olduğu, hesap dökümü altında davacının kaşe ve imzasının olduğu, davacı tarafından USD olarak düzenlenen faturalar ve bu faturalara ilişkin davalının çek ve havale yoluyla yapmış olduğu ödemelerin tahsil tarihlerindeki USD kuru üzerinden ypmış olduğu hesaplamaya göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 13,708,07 USD alacaklı olduğu, davacı tarafından TL olarak düzenlenen faturalara göre davacının 1.556,58 TL alacaklı olduğ mütalaa edilmiştir. Bu durumda davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı ile davalı arasında mal alım satıma ilişkin faturaların düzenlendiği davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde 2016 yılı ticari defterlerini sunmadığından, davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği ve daha önce düzenlenen kur farkı faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 25/09/2017 tarihli bilirkişi raporuna itibar etmek gerekmiştir. Diğer yandan davalı tarafından 2015 yılı sonu itibariyle tarafların borç ve alacak kayıtların sıfırlandığı, davacı tarafından hesap dökümünün imzalandığından davalının kur farkından kaynaklı borcunun da kalmadığı savunulmuştur. Her ne kadar davacı tarafından hesap dökümünün altı imzalanmış ise de açıkça kur farkından feragat edildiği, alacağın ibra edildiğinin belirtilmediğinden, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/9139 Esas ve 2014/6755 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bu savunmaya itibar edilmemiş olup davalının takip tarihi itibariyle 13,708,07 USD davacıya borçlu olduğunun ispat edildiğinden itirazın iptaline, takibin aynen devamına, icra inkar tazminatı yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, davalının Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-İİK'nın 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatını koşulları oluştuğundan alacağın %20 si olan 7.976,7 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.861,03 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 515,84 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.345,19 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400 TL, posta, tebligat gideri 144,00 TL olmak üzere toplam 544,00 TL yargılama gideri ve 515,84 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.059,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4.737,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğuna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/01/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/989, K. 2018/78, T. 23.01.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-989-e-2018-78-k-970fb0442e10